Morbidite ve mortalite üzerindeki olumsuz etkilerinin yani sıra artmış tanı ve tedavi maliyetleri, hastane infeksiyonlarını bir toplum sorunu haline getirmiştir. Gelişen hastane infeksiyonu nedeniyle ek morbidite, mortalite ve maliyet artısını en aza indirme çalışmaları, sürekli araştırma ve uygulamanın güncelleştirilmesini isteyen bir konudur. Sürveyans çalışmaları ise bu konuya hizmeti birincil amaç kabul etmiştir. Hastanemiz infeksiyon kontrol komitesi tarafından tespit edilen ve NosoLINE projesine aktarılan 2003 verilerine göre hastane infeksiyonu yüzdemiz % 1,36 olup en sik nozokomiyal bakteriyemiler % 39,16 ile dikkat çekmektedir. Bunu nozokomiyal USİ (% 27,76), NP (% 17,49) ve nozokomiyal CAİ (% 10,27) takip etmektedir. Hastane infeksiyonu etkeni olan Acinetobacter türleri ve diğer nonfermentatif gram-negatif bakteriler toplamı ele alındığında, yıllar içinde ağırlıklarının arttığı ve hatta ülkemizde yoğun bakim ünitelerinde ilk iki sırayı aldıkları görülmektedir. Özellikle A. baumannii' nin multirezistan soyları olmak üzere, Acinetobacter türlerinin üyeleri, bakteriyemi, pnömoni, sekonder menenjit ve üriner sistem infeksiyonları dahil olmak üzere, geniş bir nozokomiyal infeksiyon spektrumuna sahiptir. Önemli patojenler olarak ortaya çıkmaları, kimsen yasam kabiliyetlerine ve kısmen de; selektif bir avantaj sağladığı, antimikrobiyallerin geniş ve ağır kullanıldığı, YBÜ gibi ortamlarda, major antimikrobiyal gruplarına karsı hızla direnç geliştirme yeteneklerine bağlıdır. Hastane infeksiyonu etkenleri ve bu m.o' ların antimikrobiyal duyarlılıkları, hastaneler arasında, aynı hastanede servisler arasında ve hatta ayni servislerde zaman içinde sürekli değişim gösterebilen bir konudur. Hastane infeksiyonlarından sorumlu patojenlerin tedavisinde sık kullanılan antimikrobiyallerin, minimal inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerlerinin belirlenmesi önerilmektedir. Bunun amacı antimikrobiyal direnç paterninin dinamik orak izlenmesi, böylece empirik tedavinin belirlenmesidir. Bu durum, hastalarda çoğul dirençli suşlarla gelişen infeksiyonların mortalite ve morbiditesini azaltmaya yardım eder. MİK değerlerini bilmek, antimikrobiyallerin subinhibitör dozlarda kullanılmasından kaçınılmasını sağlar. Bu çalışmada, empirik tedavinin yönlendirilmesi ve sürveyans çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla, hastanemiz infeksiyon hastalıkları laboratuarında, hastane kökenli infeksiyonlarda kan kültürlerinden elde edilen Acinetobaeter izolatlarının agar dilüsyon yöntemiyle çeşitli antimikrobiyallere duyarlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır. MIK çalışması ve retrospektif antimikrobiyal duyarlılıklarının incelenmesi sonucu Acinetobacterlerin tedavide kullanılan birden çok güncel antimikrobiyale dirençli oldugu, B-laktam, kinolon ve aminoglikozid direnç oranlarında yıllar içinde imipenem ve siprofloksasin antimikrobiyallerinde anlamlı yükselme olduğu tespit edilmiştir. Sulbaktam ile kombine sefaperozon'a karşı MIK değerleri yıllar içinde, ulaşılabilir konsantrasyonlarda hassas tespit edilirken, imipenem direncinde hızlı artış endişe verici boyuttadır. Kan kültürlerinden izole edilen Acinetobacterler içinde A. baumannii en sık karşılaşılan soydur ve A. lwoffi'den daha dirençlidir. Anahtar Sözcükler: Acinetobaeter, Antimikrobiyaller, Direnç, Hastane.
In addition to their negative effect on morbidity and mortality, increased diagnostic and treatment costs turned nosocomial infections into a community problem. The efforts to minimize the additional mortality, morbidity and costs due to nosocomial infections is an issue which necessitates continuous research and up to date applications. Surveance studies primarily aim to serve this issue. According to 2003 data which is detected by the infection control committee and transferred to NosoLINE project; our nosocomial infection rate was 1.36 % and most frequendy nosocomial bacteremia draws attention with 39.16 %. Nosocomial URI (27.76), NP (17.9%) nosocomial SAI (10.27) follows respectively. When nosocomial infection agent Acinetobacter subspecies and other nonfermantative gram negative bacteria are evaluated, it is seen that their dominance is increasing every passing year and even they take the first place in our country in intensive care units. Acinetobacter subspecies especially multiresistant strains of A. baumanii; have a wide nosocomial infection spectrum including bacteremia, pneumonia, secondary meningitis and urinary system infections. Their appearance as important pathogens partly depens on their living abilities and partlyt to; their ability to develop resistance to major antibiotic groups rapidly in ICU media where antimicrobials are widely and heavily used, and a where selective advantage is provided. Nosocomial infection agents and the antimicrobial susceptibility of these microorganisms is an issue which presents continuous change in between hospitals, between wards of the same hospital and even in the same ward at different times. The definition of minimal inhibitor coneentraitons (MIC) ofthe antimicrobials which are commonly used to treat the patogens responsible from nosocomial infections is proposed. The purpose of this is to follow the resistance pattern dynamically and so to determine the empiric treatment. This helps to minimize the mortality and morbidity of infections by multiresistant strains to know the MICs avoids usage of antibiotics at sub inhibitor doses. This study aimed to determine the susceptibility of Acinetobacter isolates to various antimicrobials by using agar dilution method for directing the amprical treatment and for helping the surveance studies.; the bacteria are obtained from the infectious disease laboratory of our hospital from blood cultures of nosocomial infections. As a result of MIC studies and examination of retrospective antimicrobial susceptibilities it was detected that Acinetobacteria are resistant to more than one current1y used antibiotics; among the B-laktam, kinolon and aminoglikoside resistance rates, there is significant inerease in imipenem and ciprofloxacin. While the MIC values against sulbactam combined with sefoperazon is found to be sensitive at reaehable coneentraions in years, there's serious concern about the rapid increase in imipenem resistance. Among the acinetobaeter species isolated from blood cultures, A. baumannii is the most frequent strain and is m ore resistant than A. lwoffii. Keywords: Acinetobacter, Antimicrobials, Resistance, Nosoeomial infection, Minimal Inhibitor Concentration.
Tez (Tıpta Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, 2004.
Kaynakça var.
Morbidite ve mortalite üzerindeki olumsuz etkilerinin yani sıra artmış tanı ve tedavi maliyetleri, hastane infeksiyonlarını bir toplum sorunu haline getirmiştir. Gelişen hastane infeksiyonu nedeniyle ek morbidite, mortalite ve maliyet artısını en aza indirme çalışmaları, sürekli araştırma ve uygulamanın güncelleştirilmesini isteyen bir konudur. Sürveyans çalışmaları ise bu konuya hizmeti birincil amaç kabul etmiştir. Hastanemiz infeksiyon kontrol komitesi tarafından tespit edilen ve NosoLINE projesine aktarılan 2003 verilerine göre hastane infeksiyonu yüzdemiz % 1,36 olup en sik nozokomiyal bakteriyemiler % 39,16 ile dikkat çekmektedir. Bunu nozokomiyal USİ (% 27,76), NP (% 17,49) ve nozokomiyal CAİ (% 10,27) takip etmektedir. Hastane infeksiyonu etkeni olan Acinetobacter türleri ve diğer nonfermentatif gram-negatif bakteriler toplamı ele alındığında, yıllar içinde ağırlıklarının arttığı ve hatta ülkemizde yoğun bakim ünitelerinde ilk iki sırayı aldıkları görülmektedir. Özellikle A. baumannii' nin multirezistan soyları olmak üzere, Acinetobacter türlerinin üyeleri, bakteriyemi, pnömoni, sekonder menenjit ve üriner sistem infeksiyonları dahil olmak üzere, geniş bir nozokomiyal infeksiyon spektrumuna sahiptir. Önemli patojenler olarak ortaya çıkmaları, kimsen yasam kabiliyetlerine ve kısmen de; selektif bir avantaj sağladığı, antimikrobiyallerin geniş ve ağır kullanıldığı, YBÜ gibi ortamlarda, major antimikrobiyal gruplarına karsı hızla direnç geliştirme yeteneklerine bağlıdır. Hastane infeksiyonu etkenleri ve bu m.o' ların antimikrobiyal duyarlılıkları, hastaneler arasında, aynı hastanede servisler arasında ve hatta ayni servislerde zaman içinde sürekli değişim gösterebilen bir konudur. Hastane infeksiyonlarından sorumlu patojenlerin tedavisinde sık kullanılan antimikrobiyallerin, minimal inhibitör konsantrasyonu (MİK) değerlerinin belirlenmesi önerilmektedir. Bunun amacı antimikrobiyal direnç paterninin dinamik orak izlenmesi, böylece empirik tedavinin belirlenmesidir. Bu durum, hastalarda çoğul dirençli suşlarla gelişen infeksiyonların mortalite ve morbiditesini azaltmaya yardım eder. MİK değerlerini bilmek, antimikrobiyallerin subinhibitör dozlarda kullanılmasından kaçınılmasını sağlar. Bu çalışmada, empirik tedavinin yönlendirilmesi ve sürveyans çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla, hastanemiz infeksiyon hastalıkları laboratuarında, hastane kökenli infeksiyonlarda kan kültürlerinden elde edilen Acinetobaeter izolatlarının agar dilüsyon yöntemiyle çeşitli antimikrobiyallere duyarlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır. MIK çalışması ve retrospektif antimikrobiyal duyarlılıklarının incelenmesi sonucu Acinetobacterlerin tedavide kullanılan birden çok güncel antimikrobiyale dirençli oldugu, B-laktam, kinolon ve aminoglikozid direnç oranlarında yıllar içinde imipenem ve siprofloksasin antimikrobiyallerinde anlamlı yükselme olduğu tespit edilmiştir. Sulbaktam ile kombine sefaperozon'a karşı MIK değerleri yıllar içinde, ulaşılabilir konsantrasyonlarda hassas tespit edilirken, imipenem direncinde hızlı artış endişe verici boyuttadır. Kan kültürlerinden izole edilen Acinetobacterler içinde A. baumannii en sık karşılaşılan soydur ve A. lwoffi'den daha dirençlidir. Anahtar Sözcükler: Acinetobaeter, Antimikrobiyaller, Direnç, Hastane.
In addition to their negative effect on morbidity and mortality, increased diagnostic and treatment costs turned nosocomial infections into a community problem. The efforts to minimize the additional mortality, morbidity and costs due to nosocomial infections is an issue which necessitates continuous research and up to date applications. Surveance studies primarily aim to serve this issue. According to 2003 data which is detected by the infection control committee and transferred to NosoLINE project; our nosocomial infection rate was 1.36 % and most frequendy nosocomial bacteremia draws attention with 39.16 %. Nosocomial URI (27.76), NP (17.9%) nosocomial SAI (10.27) follows respectively. When nosocomial infection agent Acinetobacter subspecies and other nonfermantative gram negative bacteria are evaluated, it is seen that their dominance is increasing every passing year and even they take the first place in our country in intensive care units. Acinetobacter subspecies especially multiresistant strains of A. baumanii; have a wide nosocomial infection spectrum including bacteremia, pneumonia, secondary meningitis and urinary system infections. Their appearance as important pathogens partly depens on their living abilities and partlyt to; their ability to develop resistance to major antibiotic groups rapidly in ICU media where antimicrobials are widely and heavily used, and a where selective advantage is provided. Nosocomial infection agents and the antimicrobial susceptibility of these microorganisms is an issue which presents continuous change in between hospitals, between wards of the same hospital and even in the same ward at different times. The definition of minimal inhibitor coneentraitons (MIC) ofthe antimicrobials which are commonly used to treat the patogens responsible from nosocomial infections is proposed. The purpose of this is to follow the resistance pattern dynamically and so to determine the empiric treatment. This helps to minimize the mortality and morbidity of infections by multiresistant strains to know the MICs avoids usage of antibiotics at sub inhibitor doses. This study aimed to determine the susceptibility of Acinetobacter isolates to various antimicrobials by using agar dilution method for directing the amprical treatment and for helping the surveance studies.; the bacteria are obtained from the infectious disease laboratory of our hospital from blood cultures of nosocomial infections. As a result of MIC studies and examination of retrospective antimicrobial susceptibilities it was detected that Acinetobacteria are resistant to more than one current1y used antibiotics; among the B-laktam, kinolon and aminoglikoside resistance rates, there is significant inerease in imipenem and ciprofloxacin. While the MIC values against sulbactam combined with sefoperazon is found to be sensitive at reaehable coneentraions in years, there's serious concern about the rapid increase in imipenem resistance. Among the acinetobaeter species isolated from blood cultures, A. baumannii is the most frequent strain and is m ore resistant than A. lwoffii. Keywords: Acinetobacter, Antimicrobials, Resistance, Nosoeomial infection, Minimal Inhibitor Concentration.