Çalışmamızda, kronik karin ağrılı çocuklarda Helicobacter pylori enfeksiyon sıklığı, enfeksiyon için olası risk faktörlerinin saptanması ve Helicobacter pylori enfeksiyonu tespit edilerek tedavi verilen hastalarda tedavinin etkinliğini değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kronik karin ağrılı, rutin incelemelerinde herhangi bir patoloji saptanamayan, 6-14 yas grubu 86 çocuk çalışma grubunu ve 6-14 yaş arası asemptomatik 36 çocuk kontrol grubunu oluşturdu. Çalışma ve kontrol grubundaki çocuklarda ELISA yöntemiyle serumda HpIgG ve gaitada HpSA'ne bakıldı. Çalışma grubunda HpIgG pozitifliği saptanan olguların ailelerinde H. pylori IgG antikoru araştırıldı. HpIgG ve/veya HpSA saptadığımız semptomatik çocuklara, iki hafta süreyle amoksisilin (40 mg/kg/gün), klaritromisin (15mg/kg/gün), omeprazol (1mg/kg/gün) kombine tedavisi verildi. Tedaviden bir ay sonra tekrar HpSA'ne ve altı ay sonra HpIgG antikorlarına bakılarak tedavinin etkinliği değerlendirildi. Kronik karın ağrılı çocuklarımızda % 60, kontrol grubu çocuklarda % 33 oranında HpIgG seropozitivitesi, HpSA testi ile kronik karin ağrılı çocukların % 53'ünde , kontrol grubu çocukların % 13'ünde HpSA pozitifliği saptadık. Semptomatik ve asemptomatik gruplar arasında anlamlı fark bularak kronik karin ağrısı etiyolojisinde H. pylori'nin önemli rolü olabileceğini düşündük. Kronik karin ağrılı HpIgG ve/veya HpSA pozitifliği saptanan ve eradikasyon tedavisi verilen çocuklarda; tedaviden bir ay sonra tedaviye uyum gösteren hastaların tamamında HpSA testi negatifleşti, altı ay sonra bakılan HpIgG antikorunda % 95.5 oranında anlamlı düşme tespit edildi. Olguların % 89'unda karin ağrısı semptomunda iyileşme görüldü. Kronik karin ağrılı ve H. pylori enfeksiyonu tespit edilen çocuklarda tedavinin yararlı olabileceği düşünüldü. 6-8 yasta % 39, 9-11 yaşta % 67, 12-14 yaşta % 81 oranında HpIgG pozitifliğinin bulunması enfeksiyonun çocukluk yaşlarında alınmaya başladığını göstermektedir. Çocukların anne ve babalarında yüksek oranda (% 73 ve % 50) HpIgG seropozitivitesinin saptanması, enfekte ebeveynlerin H. pylori enfeksiyonunun aile içi geçişinde önemli rol oynayabilecegini düşündürmektedir. Çalışma grubunda HpIgG pozitif olan çocukların HpIgG negatif çocuklara göre boy persantillerinin düşük olduğu tespit edildi. Kronik karin ağrılı çocuklarda H. pylori enfeksiyonunun boy kısalığı nedeni olabileceği düşünüldü. H. pylori enfeksiyonunun kazanılmasında ailenin sosyoekonomik düzeyi, yasam koşulları ve ebeveynlerin eğitim düzeyinin önemli risk faktörleri olduğu görüldü. H. pylori enfeksiyonu ülkemizde çocukluk yaşlarından itibaren yaygın olarak görülmektedir. Çocukluk çağında H. pylori enfeksiyonun önlenmesi ile ileriki yıllarda ortaya çıkabilecek gastrit, peptik ülser ve gastrik malignitelerin gelişmesi de kontrol altına alınacaktır. Kişisel ve genel hijyen kurallarına uyulması, bireylerin yasam koşullarının iyileştirilmesi enfeksiyonunun kazanılma riskini belirgin olarak azalacaktır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde sosyoekonomik koşullarla birlikte altyapı sistemlerinin düzeltilmesi enfeksiyonun toplumdaki prevalansını kendiliğinden düşürecektir. Toplumumuzda H. pylori enfeksiyonunu tanımamız ve alınacak önlemleri tespit edebilmemiz için daha geniş kapsamlı çalışmalara gereksinim bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori, HpIgG, HpSA, kronik karın ağrısı, risk faktörleri.
In this study, we have tried to determine the frequency and risk factors of Helicobacter pylori infection in children with chronic abdominal pain. Patients having Helicobacter pylori infection are given treatment and the effects of treatment are evaluated. Age range of the children were 6 to14 years. The study group included 86 children with chronic abdominal pain. The control group covered 36 asymptomatic children. In order to determine H. pylori IgG antibody (HpIgG) and H. pylori Stool Antigen (HpSA) both groups are tested by ELISA method. Families of children with HpIgG positivity were investigated for the same seropositivity, in the study group. Amoxicillin (40 mg/kg/day), clarithromycine (15 mg/kg/day), and omeprazole (1 mg/kg/day) treatment is given two weeks to the symptomatic children with HpIgG and/or HpSA positivity. In order to evaluate the efficiency, the HpSA and HpIgG are tested after one and six months after completion of treatment, respectively. HpIgG seropositivity was found to be 60% and 33% in the study and control groups respectively. HpSA positivity was 53% and 13% in the same order. The significant difference between symptomatic and asymptomatic groups indicates importance of H. pylori infection as an etiologic factor in chronic abdominal pain. After one-month course of eradication treatment, all of the patients with positive HpSA were HpSA negative. HpIgG antibody level decreased 95%, six months later completion of the treatment. Additionally, abdominal pains of 89 percent of patients have been cured. The presence of HpIgG in 39% at 6-8, 67% at 9-11 and 81% at 12-14 years of age implies that children are infected at early ages. Due to presence of HpIgG in children's fathers and mothers (%50 and %73), we think that H. pylori seems to be transmitted from parents to their children. The height of children with HpIgG positivity is lower than those without. This indicates that H. pylori infection causes lower height at children with chronic abdominal pain. The results also indicate that families' socio-economic conditions, living standards and education levels are important factors for H. pylori infection. H pylori infection is very common in Turkey and is seen from childhood on.If H. pylori infection is prevented at the early ages, the probability of peptic ulcer, gastritis, and gastric malignity can be reduced. Better personal and general hygienic conditions and improvements in the living standards of people will also decrease the risk of infection. Improvements in the infrastructure will automatically decrease the prevalence of this infection in our country. More studies should be done, in order to diagnose and prevent H. pylori and infection. Key words: Helicobacter pylori, HpIgG, HpSA, chronic abdominal pain, risk factors.
Tez (Tıpta Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, 2002.
Kaynakça var.
Çalışmamızda, kronik karin ağrılı çocuklarda Helicobacter pylori enfeksiyon sıklığı, enfeksiyon için olası risk faktörlerinin saptanması ve Helicobacter pylori enfeksiyonu tespit edilerek tedavi verilen hastalarda tedavinin etkinliğini değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kronik karin ağrılı, rutin incelemelerinde herhangi bir patoloji saptanamayan, 6-14 yas grubu 86 çocuk çalışma grubunu ve 6-14 yaş arası asemptomatik 36 çocuk kontrol grubunu oluşturdu. Çalışma ve kontrol grubundaki çocuklarda ELISA yöntemiyle serumda HpIgG ve gaitada HpSA'ne bakıldı. Çalışma grubunda HpIgG pozitifliği saptanan olguların ailelerinde H. pylori IgG antikoru araştırıldı. HpIgG ve/veya HpSA saptadığımız semptomatik çocuklara, iki hafta süreyle amoksisilin (40 mg/kg/gün), klaritromisin (15mg/kg/gün), omeprazol (1mg/kg/gün) kombine tedavisi verildi. Tedaviden bir ay sonra tekrar HpSA'ne ve altı ay sonra HpIgG antikorlarına bakılarak tedavinin etkinliği değerlendirildi. Kronik karın ağrılı çocuklarımızda % 60, kontrol grubu çocuklarda % 33 oranında HpIgG seropozitivitesi, HpSA testi ile kronik karin ağrılı çocukların % 53'ünde , kontrol grubu çocukların % 13'ünde HpSA pozitifliği saptadık. Semptomatik ve asemptomatik gruplar arasında anlamlı fark bularak kronik karin ağrısı etiyolojisinde H. pylori'nin önemli rolü olabileceğini düşündük. Kronik karin ağrılı HpIgG ve/veya HpSA pozitifliği saptanan ve eradikasyon tedavisi verilen çocuklarda; tedaviden bir ay sonra tedaviye uyum gösteren hastaların tamamında HpSA testi negatifleşti, altı ay sonra bakılan HpIgG antikorunda % 95.5 oranında anlamlı düşme tespit edildi. Olguların % 89'unda karin ağrısı semptomunda iyileşme görüldü. Kronik karin ağrılı ve H. pylori enfeksiyonu tespit edilen çocuklarda tedavinin yararlı olabileceği düşünüldü. 6-8 yasta % 39, 9-11 yaşta % 67, 12-14 yaşta % 81 oranında HpIgG pozitifliğinin bulunması enfeksiyonun çocukluk yaşlarında alınmaya başladığını göstermektedir. Çocukların anne ve babalarında yüksek oranda (% 73 ve % 50) HpIgG seropozitivitesinin saptanması, enfekte ebeveynlerin H. pylori enfeksiyonunun aile içi geçişinde önemli rol oynayabilecegini düşündürmektedir. Çalışma grubunda HpIgG pozitif olan çocukların HpIgG negatif çocuklara göre boy persantillerinin düşük olduğu tespit edildi. Kronik karin ağrılı çocuklarda H. pylori enfeksiyonunun boy kısalığı nedeni olabileceği düşünüldü. H. pylori enfeksiyonunun kazanılmasında ailenin sosyoekonomik düzeyi, yasam koşulları ve ebeveynlerin eğitim düzeyinin önemli risk faktörleri olduğu görüldü. H. pylori enfeksiyonu ülkemizde çocukluk yaşlarından itibaren yaygın olarak görülmektedir. Çocukluk çağında H. pylori enfeksiyonun önlenmesi ile ileriki yıllarda ortaya çıkabilecek gastrit, peptik ülser ve gastrik malignitelerin gelişmesi de kontrol altına alınacaktır. Kişisel ve genel hijyen kurallarına uyulması, bireylerin yasam koşullarının iyileştirilmesi enfeksiyonunun kazanılma riskini belirgin olarak azalacaktır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde sosyoekonomik koşullarla birlikte altyapı sistemlerinin düzeltilmesi enfeksiyonun toplumdaki prevalansını kendiliğinden düşürecektir. Toplumumuzda H. pylori enfeksiyonunu tanımamız ve alınacak önlemleri tespit edebilmemiz için daha geniş kapsamlı çalışmalara gereksinim bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori, HpIgG, HpSA, kronik karın ağrısı, risk faktörleri.
In this study, we have tried to determine the frequency and risk factors of Helicobacter pylori infection in children with chronic abdominal pain. Patients having Helicobacter pylori infection are given treatment and the effects of treatment are evaluated. Age range of the children were 6 to14 years. The study group included 86 children with chronic abdominal pain. The control group covered 36 asymptomatic children. In order to determine H. pylori IgG antibody (HpIgG) and H. pylori Stool Antigen (HpSA) both groups are tested by ELISA method. Families of children with HpIgG positivity were investigated for the same seropositivity, in the study group. Amoxicillin (40 mg/kg/day), clarithromycine (15 mg/kg/day), and omeprazole (1 mg/kg/day) treatment is given two weeks to the symptomatic children with HpIgG and/or HpSA positivity. In order to evaluate the efficiency, the HpSA and HpIgG are tested after one and six months after completion of treatment, respectively. HpIgG seropositivity was found to be 60% and 33% in the study and control groups respectively. HpSA positivity was 53% and 13% in the same order. The significant difference between symptomatic and asymptomatic groups indicates importance of H. pylori infection as an etiologic factor in chronic abdominal pain. After one-month course of eradication treatment, all of the patients with positive HpSA were HpSA negative. HpIgG antibody level decreased 95%, six months later completion of the treatment. Additionally, abdominal pains of 89 percent of patients have been cured. The presence of HpIgG in 39% at 6-8, 67% at 9-11 and 81% at 12-14 years of age implies that children are infected at early ages. Due to presence of HpIgG in children's fathers and mothers (%50 and %73), we think that H. pylori seems to be transmitted from parents to their children. The height of children with HpIgG positivity is lower than those without. This indicates that H. pylori infection causes lower height at children with chronic abdominal pain. The results also indicate that families' socio-economic conditions, living standards and education levels are important factors for H. pylori infection. H pylori infection is very common in Turkey and is seen from childhood on.If H. pylori infection is prevented at the early ages, the probability of peptic ulcer, gastritis, and gastric malignity can be reduced. Better personal and general hygienic conditions and improvements in the living standards of people will also decrease the risk of infection. Improvements in the infrastructure will automatically decrease the prevalence of this infection in our country. More studies should be done, in order to diagnose and prevent H. pylori and infection. Key words: Helicobacter pylori, HpIgG, HpSA, chronic abdominal pain, risk factors.