Giriş ve Amaç: Safra yolu yaralanmaları, günümüzde de tanısı ve özellikle tedavisinde güçlüklerle karşılaşılan, yüksek morbidite ve mortalite oranıyla seyreden klinik bir durumdur. Bu çalışmada, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda, safra kaçağı nedeniyle endoskopik olarak tedavi edilen hastaların retrospektif analizi ve sonuçlarının literatürlerle karşılaştırılması amaçlanmıştır.Materyal ve Metot: 2009 Ocak -2014 Ağustos yılları arasındaki 5 yıllık dönem içinde Süleyman Demirel Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda postoperatif safra kaçağı nedeni ile endoskopik olarak tedavi edilen 32 hastanın arşiv bilgileri incelenerek demografik bulguları, etyolojisi, safra kaçağının postoperatif tanı zamanı, semptomları, laboratuar değerleri (SGOT, SGPT, Total ve direk bilirubin, ALP, GGT, CRP), yaralanma yeri ve klasifikasyonu, uygulanan endoskopik ve cerrahi girişim, morbidite, mortalite ve yatış süresi değerlendirildi.Bulgular: Postoperatif safra kaçağı olan hastaların yaş ortalaması 62,9 yıl olarak saptandı ve 18'i (%56,2) bayan idi. Hastalarda en sık görülen başvuru semptomu karın ağrısı (%59,4) ve drenden safra gelmesi (%34,4) olarak saptandı. Etyolojide 22 hasta (%68,8) kolesistektomi sonrası, 7 hasta (%18,8) kist hidatik cerrahisi sonrası, 3 hasta (%9,4) bilier malignite cerrahisi sonrası görüldü. Operasyon sonrası safra kaçağı tanısı konulma süresi ortalama 13,71 ± 16,3 gün olarak saptandı ve hastalar ortalama 11,5 ± 5,2 gün hastanede takip edildiler. Amsterdam kriterlerine göre yapılan safra kaçağının sınıflandırmasında; 18 hastada Tip A yaralanması, 11 hastada Tip B yaralanması, 3 hastada Tip D yaralanması görüldü. Endoskopik olarak tedavi edilen 29 hastanın 3 tanesine sadece sfinkterotomi, 3 tanesine sedece stent, kalan 23 hastaya da sfinkterotomi ve stent tedavisi birlikte uygulandı. Hastaların 3 tanesine cerrahi tedavi uygulandı ve bu hastaların üçünde de Amsterdam kriterlerine göre tip D yaralanması görüldü. Cerrahi tedavi gereken hastalarda safra kaçağı tanısı endoskopik olarak tedavi edilen gruba göre daha erken konuldu (3,3 ± 2,5 güne karşı 11,4 ± 17 gün, P=0,027). Hastaların takibinde bir hastada orta düzeyde pankreatit görüldü. 30 günlük takipte 1 hastada ölüm gerçekleşti. Sonuç: Postoperatif safra kaçağı olan hastalarda mümkün ise en az invaziv girişim olan endoskopik tedavi seçilmelidir. Endoskopik tedavinin başarısız olduğu durumlarda cerrahi tedavi uygulanmalıdır. ERKP safra yolu yaralanmalarında hem kesin tanıyı koyduran, hem de yüksek oranda başarılı tedavi olanağı sunan, tedavide yetersiz kalınan yaralanma tiplerinde ise cerrahiye yönlendiren etkili bir yöntemdir.
Anahtar Kelimeler: Endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi, safra yolu yaralanması
Tez (Doktora) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, 2015.
Kaynakça var.
Giriş ve Amaç: Safra yolu yaralanmaları, günümüzde de tanısı ve özellikle tedavisinde güçlüklerle karşılaşılan, yüksek morbidite ve mortalite oranıyla seyreden klinik bir durumdur. Bu çalışmada, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda, safra kaçağı nedeniyle endoskopik olarak tedavi edilen hastaların retrospektif analizi ve sonuçlarının literatürlerle karşılaştırılması amaçlanmıştır.Materyal ve Metot: 2009 Ocak -2014 Ağustos yılları arasındaki 5 yıllık dönem içinde Süleyman Demirel Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda postoperatif safra kaçağı nedeni ile endoskopik olarak tedavi edilen 32 hastanın arşiv bilgileri incelenerek demografik bulguları, etyolojisi, safra kaçağının postoperatif tanı zamanı, semptomları, laboratuar değerleri (SGOT, SGPT, Total ve direk bilirubin, ALP, GGT, CRP), yaralanma yeri ve klasifikasyonu, uygulanan endoskopik ve cerrahi girişim, morbidite, mortalite ve yatış süresi değerlendirildi.Bulgular: Postoperatif safra kaçağı olan hastaların yaş ortalaması 62,9 yıl olarak saptandı ve 18'i (%56,2) bayan idi. Hastalarda en sık görülen başvuru semptomu karın ağrısı (%59,4) ve drenden safra gelmesi (%34,4) olarak saptandı. Etyolojide 22 hasta (%68,8) kolesistektomi sonrası, 7 hasta (%18,8) kist hidatik cerrahisi sonrası, 3 hasta (%9,4) bilier malignite cerrahisi sonrası görüldü. Operasyon sonrası safra kaçağı tanısı konulma süresi ortalama 13,71 ± 16,3 gün olarak saptandı ve hastalar ortalama 11,5 ± 5,2 gün hastanede takip edildiler. Amsterdam kriterlerine göre yapılan safra kaçağının sınıflandırmasında; 18 hastada Tip A yaralanması, 11 hastada Tip B yaralanması, 3 hastada Tip D yaralanması görüldü. Endoskopik olarak tedavi edilen 29 hastanın 3 tanesine sadece sfinkterotomi, 3 tanesine sedece stent, kalan 23 hastaya da sfinkterotomi ve stent tedavisi birlikte uygulandı. Hastaların 3 tanesine cerrahi tedavi uygulandı ve bu hastaların üçünde de Amsterdam kriterlerine göre tip D yaralanması görüldü. Cerrahi tedavi gereken hastalarda safra kaçağı tanısı endoskopik olarak tedavi edilen gruba göre daha erken konuldu (3,3 ± 2,5 güne karşı 11,4 ± 17 gün, P=0,027). Hastaların takibinde bir hastada orta düzeyde pankreatit görüldü. 30 günlük takipte 1 hastada ölüm gerçekleşti. Sonuç: Postoperatif safra kaçağı olan hastalarda mümkün ise en az invaziv girişim olan endoskopik tedavi seçilmelidir. Endoskopik tedavinin başarısız olduğu durumlarda cerrahi tedavi uygulanmalıdır. ERKP safra yolu yaralanmalarında hem kesin tanıyı koyduran, hem de yüksek oranda başarılı tedavi olanağı sunan, tedavide yetersiz kalınan yaralanma tiplerinde ise cerrahiye yönlendiren etkili bir yöntemdir.
Anahtar Kelimeler: Endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi, safra yolu yaralanması