Bu çalışmada, Küreselleşme kavramı ekonomik boyutları ile ele alınmış ve yaşanan Asya ile Rusya Finansal krizlerinin Türkiye ekonomisi ile etkileşimi incelenmiştir. Küresel yapı, kendisini oluşturan birimler arasında yoğun ilişkilerin bulunduğu ve etkileşimlerin bir anda tüm dünyaya yayılabildiği bir sistem haline gelmiştir. Asya ve Rusya krizleri bunun son örnekleridir. 20.Yüzyılın sonlarında art arda ortaya çıkan bu iki kriz tüm gelişmekte olan piyasaları etkisi altına almıştır. Asya krizi ve bir yıl sonra ortaya çıkan Rusya krizi göstermiştir ki yaşananlar birer sistem krizidir. Kurumsal alt yapısını tamamlayamamış, finansal kesimde bozukluklar yaşayan ekonomiler, dengelerini çok çabuk yitirmişlerdir. Finansal alanda başlayıp reel ekonomiyi de etkisi altına alan küresel krizlerin olumsuz etkileri, Türkiye'de de hemen kendini göstermiştir. İlk etkiler büyük boyutta oluşmuştur. Ancak zaman geçtikçe Türkiye'nin yaşanan krizlerden, diğer ülkelere oranla çok daha az etkilendiği ortaya çıkmıştır. Mali piyasalara yansıyan olumsuz hava, krizlerin yaşattığı psikolojik etkiler ve beklentilerin bir sonucu olmuştur. Çok büyük olduğu düşünülen küresel krizlerin ardından, kısa bir süre içinde Türkiye, ekonomik göstergeler açısından krizler öncesi seviyesini yakalamıştır. Bu da krizlerin Türkiye ekonomisine etkilerinin sanıldığı kadar büyük olmadığının en önemli göstergesidir. Hatta doğru politikaların uygulanması ve gerekli önlemlerin zamanında alınması avantaj bile getirebilirdi. Ancak gelecek için alınacak önlemler kadar önemli bir şey daha vardı: Alınacak dersler.
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, 2000.
Kaynakça var.
Bu çalışmada, Küreselleşme kavramı ekonomik boyutları ile ele alınmış ve yaşanan Asya ile Rusya Finansal krizlerinin Türkiye ekonomisi ile etkileşimi incelenmiştir. Küresel yapı, kendisini oluşturan birimler arasında yoğun ilişkilerin bulunduğu ve etkileşimlerin bir anda tüm dünyaya yayılabildiği bir sistem haline gelmiştir. Asya ve Rusya krizleri bunun son örnekleridir. 20.Yüzyılın sonlarında art arda ortaya çıkan bu iki kriz tüm gelişmekte olan piyasaları etkisi altına almıştır. Asya krizi ve bir yıl sonra ortaya çıkan Rusya krizi göstermiştir ki yaşananlar birer sistem krizidir. Kurumsal alt yapısını tamamlayamamış, finansal kesimde bozukluklar yaşayan ekonomiler, dengelerini çok çabuk yitirmişlerdir. Finansal alanda başlayıp reel ekonomiyi de etkisi altına alan küresel krizlerin olumsuz etkileri, Türkiye'de de hemen kendini göstermiştir. İlk etkiler büyük boyutta oluşmuştur. Ancak zaman geçtikçe Türkiye'nin yaşanan krizlerden, diğer ülkelere oranla çok daha az etkilendiği ortaya çıkmıştır. Mali piyasalara yansıyan olumsuz hava, krizlerin yaşattığı psikolojik etkiler ve beklentilerin bir sonucu olmuştur. Çok büyük olduğu düşünülen küresel krizlerin ardından, kısa bir süre içinde Türkiye, ekonomik göstergeler açısından krizler öncesi seviyesini yakalamıştır. Bu da krizlerin Türkiye ekonomisine etkilerinin sanıldığı kadar büyük olmadığının en önemli göstergesidir. Hatta doğru politikaların uygulanması ve gerekli önlemlerin zamanında alınması avantaj bile getirebilirdi. Ancak gelecek için alınacak önlemler kadar önemli bir şey daha vardı: Alınacak dersler.