Dünya'da ve ülkemizde çevre sorunlarının artması sonucu; 1970'li yıllardan sonra çevreclik hareketi dalga dalga yayılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde de Türk askerinin doğasında olan "tertip ve düzen" bilinci ile "çevrecilik" modern ordu anlayışı ile gelişmiştir. Kızılderili Reisinin yüzelli yıl önce ortaya sürdüğü " beyaz adam kendi çöplüğünde boğulmaya başlayacak "kehaneti bugün tüm Dünya'da çevre sorunları yumağı olarak karşımızda durmaktadır. Cennet vatanımızda hızlı çölleşmeden nasibini almaktadır. Çarpık kentleşme ve kamçılanmış tüketim ekonomisi ile güzel yurdumuzun lale bahçelerinin çöp yığınlarına dönüşmesi ne yazıkki hızla devam etmektedir. 1972 yılında toplanan Stocholm Konferansında Çevre Dünya Platformu taşınmış, tekslogan " Tek Dünyamız " ( Only One Earth ) olarak belirlenmiştir. 1992 yılındaki Rio Dünya Zirvesinde çevrenin çözümlerinin sadece devletler arasında değil toplumların tüm kesimlerinin rol almalarıyla mümkün olacağını vurgulayan ve bunu karar metinlerine geçiren ilk dev konferans olmuştur. Rıo'nun sloganı" Dünya Avucumuzda " (In Our Hands ) şeklinde seslendirilirken, çevre sorunlarının artık nihai çözümlere kavuşturulması gerektiği anlatılmak istenmiştir. Yeni bir çağa hızla yaklaşırken, Türkiye'nin artık "tören çevreciliği"'- nden uzaklaşarak gerçekçi çözümlere el atmasının zamanı gelmiştir. Türkiye bazı problemlere rağmen çevre konusunda mevzuat ve kurumsallaşma bakımından uluslararası çerçevede bir hayli mesafe almış durumdadır. Silahlı Kuvvetler bu konuda öncü rolü oynamış denebilir. Türkiye'nin en ücra köşesindeki Kıt'a ve Karargahlar halkımıza örnek teşkil edecek çevre temizliğine sahiptir. Burada asıl sorun kirlenmenin önlenmesinden daha çok, kaynakların rasvonel kullanılması için kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri iyi tespit edebilmektedir. Ekonomik açıdan çevre yatırım gerektiren bir unsur olmakla birlikte, bir dönem sonra maliyetini telafi edici maddi ve manevi kazançların sağlanacağı muhakkaktı. Türk Silahlı Kuvvetleri, henüz çevre ile ilgili tüm faaliyetleri takip, kontrol eden. eğiten koordine eden ve Türkiye'de veya yabancı ülkelerde büyük tazminat ödemelerine neden olmayacak şekilde her askerde çevre koruma biiincini oluşturacak bir teşkilatlanma bulunmamaktadır. Ancak her kuvvetin kendi bünyelerinde konu ile alakalı yapılan çalışmalar neticesi çıkarttıkları prensip emirler mevcut olup çevre kirliliğini önleyici tedbirleri kapsamaktadır. Bu çalışma ile sorunları ve çözümleri yanyana getirerek bilinçli çevrecilik yapan Türk Silahlı Kuvvetlerine katkıda bulunmak istiyorum.
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, 1997.
Kaynakça var.
Dünya'da ve ülkemizde çevre sorunlarının artması sonucu; 1970'li yıllardan sonra çevreclik hareketi dalga dalga yayılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde de Türk askerinin doğasında olan "tertip ve düzen" bilinci ile "çevrecilik" modern ordu anlayışı ile gelişmiştir. Kızılderili Reisinin yüzelli yıl önce ortaya sürdüğü " beyaz adam kendi çöplüğünde boğulmaya başlayacak "kehaneti bugün tüm Dünya'da çevre sorunları yumağı olarak karşımızda durmaktadır. Cennet vatanımızda hızlı çölleşmeden nasibini almaktadır. Çarpık kentleşme ve kamçılanmış tüketim ekonomisi ile güzel yurdumuzun lale bahçelerinin çöp yığınlarına dönüşmesi ne yazıkki hızla devam etmektedir. 1972 yılında toplanan Stocholm Konferansında Çevre Dünya Platformu taşınmış, tekslogan " Tek Dünyamız " ( Only One Earth ) olarak belirlenmiştir. 1992 yılındaki Rio Dünya Zirvesinde çevrenin çözümlerinin sadece devletler arasında değil toplumların tüm kesimlerinin rol almalarıyla mümkün olacağını vurgulayan ve bunu karar metinlerine geçiren ilk dev konferans olmuştur. Rıo'nun sloganı" Dünya Avucumuzda " (In Our Hands ) şeklinde seslendirilirken, çevre sorunlarının artık nihai çözümlere kavuşturulması gerektiği anlatılmak istenmiştir. Yeni bir çağa hızla yaklaşırken, Türkiye'nin artık "tören çevreciliği"'- nden uzaklaşarak gerçekçi çözümlere el atmasının zamanı gelmiştir. Türkiye bazı problemlere rağmen çevre konusunda mevzuat ve kurumsallaşma bakımından uluslararası çerçevede bir hayli mesafe almış durumdadır. Silahlı Kuvvetler bu konuda öncü rolü oynamış denebilir. Türkiye'nin en ücra köşesindeki Kıt'a ve Karargahlar halkımıza örnek teşkil edecek çevre temizliğine sahiptir. Burada asıl sorun kirlenmenin önlenmesinden daha çok, kaynakların rasvonel kullanılması için kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri iyi tespit edebilmektedir. Ekonomik açıdan çevre yatırım gerektiren bir unsur olmakla birlikte, bir dönem sonra maliyetini telafi edici maddi ve manevi kazançların sağlanacağı muhakkaktı. Türk Silahlı Kuvvetleri, henüz çevre ile ilgili tüm faaliyetleri takip, kontrol eden. eğiten koordine eden ve Türkiye'de veya yabancı ülkelerde büyük tazminat ödemelerine neden olmayacak şekilde her askerde çevre koruma biiincini oluşturacak bir teşkilatlanma bulunmamaktadır. Ancak her kuvvetin kendi bünyelerinde konu ile alakalı yapılan çalışmalar neticesi çıkarttıkları prensip emirler mevcut olup çevre kirliliğini önleyici tedbirleri kapsamaktadır. Bu çalışma ile sorunları ve çözümleri yanyana getirerek bilinçli çevrecilik yapan Türk Silahlı Kuvvetlerine katkıda bulunmak istiyorum.