Her sanat eseri gibi edebî bir tür olan roman da, hayatı ve hayatın öznesi olan insanı yansıtır. Anlatılan şey insan olduğu için bu metinlerde insana dair pek çok şey buluruz. İnsan hayatının başladığı ve kişiliğinin büyük oranda şekillendiği yer olan aile de bunlardan biridir.Türk aile kurumu, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden başlayarak günümüze kadar devam eden süreçte pek çok değişim yaşadı. Modernizm ve sekülerizme bağlı olarak yaşanan bireyselleşme sürecinde fertler ve ailede meydana gelen bu değişimler sosyal hayatı da etkiledi. Bunun sonucunda toplum yaşam biçimi olarak modern olanı tercih eden ve dini-geleneksel yaşamı sürdürmek isteyenler olmak üzere iki kesime ayrıldı.Günümüz roman yazarlarından İnci Aral (d. 1944) romanlarında daha çok modern hayatı yaşayan karakterlere yer verir. Onun çizdiği kişiler gelenek ve dinin etkisinden sıyrılmaya çalışır, sosyal hayata birey olarak katılmayı tercih ederler. Dinin kurallarını, kişisel ve toplumsal gelişimin önünde birer engel olarak gördükleri için aşmaya çalışırlar. Asıl amaçları kişisel mutlulukları olduğu için özgürlüklerini kısıtlayan bir bağ olarak görmeye başladıklarında evliliklerini sona erdirirler. Bu sebeplerden dolayı Aral'ın romanlarında düzenli bir aile hayatı süren kişilerden çok parçalanmış ailelere rastlanır.Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962) ise, romanlarında daha çok dinin etkisiyle gelenekselleşmiş bir hayat yaşayan karakterlere yer verir. Yarattığı kahramanlar kişisel mutluluktan çok aile saadetine önem verirler. Bu sebeple aileler, ölüm olayları dışında, parçalanmazlar.Çalışmamızda, günümüz Türk toplumunun farklı kesimlerini temsil eden, onları kadın duyarlılığıyla ele alan iki yazarın romanlarını, aile kurumunu işleyişleri açısından ele aldık.
Novels reflect life and the subject of life, that is human, as every kind of work of art does. Since the subject matter is human, one will find a lot of elements about human in these texts. Family, where the life of human begins and its personality is formed to a large extent, is one of these.Turkish family institution has gone through a lot of changes in the process starting from the late period of Ottoman State until today. In the course of individualization experienced as a result of modernism and secularism, these changes in indviduals and the family affected social life as well. As a result of this, a division in the society between those who prefer modern life as their life style and those who want to live a traditional religious life emerged.One of the contemporary novelists of Turkey İnci Aral (b. 1944) includes characters who live a modern life more in his novels. Her characters try to get rid of the effects of tradition and religion and prefer to participate in the social life as an individual. They try to get over religous rules since they see them as a barrier in front of personal and social development. Since their basic aim is individual happiness, they end their marriages when they see it as a bond that limits their freedom. As a result of these, in Aral?s novels, one comes across seperated families more than people who live a regular family life.Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (b. 1962) includes characters living a traditional life under the effect of religion in her novels. Her characters value the well-being of family more than individual happiness. For this reason, the family members do not get apart except in the case of deaths.In this study, novels by two authors, representing different social segments of Turkish society and having sensitivity to woman issues, have been analysed in terms of how they approach the institution of family.
Tez (Yüksek Lisans)- Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, 2011.
Kaynakça var.
Her sanat eseri gibi edebî bir tür olan roman da, hayatı ve hayatın öznesi olan insanı yansıtır. Anlatılan şey insan olduğu için bu metinlerde insana dair pek çok şey buluruz. İnsan hayatının başladığı ve kişiliğinin büyük oranda şekillendiği yer olan aile de bunlardan biridir.Türk aile kurumu, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden başlayarak günümüze kadar devam eden süreçte pek çok değişim yaşadı. Modernizm ve sekülerizme bağlı olarak yaşanan bireyselleşme sürecinde fertler ve ailede meydana gelen bu değişimler sosyal hayatı da etkiledi. Bunun sonucunda toplum yaşam biçimi olarak modern olanı tercih eden ve dini-geleneksel yaşamı sürdürmek isteyenler olmak üzere iki kesime ayrıldı.Günümüz roman yazarlarından İnci Aral (d. 1944) romanlarında daha çok modern hayatı yaşayan karakterlere yer verir. Onun çizdiği kişiler gelenek ve dinin etkisinden sıyrılmaya çalışır, sosyal hayata birey olarak katılmayı tercih ederler. Dinin kurallarını, kişisel ve toplumsal gelişimin önünde birer engel olarak gördükleri için aşmaya çalışırlar. Asıl amaçları kişisel mutlulukları olduğu için özgürlüklerini kısıtlayan bir bağ olarak görmeye başladıklarında evliliklerini sona erdirirler. Bu sebeplerden dolayı Aral'ın romanlarında düzenli bir aile hayatı süren kişilerden çok parçalanmış ailelere rastlanır.Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962) ise, romanlarında daha çok dinin etkisiyle gelenekselleşmiş bir hayat yaşayan karakterlere yer verir. Yarattığı kahramanlar kişisel mutluluktan çok aile saadetine önem verirler. Bu sebeple aileler, ölüm olayları dışında, parçalanmazlar.Çalışmamızda, günümüz Türk toplumunun farklı kesimlerini temsil eden, onları kadın duyarlılığıyla ele alan iki yazarın romanlarını, aile kurumunu işleyişleri açısından ele aldık.
Novels reflect life and the subject of life, that is human, as every kind of work of art does. Since the subject matter is human, one will find a lot of elements about human in these texts. Family, where the life of human begins and its personality is formed to a large extent, is one of these.Turkish family institution has gone through a lot of changes in the process starting from the late period of Ottoman State until today. In the course of individualization experienced as a result of modernism and secularism, these changes in indviduals and the family affected social life as well. As a result of this, a division in the society between those who prefer modern life as their life style and those who want to live a traditional religious life emerged.One of the contemporary novelists of Turkey İnci Aral (b. 1944) includes characters who live a modern life more in his novels. Her characters try to get rid of the effects of tradition and religion and prefer to participate in the social life as an individual. They try to get over religous rules since they see them as a barrier in front of personal and social development. Since their basic aim is individual happiness, they end their marriages when they see it as a bond that limits their freedom. As a result of these, in Aral?s novels, one comes across seperated families more than people who live a regular family life.Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (b. 1962) includes characters living a traditional life under the effect of religion in her novels. Her characters value the well-being of family more than individual happiness. For this reason, the family members do not get apart except in the case of deaths.In this study, novels by two authors, representing different social segments of Turkish society and having sensitivity to woman issues, have been analysed in terms of how they approach the institution of family.