Aydınlanma döneminden Simülasyon Evrenine geçiş sürecinde insanlık tarihi çeşitli toplumsal dönüşümler yaşamıştır. İnsanın aklı ve yaratıcılığı, insanın yine kendisini ve tüm dünya gerçekliğini de dönüştürmüştür. İnsanın kendi eliyle yaptığı üretim toplumlarda yer alan tüm değerleri metalaştırmakta ve materyalist bir düzenin oluşumuna neden olmaktadır. Bu bağlamda çalışmada Baudrillard’ın Simülasyon Kuramından hareketle günümüzde yaşanan gerçeklik olgusu sorgulanarak, gerçeğin çözülüşü sonucunda değişen toplumsal dinamikler anlatılacaktır.İçinde yaşadığımız çağı tanımlayan simülasyon çağında teknolojinin ve iletişim araçlarının ilerlemesiyle birlikte etrafımızı gerçeğin ayırt edilmesi imkansız simülarkları sarmıştır, gerçek kendini aşarak hipergerçek (simülasyon) bir görünüme bürünmüştür. Televizyon ve bilgisayar sayesinde yaratılan gerçek olmayan dünyaların büyüsüne kapılan insanlar, simülasyona her geçen gün daha çok bağlanmakta ve yaşanan değişmelerle tüketim olgusu da farklı bir boyut kazanmaktadır. Tüketiciler giderek temel ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan tüketimden, özellikle televizyon dizilerinin etkisi ile haz almak için gerçekleştirilen hazcı (hedonik) tüketime yönelmektedirler. Yeni dünya düzeninde tüketiciler, başkalarının sahip oldukları yaşam standartlarını, ulaştıkları refah düzeylerini, tüketim alışkanlıklarını televizyon dizileri ile görmekte ve yaşam kalitelerini yükseltmek için benzer tüketim davranışlarında bulunmaktadırlar.Tüketicilerin zaten içinde var olan tüketme tutkusu, kitle iletişim araçları, moda ve televizyon dizileri gibi araçlarla piyasayı dolduran tüketim nesnelerinin etkisi ile daha da artmaktadır.Günümüz izleyicileri/tüketicileri için ekranlarda yer alan ürünleri tüketme adeta mutluluğu yakalama aracı olarak kullanılmakta, günlük konuşmalar bile tüketim üzerine yapılmaktadır. Dolayısıyla tüketim, tüketicinin satın alınan nesne üzerinde yoğunlaştığı ve onu kendine göre anlamlandırdığı, gösterge ve sembollerle arzunun uyarıldığı, sadece ekonomik bir davranış değil, sosyal ve kültürel içeriklere sahip karmaşık bir süreç haline dönüşmektedir.Televizyon dizileri, duygu ve fantezileri destekleyerek hazcı tüketimi destekler niteliktedir. Televizyonun yoğun yönlendirmesiyle ve dizilerde yaratılan hiper gerçeklik olgusu ile ekran karşısında kalan izleyiciler yaşamın her alanında haz arayan bireyler haline dönüştürülmektedirler. Televizyon dizileri hayal bile edilemeyecek izlenim, deneyim ve fantazyaları mümkün kılarak tüketiciyi baştan çıkarmaktadır. Televizyon nüfusun büyük bir bölümünün hayat tarzlarının oluşturulmasında bir tür fiili tekele sahiptir. Sabun köpüğü olaylara önem atfederek, zamanı boşlukla doldurarak, asıl enformasyonu dışlamaktadır. Bu durumda televizyon zamanla gerçeklik yaratma aygıtı haline gelmektedir.Bu bağlamda günlük yaşamı şekillendirmede önemli olan fantazya ve düşler sunarak tüketicileri gerçeklik duygusundan uzaklaştıran televizyon dizilerinin yaratılan simülarklarla, değişen tüketim kavramı ve tüketicilerin satın alma davranışlarına olan etkisi, ekonomik açıdan ve pazarlama açısından değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Aydınlanma, Modernizm, Postmodernizm, Simülasyon Kuramı, Simülakr, Tüketim, Tutku, Televizyon Dizileri.
In the transition process from the Enlightenment period to the Universe of Simulation, history of mankind experienced many societal transformations. The mind and creativity of man transformed man himself and the whole reality of the world. Production carried out by man himself commoditizes all values in the societies and cause a materialistic order to form. Within this context, moving from the Simulation Theory of Baudrillard, in this study today?s phenomenon of reality will be inquired into and the changing social dynamics as a consequence of the raveling of the truth will be approached.In the simulation era that defines the current period, as technology and communication tools developed, we have been surrounded with the simulacras of truth that are impossible to be distinguished and truth has exceeded beyond itself and took on the appearance of hyper truth (simulation). People, who fell under the spell of the unreal worlds created by television and computers, are attached to simulation each day more and more and the phenomenon of consumption reaches a different dimension with the experienced changes.In the new world order ,consumers sees others life standards, their welfare levels and consumption behaviors from TV series and does similar things to raise their life quality.The consumig passion that consumers already have is getting bigger and bigger by mass communication tools,fashion an TV series ,which are the consuming objects that filling the market.Consuming things that on TV is being used like a happiness finding tool for todays consumers, even daily talks are about consuming. So consumption is not just an economical behaviour. It is transforming to a complex process which involves social and cultural meaning that consumer concentrates on its object and gives it a meaning and consumers desire is stimulated by signs and symbols.TV series are seducing consumer by making possible the feelings ,experiences and fantasies that you can?t even imagine. TV has a kind of effective monopoly that shapes most of peoples life style. By giving importance to insignificant events ,filling time with nothing, it excludes the actual information. As it is TV becomes a reality creating device over timeGradually the consumers are turning to hedonic consumption actualized to receive pleasure, especially with the impact of the television serials from consumption made to meet their basic needs. The television serials support their emotions and fantasies, thus, hedonic consumption. The TV watchers in front of the screen face the hyper truth phenomenon in the serials with the intensive directives of the television and they are transformed into individuals seeking pleasure in all fields of life. Within this context, the impact of the television serials, which keep the consumers away from the feeling of reality by offering them fantasies and dreams important to shape their daily lives, on the changing concept of consumption and the purchasing behaviors of the consumers with the created simulacras will be considered from the economic and marketing perspectives.
Tez (Yüksek Lisans)- Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, 2012.
Kaynakça var.
Aydınlanma döneminden Simülasyon Evrenine geçiş sürecinde insanlık tarihi çeşitli toplumsal dönüşümler yaşamıştır. İnsanın aklı ve yaratıcılığı, insanın yine kendisini ve tüm dünya gerçekliğini de dönüştürmüştür. İnsanın kendi eliyle yaptığı üretim toplumlarda yer alan tüm değerleri metalaştırmakta ve materyalist bir düzenin oluşumuna neden olmaktadır. Bu bağlamda çalışmada Baudrillard’ın Simülasyon Kuramından hareketle günümüzde yaşanan gerçeklik olgusu sorgulanarak, gerçeğin çözülüşü sonucunda değişen toplumsal dinamikler anlatılacaktır.İçinde yaşadığımız çağı tanımlayan simülasyon çağında teknolojinin ve iletişim araçlarının ilerlemesiyle birlikte etrafımızı gerçeğin ayırt edilmesi imkansız simülarkları sarmıştır, gerçek kendini aşarak hipergerçek (simülasyon) bir görünüme bürünmüştür. Televizyon ve bilgisayar sayesinde yaratılan gerçek olmayan dünyaların büyüsüne kapılan insanlar, simülasyona her geçen gün daha çok bağlanmakta ve yaşanan değişmelerle tüketim olgusu da farklı bir boyut kazanmaktadır. Tüketiciler giderek temel ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan tüketimden, özellikle televizyon dizilerinin etkisi ile haz almak için gerçekleştirilen hazcı (hedonik) tüketime yönelmektedirler. Yeni dünya düzeninde tüketiciler, başkalarının sahip oldukları yaşam standartlarını, ulaştıkları refah düzeylerini, tüketim alışkanlıklarını televizyon dizileri ile görmekte ve yaşam kalitelerini yükseltmek için benzer tüketim davranışlarında bulunmaktadırlar.Tüketicilerin zaten içinde var olan tüketme tutkusu, kitle iletişim araçları, moda ve televizyon dizileri gibi araçlarla piyasayı dolduran tüketim nesnelerinin etkisi ile daha da artmaktadır.Günümüz izleyicileri/tüketicileri için ekranlarda yer alan ürünleri tüketme adeta mutluluğu yakalama aracı olarak kullanılmakta, günlük konuşmalar bile tüketim üzerine yapılmaktadır. Dolayısıyla tüketim, tüketicinin satın alınan nesne üzerinde yoğunlaştığı ve onu kendine göre anlamlandırdığı, gösterge ve sembollerle arzunun uyarıldığı, sadece ekonomik bir davranış değil, sosyal ve kültürel içeriklere sahip karmaşık bir süreç haline dönüşmektedir.Televizyon dizileri, duygu ve fantezileri destekleyerek hazcı tüketimi destekler niteliktedir. Televizyonun yoğun yönlendirmesiyle ve dizilerde yaratılan hiper gerçeklik olgusu ile ekran karşısında kalan izleyiciler yaşamın her alanında haz arayan bireyler haline dönüştürülmektedirler. Televizyon dizileri hayal bile edilemeyecek izlenim, deneyim ve fantazyaları mümkün kılarak tüketiciyi baştan çıkarmaktadır. Televizyon nüfusun büyük bir bölümünün hayat tarzlarının oluşturulmasında bir tür fiili tekele sahiptir. Sabun köpüğü olaylara önem atfederek, zamanı boşlukla doldurarak, asıl enformasyonu dışlamaktadır. Bu durumda televizyon zamanla gerçeklik yaratma aygıtı haline gelmektedir.Bu bağlamda günlük yaşamı şekillendirmede önemli olan fantazya ve düşler sunarak tüketicileri gerçeklik duygusundan uzaklaştıran televizyon dizilerinin yaratılan simülarklarla, değişen tüketim kavramı ve tüketicilerin satın alma davranışlarına olan etkisi, ekonomik açıdan ve pazarlama açısından değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Aydınlanma, Modernizm, Postmodernizm, Simülasyon Kuramı, Simülakr, Tüketim, Tutku, Televizyon Dizileri.
In the transition process from the Enlightenment period to the Universe of Simulation, history of mankind experienced many societal transformations. The mind and creativity of man transformed man himself and the whole reality of the world. Production carried out by man himself commoditizes all values in the societies and cause a materialistic order to form. Within this context, moving from the Simulation Theory of Baudrillard, in this study today?s phenomenon of reality will be inquired into and the changing social dynamics as a consequence of the raveling of the truth will be approached.In the simulation era that defines the current period, as technology and communication tools developed, we have been surrounded with the simulacras of truth that are impossible to be distinguished and truth has exceeded beyond itself and took on the appearance of hyper truth (simulation). People, who fell under the spell of the unreal worlds created by television and computers, are attached to simulation each day more and more and the phenomenon of consumption reaches a different dimension with the experienced changes.In the new world order ,consumers sees others life standards, their welfare levels and consumption behaviors from TV series and does similar things to raise their life quality.The consumig passion that consumers already have is getting bigger and bigger by mass communication tools,fashion an TV series ,which are the consuming objects that filling the market.Consuming things that on TV is being used like a happiness finding tool for todays consumers, even daily talks are about consuming. So consumption is not just an economical behaviour. It is transforming to a complex process which involves social and cultural meaning that consumer concentrates on its object and gives it a meaning and consumers desire is stimulated by signs and symbols.TV series are seducing consumer by making possible the feelings ,experiences and fantasies that you can?t even imagine. TV has a kind of effective monopoly that shapes most of peoples life style. By giving importance to insignificant events ,filling time with nothing, it excludes the actual information. As it is TV becomes a reality creating device over timeGradually the consumers are turning to hedonic consumption actualized to receive pleasure, especially with the impact of the television serials from consumption made to meet their basic needs. The television serials support their emotions and fantasies, thus, hedonic consumption. The TV watchers in front of the screen face the hyper truth phenomenon in the serials with the intensive directives of the television and they are transformed into individuals seeking pleasure in all fields of life. Within this context, the impact of the television serials, which keep the consumers away from the feeling of reality by offering them fantasies and dreams important to shape their daily lives, on the changing concept of consumption and the purchasing behaviors of the consumers with the created simulacras will be considered from the economic and marketing perspectives.