Dayanışma en genel anlamda insanların birbirine yardım etmesi, diğerkâmlıktan uzaklaşması, şefkat göstermesi, birbirlerini koruyup kollaması, işbirliği ve/veya çıkar birliği sağlaması anlamında ele alınmaktadır. Sosyoloji literatüründe ise dayanışma, toplum tipine ve yaşam alanı olan kır ve kentin ilişki ve örgütlenme biçimine göre sınıflandırılmaktadır. Kır toplumun dayanışması enformel ve kent toplumun dayanışması da formel dayanışmadır. Metodolojik olarak yapılan bu ayrım, birbiriyle uzlaşmaz olarak görülmekte ve her biri ayrı toplum tiplerini, ilişkilerini, değerlerini ve örgütlenme biçimlerini tanımlamaktadır. Enformel dayanışma, kırsal toplumlarda benzeşiklik ve birincil ilişkilere dayanan akrabalık, dostluk, örf, tarih ve ortak mülkiyet bağıyla, İbn-i Hâlduncu anlamda asabiye bağıyla, Durkheimcı anlamda ise, ortak değerlere dayanan kolektif bilinçle birbirine bağlanan insanlar arasındaki işbirliğidir. Dolayısıyla dayanışma kavramı; ilk başlarda bir cemaat, topluluk ya da belli bir coğrafyada bir arada yaşayan insanlar arasındaki bağı ve bu bağın birey üzerinde yarattığı sorumluluk hissini vurgulamıştır. Sanayileşmenin ve kentleşmenin arttığı modern toplumda hem refah hem de yoksullaşma artmış ve dolayısıyla dayanışmanın anlam ve biçimleri de dönüşüme uğramıştır. . Modern kent toplumlarında kişisel olmayan ilişkilerle ve ekonomik rasyonalite temelinde kurulan ve insanların birbirine yurttaşlık bağı ile bağlandığı dayanışma biçimine formel dayanışma adı verilmektedir ve somut halini 20.yüzyılda refah toplumunda almıştır. Türkiye refah rejiminde başat dayanışma biçimi olarak karşımıza çıkan aile; bireylerin karşılaştığı yoksulluk, işsizlik ve yaşlılık gibi sosyal sorunların çözümünde devreye girerek devletin yükünü hafifletmektedir. Dolayısıyla ülkemizde enformel dayanışma biçimlerinin bireyi sosyal risklere karşı korumada etkili olduğu düşüncesi; kaynağını İslâm inancından alan 'hayırseverlik' erdemine dayalı geleneksel sosyal yardımlaşma kültürü; muhafazakâr ideolojinin cemaat merkezli toplum anlayışıyla ve 'din kardeşliği' söylemiyle devreye sokularak kamusal formel dayanışma yerine ikame edilmiştir. Kamusal formel dayanışma yerine hayırseverliği öne alan bu politikalar ise düzensiz, önemli bir bölümü kayıt dışı ve parti patronajı altındaki mekanizmalar aracılığıyla uygulanmaktadır. Bu durumda yurttaş bir müşteri olarak görülmekte, ferahlayan "müşteri" ise minnettarlık hissetmektedir. Bu çalışma; Türkiye'de formel dayanışma içinde yer alan olan yoksulların dayanışma biçimlerini İzmir örneğinde irdelemektedir. Anahtar Kelimeler: Dayanışma, kırsal yoksulluk, kentsel yoksulluk, sosyal yardım, İzmir.
Solidarity is generally dealt with to help people together, to move away from selfishness, to show compassion, to protect and guard each other, to provide cooperation and/or interest unity. In sociology literature, solidarity is classified according to the type of community and relationships and organizational forms of the urban and rural where is a living area. Solidarity of the urban society is formal while it is informal in rural societies. Informal solidarity is collaboration among people connected each other, by bonds of kinship, friendship, traditions, history and common ownership based on analogous and primary relationships in rural communities, by the spirit of unity in terms of Ibn Hâldun, by collective consciousness based on common values in terms of Durkheimian. Thus, initially, the concept of solidarity emphasizes bond among the people, member of congregation and community or living together in a particular region, and its sense of responsibility created on the individual. In modern society increased industrialization and urbanization has increased both welfare and poverty and also has transformed meaning and forms of solidarity because of this reason. In modern urban societies, the form of solidarity based on non-personal relationships and economic rationality and people connected each other with a sense of citizenship is called formal solidarity. It has become tangible form in welfare society of 20th century. The aim of this study is to try to figure out the forms of solidarity of poor within formal solidarity in the Izmir region of Turkey. Keywords: Solidarity, rural poverty, urban poverty, social assistance, Izmir.
Tez (Doktora) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı, 2016.
Kaynakça var.
Dayanışma en genel anlamda insanların birbirine yardım etmesi, diğerkâmlıktan uzaklaşması, şefkat göstermesi, birbirlerini koruyup kollaması, işbirliği ve/veya çıkar birliği sağlaması anlamında ele alınmaktadır. Sosyoloji literatüründe ise dayanışma, toplum tipine ve yaşam alanı olan kır ve kentin ilişki ve örgütlenme biçimine göre sınıflandırılmaktadır. Kır toplumun dayanışması enformel ve kent toplumun dayanışması da formel dayanışmadır. Metodolojik olarak yapılan bu ayrım, birbiriyle uzlaşmaz olarak görülmekte ve her biri ayrı toplum tiplerini, ilişkilerini, değerlerini ve örgütlenme biçimlerini tanımlamaktadır. Enformel dayanışma, kırsal toplumlarda benzeşiklik ve birincil ilişkilere dayanan akrabalık, dostluk, örf, tarih ve ortak mülkiyet bağıyla, İbn-i Hâlduncu anlamda asabiye bağıyla, Durkheimcı anlamda ise, ortak değerlere dayanan kolektif bilinçle birbirine bağlanan insanlar arasındaki işbirliğidir. Dolayısıyla dayanışma kavramı; ilk başlarda bir cemaat, topluluk ya da belli bir coğrafyada bir arada yaşayan insanlar arasındaki bağı ve bu bağın birey üzerinde yarattığı sorumluluk hissini vurgulamıştır. Sanayileşmenin ve kentleşmenin arttığı modern toplumda hem refah hem de yoksullaşma artmış ve dolayısıyla dayanışmanın anlam ve biçimleri de dönüşüme uğramıştır. . Modern kent toplumlarında kişisel olmayan ilişkilerle ve ekonomik rasyonalite temelinde kurulan ve insanların birbirine yurttaşlık bağı ile bağlandığı dayanışma biçimine formel dayanışma adı verilmektedir ve somut halini 20.yüzyılda refah toplumunda almıştır. Türkiye refah rejiminde başat dayanışma biçimi olarak karşımıza çıkan aile; bireylerin karşılaştığı yoksulluk, işsizlik ve yaşlılık gibi sosyal sorunların çözümünde devreye girerek devletin yükünü hafifletmektedir. Dolayısıyla ülkemizde enformel dayanışma biçimlerinin bireyi sosyal risklere karşı korumada etkili olduğu düşüncesi; kaynağını İslâm inancından alan 'hayırseverlik' erdemine dayalı geleneksel sosyal yardımlaşma kültürü; muhafazakâr ideolojinin cemaat merkezli toplum anlayışıyla ve 'din kardeşliği' söylemiyle devreye sokularak kamusal formel dayanışma yerine ikame edilmiştir. Kamusal formel dayanışma yerine hayırseverliği öne alan bu politikalar ise düzensiz, önemli bir bölümü kayıt dışı ve parti patronajı altındaki mekanizmalar aracılığıyla uygulanmaktadır. Bu durumda yurttaş bir müşteri olarak görülmekte, ferahlayan "müşteri" ise minnettarlık hissetmektedir. Bu çalışma; Türkiye'de formel dayanışma içinde yer alan olan yoksulların dayanışma biçimlerini İzmir örneğinde irdelemektedir. Anahtar Kelimeler: Dayanışma, kırsal yoksulluk, kentsel yoksulluk, sosyal yardım, İzmir.
Solidarity is generally dealt with to help people together, to move away from selfishness, to show compassion, to protect and guard each other, to provide cooperation and/or interest unity. In sociology literature, solidarity is classified according to the type of community and relationships and organizational forms of the urban and rural where is a living area. Solidarity of the urban society is formal while it is informal in rural societies. Informal solidarity is collaboration among people connected each other, by bonds of kinship, friendship, traditions, history and common ownership based on analogous and primary relationships in rural communities, by the spirit of unity in terms of Ibn Hâldun, by collective consciousness based on common values in terms of Durkheimian. Thus, initially, the concept of solidarity emphasizes bond among the people, member of congregation and community or living together in a particular region, and its sense of responsibility created on the individual. In modern society increased industrialization and urbanization has increased both welfare and poverty and also has transformed meaning and forms of solidarity because of this reason. In modern urban societies, the form of solidarity based on non-personal relationships and economic rationality and people connected each other with a sense of citizenship is called formal solidarity. It has become tangible form in welfare society of 20th century. The aim of this study is to try to figure out the forms of solidarity of poor within formal solidarity in the Izmir region of Turkey. Keywords: Solidarity, rural poverty, urban poverty, social assistance, Izmir.