Orta Doğu'nun iki büyük ve önemli gücü olan Türkiye ve İran, uzun bir ilişkiler geçmişine sahiptir. Türk dış politikasında, özellikle Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleri ile olan yakın ilişkileri ve siyasi etkisi sebebiyle İran oldukça önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır. İran sahip olduğu İslami rejimin ve Şii nüfusun yanında doğalgaz ve petrole dayalı enerji kaynaklarını da kullanarak bölgede etkin olmaya çalışmaktadır. Ayrıca öndeki yıllarda yoğun bir şekilde batıdan gelen eleştirilere ve ekonomik yaptırımlara rağmen nükleer çalışmalara da devam ederek bölgede varlığını hissettirmektedir. Türkiye ise, Avrupa ile Asya arasında köprü olma özelliğinin yanı sıra ordusunun ve ekonomisinin gücü ile XX. yüzyıl başından itibaren komşularına göre sağlam bir demokrasiye sahip bir ülke olarak göze çarpmaktadır. Sahip oldukları bu nitelikler çerçevesinde iki ülkenin dış politika stratejileri ve bölgesel politikaları karşılıklı ilişkilerin seyrinin belirlemektedir. 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile çizilen ve bugüne kadar değişmeyen sınır ile komşumuz olan İran'ı, hem bölgede oynadığı rol, hem de başta nükleer program olmak üzere sahip olduğu enerji kaynakları ile dünya çapındaki etkileri sebebiyle Türkiye'nin mutlaka yakından takip etmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkiye ve İran İlişkileri, AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi); İran İslam Devrimi, Arap Baharı, Nükleer Güç, Orta Doğu.
Turkey and Iran have a long history of relations which two large and important powers in the Middle East. In Turkish foreign policy on close relations with the Central Asian countries, especially due to its location and political effect in the Middle East, Iran stands out as an important actor. Iran is striving to be active in the region using natural gas and petroleum-based energy sources beside owned the Islamic regime of and the Shiite population. Iran makes its presence felt in the region to continue nuclear work despite criticisms and economic sanctions from the West. Turkey, a bridge between Europe and Asia as the order is conspicuous by its neighbors as a country with a stable democracy since the beginning of the 20th Century owing to its economic strenght and army. These qualities of the two countries in the framework their foreign policy strategies and regional policies determines the course of relations between the two countries. Which was signed in 1639 Kasr-i Sirin drawn by the Treaty and by far the unchanging borders of our neighbour Iran, the role it plays in the region as well, and especially with that energy resources have to be nuclear program due to the effects of the worldwide, Turkey must closely are required to follow. Keywords: Relations between Turkey and Iran, AKP (Justice and Development Party); Iran Islamic Revolution, Ideology, Arab Spring, Nuclear Power.
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı, 2016.
Kaynakça var.
Orta Doğu'nun iki büyük ve önemli gücü olan Türkiye ve İran, uzun bir ilişkiler geçmişine sahiptir. Türk dış politikasında, özellikle Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleri ile olan yakın ilişkileri ve siyasi etkisi sebebiyle İran oldukça önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır. İran sahip olduğu İslami rejimin ve Şii nüfusun yanında doğalgaz ve petrole dayalı enerji kaynaklarını da kullanarak bölgede etkin olmaya çalışmaktadır. Ayrıca öndeki yıllarda yoğun bir şekilde batıdan gelen eleştirilere ve ekonomik yaptırımlara rağmen nükleer çalışmalara da devam ederek bölgede varlığını hissettirmektedir. Türkiye ise, Avrupa ile Asya arasında köprü olma özelliğinin yanı sıra ordusunun ve ekonomisinin gücü ile XX. yüzyıl başından itibaren komşularına göre sağlam bir demokrasiye sahip bir ülke olarak göze çarpmaktadır. Sahip oldukları bu nitelikler çerçevesinde iki ülkenin dış politika stratejileri ve bölgesel politikaları karşılıklı ilişkilerin seyrinin belirlemektedir. 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile çizilen ve bugüne kadar değişmeyen sınır ile komşumuz olan İran'ı, hem bölgede oynadığı rol, hem de başta nükleer program olmak üzere sahip olduğu enerji kaynakları ile dünya çapındaki etkileri sebebiyle Türkiye'nin mutlaka yakından takip etmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkiye ve İran İlişkileri, AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi); İran İslam Devrimi, Arap Baharı, Nükleer Güç, Orta Doğu.
Turkey and Iran have a long history of relations which two large and important powers in the Middle East. In Turkish foreign policy on close relations with the Central Asian countries, especially due to its location and political effect in the Middle East, Iran stands out as an important actor. Iran is striving to be active in the region using natural gas and petroleum-based energy sources beside owned the Islamic regime of and the Shiite population. Iran makes its presence felt in the region to continue nuclear work despite criticisms and economic sanctions from the West. Turkey, a bridge between Europe and Asia as the order is conspicuous by its neighbors as a country with a stable democracy since the beginning of the 20th Century owing to its economic strenght and army. These qualities of the two countries in the framework their foreign policy strategies and regional policies determines the course of relations between the two countries. Which was signed in 1639 Kasr-i Sirin drawn by the Treaty and by far the unchanging borders of our neighbour Iran, the role it plays in the region as well, and especially with that energy resources have to be nuclear program due to the effects of the worldwide, Turkey must closely are required to follow. Keywords: Relations between Turkey and Iran, AKP (Justice and Development Party); Iran Islamic Revolution, Ideology, Arab Spring, Nuclear Power.