Günümüzde tasarlanan yapılarda yaygın olarak kuvvete dayalı hesap yöntemi kullanılmaktadır. Ancak, teknolojinin ve bilimin gelişmesiyle yapı mühendisliğinde de birçok gelişme meydana gelmiştir. Eskiden beri mevcut olan bu kuvvete dayalı hesap yöntemi yerini şekil değiştirme esaslı yapı tasarımı ve değerlendirme yöntemine bırakmaya başlamıştır. Ülkemizde ve diğer dünya ülkelerinde meydana gelen şiddetli depremler sonucunda yapılan incelemeler perdeli binaların depreme karşı gösterdiği direncin çerçeveli sisteme oranla daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle deprem yüklerini karşılaması amacıyla depremselliğin yüksek olduğu bölgelerde betonarme perdeler sıkça kullanılmaktadır. Tez çalışmasında Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (DBYBHY) 2007'de verilen doğrusal elastik olmayan analiz yöntemlerinden 'Artımsal Eşdeğer Deprem Yükü ile İtme Analizi' metodu ile mevcut model binaların deprem performansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda kullanılan model binaların bulunduğu yer 1. derece deprem bölgesi, Z4 zemin sınıfı üzerine inşa edilmiş betonarme perde+çerçeve sistemli 3 katlı okul binalarıdır. Binalardaki malzeme özellikleri; beton sınıfı C10, donatı sınıfı S220 seçilmiştir. Performans değerlendirilmesi yapılırken BESAM, SAP2000 ve DELOP programlarından yararlanılmıştır. Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (DBYBHY) 2007'de hedeflenen performans seviyeleri okul binaları için 50 yılda aşılma olasılığı %10 olan depremler için Hemen Kullanım (HK) ve 50 yılda aşılma olasılığı %2 olan binalar için Can Güvenliği (CG) şeklindedir. Seçilen model binalarda taşıyıcı sistem elemanlarından beklenen performans seviyelerini karşılayan minimum perde boyutları belirlendikten sonra model binalarda perdelerin yerleri değiştirilerek kombinasyonlarla çözümlemeler yapılmıştır. Yeni oluşturulan model binaların betonarme perdelerinden beklenen performans seviyelerini belirlemek için perde boyutları 5er cm arttırılarak en küçük perde boyutuna ulaşılması amaçlanmıştır. Böylece Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (DBYBHY) 2007'de belirtilen taşıyıcı sistem elemanlarından beklenen performans seviyeleri sağlanıncaya kadar perde boyutları değiştirilmiştir. Performans seviyesini sağlayan minimum perde boyutuna ulaşıldıktan sonra elde edilen sonuçların karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğrusal Elastik Olmayan Yöntem, Perde, Betonarme bina
Nowadays, force-based method is widely used in contemporary structures. However, progress in technology has triggered many innovations in construction engineering. Thus, the displacement-based procedure obtains significantly better predictions of seismic performance of building than the force-based method. In light of research and analyses, it is observed that shear walled buildings have showed better performance under earthquake loads than reinforced concrete (RC) framed buildings. For this reason, the shear walls in design of buildings have been frequently used under earthquake effects in high-risk regions. The aim of the thesis investigate the effect of shear wall placement on seismic performance of the existing RC school buildings by using method which is indicated in Turkish Earthquake Code (2007). In the analysis, concrete and steel strength are used as 10 MPa and 220 MPa, respectively. SAP 2000, BESAM, and DELOP programs are used in performance evaluations. The performance levels of school buildings are determined for earthquakes with 10% and 2% probability of exceedance in 50 years. Keywords: Linear Non-Elastic Method, Shear Wall, Concrete Building.
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı, 2018.
Kaynakça var.
Günümüzde tasarlanan yapılarda yaygın olarak kuvvete dayalı hesap yöntemi kullanılmaktadır. Ancak, teknolojinin ve bilimin gelişmesiyle yapı mühendisliğinde de birçok gelişme meydana gelmiştir. Eskiden beri mevcut olan bu kuvvete dayalı hesap yöntemi yerini şekil değiştirme esaslı yapı tasarımı ve değerlendirme yöntemine bırakmaya başlamıştır. Ülkemizde ve diğer dünya ülkelerinde meydana gelen şiddetli depremler sonucunda yapılan incelemeler perdeli binaların depreme karşı gösterdiği direncin çerçeveli sisteme oranla daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle deprem yüklerini karşılaması amacıyla depremselliğin yüksek olduğu bölgelerde betonarme perdeler sıkça kullanılmaktadır. Tez çalışmasında Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (DBYBHY) 2007'de verilen doğrusal elastik olmayan analiz yöntemlerinden 'Artımsal Eşdeğer Deprem Yükü ile İtme Analizi' metodu ile mevcut model binaların deprem performansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda kullanılan model binaların bulunduğu yer 1. derece deprem bölgesi, Z4 zemin sınıfı üzerine inşa edilmiş betonarme perde+çerçeve sistemli 3 katlı okul binalarıdır. Binalardaki malzeme özellikleri; beton sınıfı C10, donatı sınıfı S220 seçilmiştir. Performans değerlendirilmesi yapılırken BESAM, SAP2000 ve DELOP programlarından yararlanılmıştır. Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (DBYBHY) 2007'de hedeflenen performans seviyeleri okul binaları için 50 yılda aşılma olasılığı %10 olan depremler için Hemen Kullanım (HK) ve 50 yılda aşılma olasılığı %2 olan binalar için Can Güvenliği (CG) şeklindedir. Seçilen model binalarda taşıyıcı sistem elemanlarından beklenen performans seviyelerini karşılayan minimum perde boyutları belirlendikten sonra model binalarda perdelerin yerleri değiştirilerek kombinasyonlarla çözümlemeler yapılmıştır. Yeni oluşturulan model binaların betonarme perdelerinden beklenen performans seviyelerini belirlemek için perde boyutları 5er cm arttırılarak en küçük perde boyutuna ulaşılması amaçlanmıştır. Böylece Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (DBYBHY) 2007'de belirtilen taşıyıcı sistem elemanlarından beklenen performans seviyeleri sağlanıncaya kadar perde boyutları değiştirilmiştir. Performans seviyesini sağlayan minimum perde boyutuna ulaşıldıktan sonra elde edilen sonuçların karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğrusal Elastik Olmayan Yöntem, Perde, Betonarme bina
Nowadays, force-based method is widely used in contemporary structures. However, progress in technology has triggered many innovations in construction engineering. Thus, the displacement-based procedure obtains significantly better predictions of seismic performance of building than the force-based method. In light of research and analyses, it is observed that shear walled buildings have showed better performance under earthquake loads than reinforced concrete (RC) framed buildings. For this reason, the shear walls in design of buildings have been frequently used under earthquake effects in high-risk regions. The aim of the thesis investigate the effect of shear wall placement on seismic performance of the existing RC school buildings by using method which is indicated in Turkish Earthquake Code (2007). In the analysis, concrete and steel strength are used as 10 MPa and 220 MPa, respectively. SAP 2000, BESAM, and DELOP programs are used in performance evaluations. The performance levels of school buildings are determined for earthquakes with 10% and 2% probability of exceedance in 50 years. Keywords: Linear Non-Elastic Method, Shear Wall, Concrete Building.