Amaç: Dünya nüfusunun yaklaşık % 30'unda görülen anemilerin yarısını demir eksikliği anemisi (DEA) oluşturmaktadır (1). Dünyada az sayıda çalışmada DEA tanılı gebe olmayan kadınlarda diyet alımı ve sosyodemografik faktörler incelenmiştir. Türkiye'de de bu özelliklere ilişkin çalışmaya çok rastlanmamıştır. Bu çalışmada Isparta'da demir eksikliği anemisi olan gebe olmayan kadınlarda sosyodemografik özelliklerin ve beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Aralık 2018 ve Temmuz 2019 tarihleri arasında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları polikliniğine başvuran 18 yaş ve üzeri, gebe olmayan, çalışmaya özgür onayıyla katıldığını bildirir onam formunu doldurmuş, demir eksikliği anemisi tanısı alan, kronik inflamatuar hastalıği ve hemoglobinopatisi olmayan 100 kadın hasta alındı. Çalışmamız prospektif müdahale araştırması idi, katılım için gönüllülük esas alındı. DEA tanısı alan kadınların sosyodemografik özellikleri ve beslenme alışkanlıklarına yönelik bir anket formu hazırlandı. Araştırmaya alınan kadın hastalar ile tek-tek yüz-yüze anket çalışması yapıldı ve anket formları eksiksiz dolduruldu. Analizler SPSS 22 programı ile yapıldı. Tüm istatistiksel analizler için p<0,05 düzeyi anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hgb >10 g/dl grubunda yemekle yoğurt tüketimi daha yüksekti (p=0,022). BMİ'i ≥30 kg/m2 hastaların daha fazla bezelye tükettiği bulundu (p=0,040). BMI <25 kg/m2 olan hastalarda meyve suyu ve asitli içecek tüketimi daha yüksek bulundu (p=0,018, p=0,010). BMI 25-29,9 kg/m2 olanlarda anemi daha şiddetli bulundu (p=0,023). Hastaların yaşı arttıkça kahve, asitli içecek ve meyve suyu tüketimi azalmaktaydı. Eğitim durumu ile içecek tüketiminde önemli fark bulundu (p<0,05). Okuryazar olmayanların çay tüketimi daha düşüktü. Lise ve üstü eğitim alanlarda kahve tüketimi, lise mezunlarında ve okuryazar olmayanlarda ise asitli içecek tüketimi daha yüksekti. Bekar hastalar evli hastalardan daha yüksek oranda kahve ve asitli içecek tüketiyordu (sırayla p=0,027, p=0,004). Yaşı ≤29 hastalarin kümes hayvanı eti tüketimi daha fazla bulundu (p=0,002). Yıllık yoğurt tüketimi ise 2017 yılı Türkiye ortalamasına göre yüksek bulundu (p=0,000). Çalışmamızda, yıllık süt ve et tüketimi (kırmızı et, kümes hayvanı ve balık eti) Türkiye (2016) ve Avrupa Birliği (2013) ortalamasından belirgin düzeyde düşük bulundu (p=0,000). Sonuç: DEA Isparta'dakı yetişkin kadınları etkileyen önemli bir sağlık sorunu olarak bulundu. Isparta'daki DEA'si olan kadınlarda Avrupa ülkeleri 2013 yılı ve Türkiye 2016-2017 yılı verileri ile kıyaslandığında çok önemli sorunlara işaret eden yönleri ile düşük sosyoekonomik durumun ve beslenme yetersizliğinin DEA'si için potansiyel risk faktörleri olduğu görüldü. Bu sonuçlar, topluluk temelli müdahelelerin ve demir alım klavuzlarının, beslenme ve sosyoekonomik alt gruplara göre geliştirilmesi gerektiğini gösterdi. Anahtar Kelimeler : Demir Eksikliği Anemisi, Beslenme.
Introduction: Iron deficiency anemia (IDA) constitutes half of the anemia seen in approximately 30% of the world population (1). Few studies in the world have examined dietary intake and sociodemographic factors in non-pregnant women with IDA. The aim of this study was to evaluate the sociodemographic characteristics and nutritional habits of non-pregnant women with iron deficiency anemia in Isparta. Material and Methods: Between December 2018 and July 2019, 100 non-pregnant female patients, aged 18 years or older who were admitted to Isparta Suleyman Demirel University Medical Faculty outpatient clinic and diagnosed as IDA were included; patients with chronic inflammatory disease and hemoglobinopathy were excluded from the study. Our study was a prospective intervention study, volunteering was the basis for participation. A questionnaire was prepared about sociodemographic characteristics and dietary habits of women with IDA. Face-to-face surveys were performed with female patients and the questionnaire forms were completed. SPSS 22 program was used for analysis. For all statistical analyzes, p <0,05 was considered significant. Results: Yogurt consumption was higher in the Hgb> 10 g/dl group (p=0,022). BMI ≥30 kg/m2 was found to consume more peas (p=0,040). Fruit juice and acidic beverages consumption were higher in patients with BMI <25 kg/m2 (p=0,018, p=0,010). Anemia was more severe in patients with BMI of 25-29,9 kg/m2 (p=0,023). As the age of the patients increased, the consumption of coffee, acidic beverages and fruit juice decreased. Significant differences were found between education and beverage consumption (p <0,05). In illiterate, tea consumption was lower. Coffee consumption was higher in high school and higher education, whereas acidic beverage consumption was higher in high school graduates and illiterate. Single patients consumed higher amounts of coffee and acidic beverages than married patients (respectively p=0,027, p=0,004). Poultry consumption was higher in patients with age ≤29 (p=0,002). The annual consumption of yogurt were higher than the average of Turkey (p = 0,000). In our study group, meat, fish and milk (annual red meat, poultry and fish) consumption were significantly lower than average levels of Turkey and European Union (p=0,000). Conclusion: Based on our findings, IDA is a major health problem affecting the adult women in Isparta. Nutritional status were significantly impaired in Isparta compared to average levels of Turkey and European countries; pointing to a very important issue about the relationship between IDA and low socioeconomic status and potential risk factors of malnutrition. These results showed that community-based interventions and iron intake guidelines should be developed according to nutrition and socioeconomic subgroups. Also, population based studies should be done evaluating the risk factors and nutritional status of patients. Keywords : Iron Deficiency Anemia, Nutrition, socioeconomic status.
Tez (Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, 2019.
Kaynakça var.
Amaç: Dünya nüfusunun yaklaşık % 30'unda görülen anemilerin yarısını demir eksikliği anemisi (DEA) oluşturmaktadır (1). Dünyada az sayıda çalışmada DEA tanılı gebe olmayan kadınlarda diyet alımı ve sosyodemografik faktörler incelenmiştir. Türkiye'de de bu özelliklere ilişkin çalışmaya çok rastlanmamıştır. Bu çalışmada Isparta'da demir eksikliği anemisi olan gebe olmayan kadınlarda sosyodemografik özelliklerin ve beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Aralık 2018 ve Temmuz 2019 tarihleri arasında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları polikliniğine başvuran 18 yaş ve üzeri, gebe olmayan, çalışmaya özgür onayıyla katıldığını bildirir onam formunu doldurmuş, demir eksikliği anemisi tanısı alan, kronik inflamatuar hastalıği ve hemoglobinopatisi olmayan 100 kadın hasta alındı. Çalışmamız prospektif müdahale araştırması idi, katılım için gönüllülük esas alındı. DEA tanısı alan kadınların sosyodemografik özellikleri ve beslenme alışkanlıklarına yönelik bir anket formu hazırlandı. Araştırmaya alınan kadın hastalar ile tek-tek yüz-yüze anket çalışması yapıldı ve anket formları eksiksiz dolduruldu. Analizler SPSS 22 programı ile yapıldı. Tüm istatistiksel analizler için p<0,05 düzeyi anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hgb >10 g/dl grubunda yemekle yoğurt tüketimi daha yüksekti (p=0,022). BMİ'i ≥30 kg/m2 hastaların daha fazla bezelye tükettiği bulundu (p=0,040). BMI <25 kg/m2 olan hastalarda meyve suyu ve asitli içecek tüketimi daha yüksek bulundu (p=0,018, p=0,010). BMI 25-29,9 kg/m2 olanlarda anemi daha şiddetli bulundu (p=0,023). Hastaların yaşı arttıkça kahve, asitli içecek ve meyve suyu tüketimi azalmaktaydı. Eğitim durumu ile içecek tüketiminde önemli fark bulundu (p<0,05). Okuryazar olmayanların çay tüketimi daha düşüktü. Lise ve üstü eğitim alanlarda kahve tüketimi, lise mezunlarında ve okuryazar olmayanlarda ise asitli içecek tüketimi daha yüksekti. Bekar hastalar evli hastalardan daha yüksek oranda kahve ve asitli içecek tüketiyordu (sırayla p=0,027, p=0,004). Yaşı ≤29 hastalarin kümes hayvanı eti tüketimi daha fazla bulundu (p=0,002). Yıllık yoğurt tüketimi ise 2017 yılı Türkiye ortalamasına göre yüksek bulundu (p=0,000). Çalışmamızda, yıllık süt ve et tüketimi (kırmızı et, kümes hayvanı ve balık eti) Türkiye (2016) ve Avrupa Birliği (2013) ortalamasından belirgin düzeyde düşük bulundu (p=0,000). Sonuç: DEA Isparta'dakı yetişkin kadınları etkileyen önemli bir sağlık sorunu olarak bulundu. Isparta'daki DEA'si olan kadınlarda Avrupa ülkeleri 2013 yılı ve Türkiye 2016-2017 yılı verileri ile kıyaslandığında çok önemli sorunlara işaret eden yönleri ile düşük sosyoekonomik durumun ve beslenme yetersizliğinin DEA'si için potansiyel risk faktörleri olduğu görüldü. Bu sonuçlar, topluluk temelli müdahelelerin ve demir alım klavuzlarının, beslenme ve sosyoekonomik alt gruplara göre geliştirilmesi gerektiğini gösterdi. Anahtar Kelimeler : Demir Eksikliği Anemisi, Beslenme.
Introduction: Iron deficiency anemia (IDA) constitutes half of the anemia seen in approximately 30% of the world population (1). Few studies in the world have examined dietary intake and sociodemographic factors in non-pregnant women with IDA. The aim of this study was to evaluate the sociodemographic characteristics and nutritional habits of non-pregnant women with iron deficiency anemia in Isparta. Material and Methods: Between December 2018 and July 2019, 100 non-pregnant female patients, aged 18 years or older who were admitted to Isparta Suleyman Demirel University Medical Faculty outpatient clinic and diagnosed as IDA were included; patients with chronic inflammatory disease and hemoglobinopathy were excluded from the study. Our study was a prospective intervention study, volunteering was the basis for participation. A questionnaire was prepared about sociodemographic characteristics and dietary habits of women with IDA. Face-to-face surveys were performed with female patients and the questionnaire forms were completed. SPSS 22 program was used for analysis. For all statistical analyzes, p <0,05 was considered significant. Results: Yogurt consumption was higher in the Hgb> 10 g/dl group (p=0,022). BMI ≥30 kg/m2 was found to consume more peas (p=0,040). Fruit juice and acidic beverages consumption were higher in patients with BMI <25 kg/m2 (p=0,018, p=0,010). Anemia was more severe in patients with BMI of 25-29,9 kg/m2 (p=0,023). As the age of the patients increased, the consumption of coffee, acidic beverages and fruit juice decreased. Significant differences were found between education and beverage consumption (p <0,05). In illiterate, tea consumption was lower. Coffee consumption was higher in high school and higher education, whereas acidic beverage consumption was higher in high school graduates and illiterate. Single patients consumed higher amounts of coffee and acidic beverages than married patients (respectively p=0,027, p=0,004). Poultry consumption was higher in patients with age ≤29 (p=0,002). The annual consumption of yogurt were higher than the average of Turkey (p = 0,000). In our study group, meat, fish and milk (annual red meat, poultry and fish) consumption were significantly lower than average levels of Turkey and European Union (p=0,000). Conclusion: Based on our findings, IDA is a major health problem affecting the adult women in Isparta. Nutritional status were significantly impaired in Isparta compared to average levels of Turkey and European countries; pointing to a very important issue about the relationship between IDA and low socioeconomic status and potential risk factors of malnutrition. These results showed that community-based interventions and iron intake guidelines should be developed according to nutrition and socioeconomic subgroups. Also, population based studies should be done evaluating the risk factors and nutritional status of patients. Keywords : Iron Deficiency Anemia, Nutrition, socioeconomic status.