Kolonoskopik inceleme sırasında ileal entübasyon, özellikle de inflamatuvar barsak hastalığı (İBH) düşünülen hastalarda giderek artan şekilde değer kazanmaktadır. Günlük pratikte sık karşılaşılan anormal terminal ileum görünümü tespit edilen vakaların tanı ve takip süreci ise multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Çalışmamızın amacı, anormal terminal ileum mukozası olan bireyleri retrospektif olarak inceleyerek, tedavi gerektiren spesifik hastalıklar tanısı alanların ortak özelliklerini bulmak ve semptomsuz kişilerde anormal ileal görünümü olanların klinik önemini belirlemektir. Ünitemizde 2015 ile 2019 arasında ileokolonoskopi yapılanlardan 469 kişi çalışmaya dahil edildi. Toplamda 50 hastaya spesifik tedavi gerektiren ileal hastalık tanımlanmıştır. Hasta olan grup ile diğerleri arasında yaş ve cinsiyet açısından bir fark yoktur. Semptoma göre karın ağrısı grubunda (%17,6) ve karın ağrısı ile kronik ishal birlikteliği olan grupta (%11,3) diğer gruplara göre hastalık sıklığının daha fazla olduğu görüldü (p<0,001). Asemptomik vakalarda ise tedavi gerektirecek spesifik bir ileit tanısı koyulmadı. Makroskopik olarak aftöz ülser görülen veya lineer derin-ülser ya da striktür görülenlerde hastalık sıklığının ödemli-nodüler görünüm olanlara göre anlamlı oranda yüksek tespit edildi (p<0,001). Mikroskopik olarak da hastalık oranı aktif ileiti olanlarda %34,5, kronik ileitlilerde %50 bulundu. Radyolojik çalışma (MR veya BT) yapılan 83 kişiden anlamlı bulgulara sahip 29 kişiden 20'sine (%69) CH tanısı koyuldu (P<0,001). Labaratuvar bulguları açısından hasta olanları tahmin etmede CRP ve fekal kalprotektin tanısına katkı sağlama açısından kullanışlı gözükmektedir. Tüm tetkiklere rağmen anormal ileal görünümü olan vakaların ancak %27,5'sinde etyolojik sebep bulunabilmiştir. Anahtar Kelimeler : Terminal ileum, ileoskopi, ileit, crohn hastalığı, aftöz ülser.
During colonoscopic examination, ileal intubation is becoming increasingly valuable, especially in patients with suspected inflammatory bowel disease (IBD). The diagnosis of cases with abnormal terminal ileum appearance, which is frequently encountered in daily practice, requires a multidisciplinary approach. The aim of our study was to retrospectively analyze individuals with abnormal terminal ileum mucosa to find the common characteristics of those diagnosed with specific diseases requiring treatment and to determine the clinical importance of those with abnormal ileal appearance among asymptomatic individuals. 469 people who underwent ileocolonoscopy in our unit between 2015 and 2019 were included in the study. Ileal diseases requiring specific treatment were defined in a total of 50 patients. There is no difference in age and gender between the have disease and the others. It was observed that the frequency of the disease was higher in the abdominal pain group (17.6%) and in the group with abdominal pain and chronic diarrhea (11.3%) compared to the other groups (p <0.001). In asymptomatic cases, no specific diagnosis of ileitis requiring treatment was made. Patients with macroscopically aphthous ulcer or linear deep-ulcer or stricture were found to have significantly higher disease frequency than those with edematous-nodular appearance (p <0.001). Microscopically, the disease rate was 34.5% in patients with active ileitis and 50% in patients with chronic ileitis. Of the 83 people who underwent radiological study (MRI or CT), 20 (69%) of 29 people with meaningful findings were diagnosed with CD (P <0.001). CRP and fecal calprotectin appear to be useful laboratory data in predicting those who are sick. Despite all examinations, an etiological cause could be found in only 27.5% of cases with abnormal ileal appearance. Keywords : Terminal ileum, ileoscopy, ileitis, Crohn's disease, aphthous ulcer.
Tez (Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, 2020.
Kaynakça var.
Kolonoskopik inceleme sırasında ileal entübasyon, özellikle de inflamatuvar barsak hastalığı (İBH) düşünülen hastalarda giderek artan şekilde değer kazanmaktadır. Günlük pratikte sık karşılaşılan anormal terminal ileum görünümü tespit edilen vakaların tanı ve takip süreci ise multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Çalışmamızın amacı, anormal terminal ileum mukozası olan bireyleri retrospektif olarak inceleyerek, tedavi gerektiren spesifik hastalıklar tanısı alanların ortak özelliklerini bulmak ve semptomsuz kişilerde anormal ileal görünümü olanların klinik önemini belirlemektir. Ünitemizde 2015 ile 2019 arasında ileokolonoskopi yapılanlardan 469 kişi çalışmaya dahil edildi. Toplamda 50 hastaya spesifik tedavi gerektiren ileal hastalık tanımlanmıştır. Hasta olan grup ile diğerleri arasında yaş ve cinsiyet açısından bir fark yoktur. Semptoma göre karın ağrısı grubunda (%17,6) ve karın ağrısı ile kronik ishal birlikteliği olan grupta (%11,3) diğer gruplara göre hastalık sıklığının daha fazla olduğu görüldü (p<0,001). Asemptomik vakalarda ise tedavi gerektirecek spesifik bir ileit tanısı koyulmadı. Makroskopik olarak aftöz ülser görülen veya lineer derin-ülser ya da striktür görülenlerde hastalık sıklığının ödemli-nodüler görünüm olanlara göre anlamlı oranda yüksek tespit edildi (p<0,001). Mikroskopik olarak da hastalık oranı aktif ileiti olanlarda %34,5, kronik ileitlilerde %50 bulundu. Radyolojik çalışma (MR veya BT) yapılan 83 kişiden anlamlı bulgulara sahip 29 kişiden 20'sine (%69) CH tanısı koyuldu (P<0,001). Labaratuvar bulguları açısından hasta olanları tahmin etmede CRP ve fekal kalprotektin tanısına katkı sağlama açısından kullanışlı gözükmektedir. Tüm tetkiklere rağmen anormal ileal görünümü olan vakaların ancak %27,5'sinde etyolojik sebep bulunabilmiştir. Anahtar Kelimeler : Terminal ileum, ileoskopi, ileit, crohn hastalığı, aftöz ülser.
During colonoscopic examination, ileal intubation is becoming increasingly valuable, especially in patients with suspected inflammatory bowel disease (IBD). The diagnosis of cases with abnormal terminal ileum appearance, which is frequently encountered in daily practice, requires a multidisciplinary approach. The aim of our study was to retrospectively analyze individuals with abnormal terminal ileum mucosa to find the common characteristics of those diagnosed with specific diseases requiring treatment and to determine the clinical importance of those with abnormal ileal appearance among asymptomatic individuals. 469 people who underwent ileocolonoscopy in our unit between 2015 and 2019 were included in the study. Ileal diseases requiring specific treatment were defined in a total of 50 patients. There is no difference in age and gender between the have disease and the others. It was observed that the frequency of the disease was higher in the abdominal pain group (17.6%) and in the group with abdominal pain and chronic diarrhea (11.3%) compared to the other groups (p <0.001). In asymptomatic cases, no specific diagnosis of ileitis requiring treatment was made. Patients with macroscopically aphthous ulcer or linear deep-ulcer or stricture were found to have significantly higher disease frequency than those with edematous-nodular appearance (p <0.001). Microscopically, the disease rate was 34.5% in patients with active ileitis and 50% in patients with chronic ileitis. Of the 83 people who underwent radiological study (MRI or CT), 20 (69%) of 29 people with meaningful findings were diagnosed with CD (P <0.001). CRP and fecal calprotectin appear to be useful laboratory data in predicting those who are sick. Despite all examinations, an etiological cause could be found in only 27.5% of cases with abnormal ileal appearance. Keywords : Terminal ileum, ileoscopy, ileitis, Crohn's disease, aphthous ulcer.