<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi</title>
<link href="http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/16610" rel="alternate"/>
<subtitle>Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisini içerir.</subtitle>
<id>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/16610</id>
<updated>2026-04-22T02:27:11Z</updated>
<dc:date>2026-04-22T02:27:11Z</dc:date>
<entry>
<title>BODRUM VE FETHİYE İLÇELERİ ARASINDAKİ BÖLGENİN b-DEĞERLERİNİN UZAYSAL ANALİZİ, GÜNEYBATI ANADOLU, TÜRKİYE</title>
<link href="http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96156" rel="alternate"/>
<author>
<name/>
</author>
<id>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96156</id>
<updated>2022-05-10T10:56:49Z</updated>
<summary type="text">BODRUM VE FETHİYE İLÇELERİ ARASINDAKİ BÖLGENİN b-DEĞERLERİNİN UZAYSAL ANALİZİ, GÜNEYBATI ANADOLU, TÜRKİYE; THE SPATIAL ANALYSIS OF b-VALUES OF THE AREA BETWEEN BODRUM AND FETHIYE DISTRICTS, THE SOUTH-WESTERN ANATOLIA, TURKEY
Herhangi bir bölgenin deprem veri setinde verilen bir büyüklüğün frekans dağılımı olan b-değerinin değişiminin tahmini, o bölgenin tektonik mekanizmasının yorumlanması ve sismik tehlike değerlendirmesi için önemli bir parametredir. Gerilme ile b-değeri arasında ters korelasyon bulunmaktadır. Magnitüd-frekans ilişkisi, iyi bilinen Gutenberg-Richter ilişkisi ile tanımlanır. Bu makalenin amacı, Bodrum ve Fethiye ilçeleri arasındaki bölgenin (GB Anadolu, Türkiye) yakın zamandaki sismisitesini araştırmaktır. Bu çalışmada 2004-2020 yılları arasında magnitüdü (Ml) 2&amp;#039;den büyük toplam 27357 deprem verisi kullanılmıştır Depremlerin büyük çoğunluğunun odak derinlikleri 0 ile 33 km arasında yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada, Gutenberg-Richter ilişkisindeki b-değeri, maksimum likelihood yöntemiyle hesaplanmıştır. Hesaplanan b-değerleri çalışma bölgesinde 0.5 ile 2 arasında değişmektedir. Daha düşük b değerleri (0.5-1) çalışma alanının GD&amp;#039;sunda (esas olarak Beydağları birimi) yer alırken, batı-doğu yönelimli yüksek değerler (1-2) fay zonları boyunca yer almaktadır. Çalışma alanındaki en yüksek b değerleri muhtemelen kırılgan alt-orta kabuk, termal rejim, normal faylar ve bu faylarla sınırlanan genç havzalarla ilgilidir.; The estimation of the variation of the b-value, which is frequency distribution of a magnitude given in an earthquake data set of any region, is important parameter for interpretation of tectonic mechanism and seismic hazard assessment of that region. There is an inverse correlation between stress and b-value. The magnitude-frequency relationship is described by the well-known the Gutenberg-Richter relationship. The purpose of this paper is to investigate the recent seismicity of the region between the Bodrum and Fethiye, the south-western Anatolia in Turkey. A total of 27357 earthquake data is taken into account in this study in the period between 2004 to 2020 with magnitude (Ml) larger than 2. The majority of focal depths of earthquakes are concentrated between 0 and 33 km. The b-value in the Gutenberg-Richter relationship was estimated by the maximum likelihood method in this study.  The estimated b-values range between 0.5 and 2 in the study region. While the lower b-values (0.5-1) are located at the SE of the study area (mainly the Beydağları unit), higher values (1-2) are trending on the west-east direction along the fault zones. The highest b-values in the study area are possibly related with the brittle lower-mid crust, thermal regime, normal faults and young basins bounded by these faults.
</summary>
</entry>
<entry>
<title>KIRMIZI PANCAR UNUNUN GLUTENSİZ BİSKÜVİ ÜRETİMİNDE KULLANILMASI</title>
<link href="http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96154" rel="alternate"/>
<author>
<name/>
</author>
<id>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96154</id>
<updated>2022-05-10T10:56:49Z</updated>
<summary type="text">KIRMIZI PANCAR UNUNUN GLUTENSİZ BİSKÜVİ ÜRETİMİNDE KULLANILMASI; USAGE OF RED BEET FLOUR FOR GLUTEN FREE BISCUIT PRODUCTION
Glutensiz unlu mamullerin teknolojik ve beslenme kalitesi genellikle düşüktür. Bu nedenle, formülasyonlarında kullanılmak üzere alternatif katkı maddeleri arayışı halen devam etmektedir. Bu çalışmada, kırmızı pancar tozu (KPT) çölyak diyetini çeşitlendirmek ve zenginleştirmek için glutensiz bisküvi üretiminde kullanılmıştır. Patates nişastası, mısır nişastası, nohut unu, mısır unu ve pirinç unundan hazırlanan glutensiz un formülasyonuna KPT yer değiştirme prensibine göre %5, 10 ve %15 oranlarında ilave edilmiştir. 100g glutensiz un formülasyonu ile üretilen bisküviler ise kontrol numunesi olarak kullanılmıştır. Kontrolle karşılaştırıldığında, KPT ilaveli glutensiz bisküvilerin daha yüksek diyet lif, kül ve protein içerdiği belirlenmiştir. % 15 oranında KPT eklendiğinde, diyet lifi içeriği % 300 artış göstermiştir. KPT’nin tüm ikame seviyelerindeki glutensiz bisküvi örnekleri, kontrol gruba benzer su aktivitesi, pH ve yağ özellikler göstermiştir. Yayılma oranı, kontrol numunelerine benzer bulunmakla birlikte KPT içeren glutensiz bisküvilerin sertliği önemli ölçüde daha yüksek bulunmuştur. Glutensiz bisküvilerin duyusal değerlendirmesinin sonuçları incelendiğinde KPT ilavesinin bisküvilerde; görünüm, doku, tat, koku ve genel kabul edilebilirlikte önemli bir farka yol açmadığı belirlenmiştir, tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde, kabul edilebilir kalitede ve yüksek beslenme özelliğine sahip glutensiz bisküvi üretimi için, formülasyonda %15 oranına kadar KPT kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.; Technological and nutritional qualities of gluten-free bakery products are generally low. Therefore, the search for alternative additives for use in their formulations is still ongoing. In this study, red beet flour (RBF) was used to produce gluten-free cookies (GFCs) in order to diversify and enrich celiac diet. The RBF was used to replace, 5, 10 and 15 g/100 g of gluten free flour formulations (GFF) which is prepared from potato starch, corn starch, chickpea flour, corn flour and rice flour. Cookie from 100 g/100 g GFF was served as a control sample. As compared to control, GFCs replaced with RBF were showed higher dietary fiber, ash and protein content. When RBF was added at 15%, the content of dietary fiber was increased by 300%. The spread ratio was found similar to control samples but hardness of RBF containing GFCs were found significantly higher. The results of the sensory evaluation of GFCs were showed that RBF addition was led to no significant difference in appearance, texture, taste, odor, flavor and overall acceptability and a slight decrease in purchasing intent of 15 %RBF replacement level as evaluated by trained panelists. When all the results are evaluated together, GFCS with acceptable quality and improved nutrition could be prepared from RBF.
</summary>
</entry>
<entry>
<title>ESTIMATION OF THE MAXIMUM BENDING MOMENT OF CANTILEVER SHEET PILE WALLS BY USING MULTIPLE LINEAR REGRESSION ANALYSIS</title>
<link href="http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96155" rel="alternate"/>
<author>
<name/>
</author>
<id>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96155</id>
<updated>2022-05-10T10:56:49Z</updated>
<summary type="text">ESTIMATION OF THE MAXIMUM BENDING MOMENT OF CANTILEVER SHEET PILE WALLS BY USING MULTIPLE LINEAR REGRESSION ANALYSIS; KONSOL PALPLANŞ DUVARLARIN MAKSİMUM EĞİLME MOMENTİNİN ÇOKLU LİNEER REGRESYON ANALİZİ İLE TAHMİNİ
Sheet pile walls are flexible retaining structures that are used to hold the horizontal soil pressures behind them, especially in situations that cause stress changes such as excavation. They are divided into two as cantilever and externally supported. Cantilever walls are used in excavations with a maximum depth of 6 meters and are supported by anchors in excavations deeper than this. Some of the values to be calculated in the design of cantilever sheet pile walls are the embedment depth and the maximum bending moment that(Mmax) will occur in the cross-section of the wall. There are various approaches in analytical methods that have complex calculation steps such as determining earth pressures, solving second and third-order equations. In this study, the Mmax that will occur in the cross-section of a cantilever sheet pile wall penetrates in the sand is estimated by the expressions obtained with the help of multiple linear regression(MLR) analysis. The results showed that the Mmax may not be achieved by only MLR models but with the help of polynomial equations.; Palplanş duvarlar, özellikle kazı gibi gerilme değişikliklerine neden olan durumlarda, yatay zemin basınçlarını arkalarında tutmak için kullanılan esnek istinat yapılarıdır. Temel olarak konsol ve dış destekli olarak ikiye ayrılırlar. Maksimum 6 metre derinliğe sahip kazılarda konsol duvarlar kullanılır ve bundan daha derin kazılarda ankrajlarla desteklenir. Konsol palplanş duvarların tasarımında hesaplanacak değerlerden bazıları gömme derinliği ve duvar kesitinde oluşacak maksimum eğilme momentidir. Toprak basınçlarının belirlenmesi ve ikinci ve üçüncü mertebeden denklemlerin çözülmesi gibi karmaşık hesaplama adımlarına sahip analitik yöntemler için çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu çalışmada, yapılacak bir kazı nedeniyle kuma gömülü bir konsol palplanş duvarın kesitinde oluşacak maksimum eğilme momenti, çoklu lineer regresyon analizi yardımıyla elde edilen ifadelerle tahmin edilmeye çalışılmıştır. Sonuçlar, sadece lineer regresyon modellerinin yardımı ile değil ancak tahmin sonuçlarının polinom ifadeler yardımıyla iyileştirilmesi sonucunda tatmin edici derecede başarılı tahmin edilebileceğini göstermiştir.
</summary>
</entry>
<entry>
<title>BULANIK MANTIK MODELLEMESİ İLE TAŞINMAZ DEĞERLEMEYE FARKLI BİR BAKIŞ</title>
<link href="http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96157" rel="alternate"/>
<author>
<name/>
</author>
<id>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96157</id>
<updated>2022-05-10T10:56:49Z</updated>
<summary type="text">BULANIK MANTIK MODELLEMESİ İLE TAŞINMAZ DEĞERLEMEYE FARKLI BİR BAKIŞ; A DIFFERENT PERSPECTIVE TO REAL ESTATE VALUATION WITH FUZZY LOGIC MODELING
Bu çalışmada taşınmaz değerlemede bulanık mantık modellemesinin uygulanabilirliğinin ve hazırlanan veri setindeki değişkenlerin azaltılmasının yöntem üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Araştırma sahası olarak İzmir ili muhtelif ilçelerinde 120 tane bağımsız bölümün değerleme raporu kullanılmıştır. Değişkenler seçilirken, zaman ve ekonomik açıdan kazanım sağlanması, bürokratik işlemlerin en aza indirilmesi göz önünde bulundurulmuştur. Bu kapsamda değişkenlere nitelik azaltma işlemi uygulanmış olup, en az değişken ile istatistiksel olarak en başarılı veri setine ulaşılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler taşınmaz değerlemede, bulanık mantık modellemesinin daha hızlı ve düşük hata payı ile tahminde bulunduğunu göstermektedir. Çalışmanın bulguları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; nitelik azaltma işlemi kullanılarak, bulanık mantık modellemesinin taşınmaz değerlemede alternatif bir yöntem olarak kullanılabileceği düşünülmektedir.; The aim of the study is to investigate the feasibility of fuzzy logic modeling in real estate valuation and the effects of reducing the variables in the prepared data set. The data set is consisted of 120 valuation reports prepared for buildings located in various districts of Izmir. In the selection of variables for the model, saving time and economic sources, minimizing bureaucratic procedures are taken in consideration. In this context, a quality reduction process was applied to the variables and statistically the most accurate model with minimum variables was tested. Statistical analyzes showed that, fuzzy logic modeling predicts the value of real estates faster and with lower margin of error. The results of the study indicated that quality reduction with fuzzy logic modeling can be an alternative method in real estate valuation processes.
</summary>
</entry>
</feed>
