<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Art-e Sanat Dergisi</title>
<link>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/16609</link>
<description>Art-e Sanat Dergisini içerir.</description>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 05:36:16 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-23T05:36:16Z</dc:date>
<item>
<title>Batı Sanatında Divanda Uzanmış Beden İmgesi</title>
<link>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104058</link>
<description>Batı Sanatında Divanda Uzanmış Beden İmgesi
Antik Yunan’dan günümüze dek pek çok formda üretilmiş olan  “Divanda uzanmış Beden” betimlemesi görsel hafızamızda oldukça geniş bir yere sahiptir. Araştırma kapsamında, Avrupa düşün ve sanat tarihi mekânsal ve dinsel dönüşümler çerçevesinde incelenmiş, elde edilen teorik veriler ve mekânı divana, bedeni nüye bağlayan sanatsal üretimler aracılığı ile “Divanda Beden” imgesinin postmodern dönem öncesi sanata yansımaları incelenmiştir. Sanat tarihi okumaları ve daha dar perspektifte “Hristiyanlık öncesi ve sonrası toplum” araştırmalarında karşımıza sıkça çıkan bu betimlemenin, bedenin ve uzamın geçirdiği dönüşümden bağımsız ele alınamayacağı bulgusuna ulaşılmıştır. “Beden ve çıplaklık”, “uzanma ve divan” kavramlarını birlikte düşündüğümüz noktada, kutsal beden, günahkâr beden, çıplaklık, kadının konumu ve özel alanın kavranışındaki değişimler üzerinde durulması gereken mecburi duraklar olmuştur.  Araştırma, karikatürize edilerek psikanaliz yatağı imgesine indirgenmiş olan divanın, farklı bir bakış açısıyla, sanatsal üretimde  “Bedeni odaklayan uzam” olarak kullanımına dair sanat literatürüne bir yorum sunmayı hedeflemektedir.
</description>
<guid isPermaLink="false">http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104058</guid>
</item>
<item>
<title>Sahip Olduğu Teknolojisi Bağlamında Dijital Sanatın Özellikleri</title>
<link>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104059</link>
<description>Sahip Olduğu Teknolojisi Bağlamında Dijital Sanatın Özellikleri; About Digital Art
Dijital sanatın özelliklerinden biri bilginin yani verinin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve sunulması için bilgisayar ortamında algoritmalar kullanan elektronik tabanlı teknolojiye “bağımlı” olmasıdır. Ancak, yaşadığımız çağın genel karakteristiğini oluşturan ve hızla gelişen bilişim teknolojisinin getirileri göz önünde bulundurulduğunda söz konusu bağımlılığın çok da kısıtlayıcı olmadığı söylenebilir. Hızla gelişen, kullanımı giderek her alana yayılan ve yeni bir kültürel yapının oluşmasına olanak sağlayan dijital teknolojiler mevcut sanat üretimlerine malzeme, teknik ve yöntem olarak yeni olasılıklar kazandırmaktadır. Bunların yanı sıra sanat üretimlerinin kavramsal altyapılarını zenginleştirip geleneksel sanat formlarının kapsamını genişleterek, dijital sanatın bu kapsamın sınırlarını aşarak kendine ait özerk bir alana sahip olmasına yol açar.Dijital sanata dair bir değerlendirme niteliğinde olan bu çalışma; yaratım sürecinde donanım ve yazılıma bağımlı olmasından ve aynı zamanda bu teknolojilerle aynı yapısal özellikleri taşımasından ötürü, dijital sanatın günümüz sanatına getirdiği yeni olasılıkları, dijital sanatın özelliklerini barındıran teknolojisi üzerinden örneklerle incelemeyi amaçlamaktadır.; One of the characteristics of digital art is its dependence on electronic-based technology that uses computer algorithms to obtain, store, process and present information or data. However, considering the benefits of rapidly developing information technology, which is the general characteristic of the age we live in, it can be said that this dependency is not very restrictive. Digital technologies, which develop rapidly, are increasingly used in every field, and enable the formation of a new cultural structure, bring new possibilities to existing art productions in terms of materials, techniques and methods. In addition, by enriching the conceptual basis of art productions and expanding the scope of traditional art forms, it causes digital art to have its own autonomous field by exceeding the limits of this scope.This assessment of digital art aims to examine the new possibilities that digital art brings to contemporary art, as well as its structural features, through examples based on the technology that embodies the characteristics of digital art, owing to its dependence on hardware and software in the creative process.
</description>
<guid isPermaLink="false">http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104059</guid>
</item>
<item>
<title>THE PHENOLOMONOLIGICAL AND HERMENEUTICAL ANALYSIS OF THE FILM “THREE COLORS: BLUE”</title>
<link>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104055</link>
<description>THE PHENOLOMONOLIGICAL AND HERMENEUTICAL ANALYSIS OF THE FILM “THREE COLORS: BLUE”; Üç Renk: Mavi (1993) Filminin Fenomenolojik, Hermeneutik ve Görsel Analizi
Cinema is one of the most efficient means of expression which can meet the needs and expectations of the modern era. In this research, the phenomenological and hermeneutical analysis of the film “Three Colors: Blue” by the Polish director Krzysztof Kieslowski, who is regarded as “the cinematic poet” and whose cinema’s essence is visuality, is carried out from philosophical and visual viewpoints. In this paper, how the symbolical elements are used as a means of creating aesthetics and meaning in this particular film is examined and evaluated. This research is a descriptive survey model as it aims to depict the existing situation. In the film which focuses on people’s pursuit of meaning and freedom in their individual lives, the transition of Lucy from nothingness, which she experiences by pushing the limits of reality, to her finding a meaning in her life and her transformation is portrayed. Throughout the film, the metaphors are found to be used in accordance with the content and they signify specific layers of expression. In the film, image, color and music act like movie actors.  The director expresses Julie’s past, memories and pursuit of happiness by using scenes in which the color blue is dominant and strengthens that expression by placing blue objects in the film. The music of Zbigniew Priesner is in line with the tone of the movie and it reinforces the meaning.; Sinema, modern dönemin görsel ve işitsel ihtiyaçlarına cevap verebilen en etkili anlatı araçlarından biridir. Bu araştırmada; sinemanın şairi olarak kabul edilen, sinemasının esası görsellik olan Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieslowski’nin “Üç Renk: Mavi” filminin önce felsefi sonra görsel açıdan, fenomenolojik ve hermeneutik analizi yapılmıştır. Bu çalışmada Mavi filmi özelinde estetik ve anlam yaratma aracı olarak sembolik öğelerin nasıl kullanıldığı incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırma, var olan durumu belirlemeye yönelik olduğundan “betimsel tarama” modelindedir. İnsanların bireysel hayatlarındaki anlam ve özgürlük arayışlarına odaklanan filmde, Julie’nin, dünyada gerçekliğin sınırlarını zorlayarak yaşadığı hiçlikten, hayatına anlam bulma durumuna geçişi ve dönüşümü anlatılmaktadır. Filmde; görsel unsurların içeriğe göre seçildiği/kullanıldığı ve belirli anlamsal göndermelerde bulunduğu görülmüştür. Kieslowski; imge, renk ve müziği oyuncu olarak filmine dahil etmiştir. Yönetmen; Julie’nin geçmişini, anılarını, özgürlük arayışını mavi rengin baskın olduğu planlar kullanarak anlatmış ve yine mavi objeleri filmin içine yerleştirerek bu anlatımı kuvvetlendirmiştir. Zbigniew Preisner’in yaptığı müzikler filmin tonuna uyum sağlamış ve anlamı oldukça güçlü kılmıştır.
</description>
<guid isPermaLink="false">http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104055</guid>
</item>
<item>
<title>DIGITAL ARTS MUSEUM ON THE CONTEXT OF RELATIONSHIP BETWEEN DIGITAL ARTS AND ARCHITECTURAL SPACE</title>
<link>http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104053</link>
<description>DIGITAL ARTS MUSEUM ON THE CONTEXT OF RELATIONSHIP BETWEEN DIGITAL ARTS AND ARCHITECTURAL SPACE; Dijital Sanat - Fiziki Mekân İlişkisi Bağlamında Dijital Sanat Müzeleri
This study examines the relationship between the digital arts and the architectural space in the context of the act of exhibiting through Digital Art Museums. Within the scope of the study, seven examples of Digital Art Museums that have served or will serve between 2016-2024 have been examined. These museums are discussed under the titles of their relationship with the architectural space, their infrastructure facilities, their secondary functions and work-artist selection processes. As a result of the research, the similarities and differences between these museums are presented. The seven examples examined are similar in terms of their relationship with the architectural space, technological infrastructure possibilities and secondary functions with commercial benefits. On the other hand, there are important differences in terms of their place in the city and the selection process of the work-artist. In this framework, the first data on the grouping of Digital Art Museums are presented within the scope of the study.; Bu çalışma, dijital ile fiziksel olanın ilişkisini Dijital Sanat Müzeleri üzerinden sergileme eylemi bağlamında ele almaktadır. Dijital Sanat Müzeleri, dijital eserin fiziksel mekânda sergilenmesi ile 21. yüzyılda ortaya çıkan yeni bir mimari yapı türüdür. Çalışma kapsamında 2016-2024 yılları arasında hizmet vermiş ya da verecek olan yedi Dijital Sanat Müzesi örneği incelenmiştir. Örneklem alanında yer alan kurumlar, mekân seçimi ve kullanımı, sunulan alt yapı olanakları, sunulan ikincil işlevler ve eser-sanatçı belirleme süreçleri başlıkları altında tartışılmaktadır. Elde edilen veriler doğrultusunda, benzerlikler ve farklar ortaya konmuştur. Geleneksel sanat müzelerinin nitelikleri de göz önünde tutularak karşılaştırmalı çıkarımlar sunulmaktadır. Bu bağlamda incelenen yedi örnek uygulama, mekân kurgusu, teknolojik alt yapı olanakları ile ilişkisi ve ticari getirisi olan ikincil işlev barındırma konularında benzerlik göstermektedir. Diğer taraftan, kent içindeki konum tercihleri ve eser ya da sanatçı seçim süreçleri bağlamında belirleyici farkları söz konusudur. Bu doğrultuda çalışma kapsamında Dijital Sanat Müzelerinin gruplandırılmasına yönelik ilk veriler de ortaya konmaktadır.
</description>
<guid isPermaLink="false">http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/104053</guid>
</item>
</channel>
</rss>
