DSpace Repository

Fa'al aklın ontolojik ve epistemolojik değeri = Ontological and epistemological value of active intelligence /

Show simple item record

dc.creator Başak, Fatih, 1988- author 208163
dc.creator Toksöz, Hatice, 1977- thesis advisor 17108
dc.creator Süleyman Demirel Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı. issuing body 10370
dc.date 2019.
dc.identifier http://tez.sdu.edu.tr/Tezler/TS03508.pdf
dc.description Bu çalışma "Faal Aklın Ontolojik ve Epistemolojik Değeri" başlığı altında Fârâbî'nin faal akla yüklediği anlamın ontolojik ve epistemolojik açıdan değerlendirilmesini içermektedir. Faal aklın Fârâbî'nin felsefesinden çok önce ortaya çıktığı bilinmektedir. Fârâbî'nin sisteminde ise Faal Akıl hem suret veren bir ilke hem de insanî ve ilahi bilginin kaynağıdır. Fârâbî'nin felsefesinde Faal Akıl, sudûr teorisi çerçevesinde ortaya koyduğu ay üstü âlemdeki göksel akılların sonuncusudur. Filozofun varlık hiyerarşisine göre Faal Akıl, ay altı âleminin varlıklarının suretlerini veren ilkedir. Ayrıca Faal akıl, varlıklar içerisinde en değerli olan insanın nefsi üzerinde bir takım etkilerde bulunarak insanın bilgi edinmesinin önünü açar. Ruhen ve bedenen yetkinliğini tamamlayan insan, Faal Akıl'dan gelecek bilgileri almak için hazır hale gelir. Ayrıca Faal Akıl, vahyi bilginin kaynağıdır. Dolayısıyla Fârâbî, Faal Akıl'dan filozofa ya da peygambere gelen bilgilerin tek bir kaynaktan geldiği kabulündedir. Farabi'nin erdemli şehir teorisinin hayata geçirilmesi filozof ya da peygamber fark etmeksizin tek kaynaktan gelen bilgilerin somutlaştırılması neticesinde mümkün olacaktır. Öte yandan Fârâbî'nin nübüvvete farklı bir değer atfetmekle birlikte filozof ile nübüvvetin bilgi kaynağının aynı olduğunu savunması, akıl ile vahyin uzlaştırılmaya çalışılması şeklinde okunabilir. Anahtar kelimeler: Faal Akıl, Sudûr, İttisal, Müstefâd Akıl, Peygamber.
dc.description This thesis includes the ontological and epistemological evaluation of the meaning attributed to the active intellect by Fârâbî under the title of "Ontological and Epistemological Value of Active Intelligence". It is known that the Active Intelligence emerged long before Fârâbî's philosophy. In Fârâbî's system, Active Intelligence is both as well as being a surrogate principle and the source of human and divine knowledge. In Fârâbî's philosophy, Active Intelligence is the last of the celestial intelligences in the sub-world in his emanative scheme. According to the existence hierarchy of philosopher, Active Intelligence is the principle that gives the copies of the assets of the supra-upper world. Also the Active Intelligence paves the way for human knowledge by having some impacts on the self of the person who is the most valuable of all beings. After the person who has completed his or her competence in spirit and body is ready to receive information from the active mind, the Active Intelligence is said as the common source of both revelation and human knowledge as a result of the human acceptance of the information that comes in the state of dissolution. For Fârâbî acknowledges that the information coming from the Active Intelligence to the philosopher or the prophet comes from a single source. The realization of Farabi's virtuous city theory will be possible as a result of embodiment of information from one source, regardless of the philosopher or prophet. On the other hand, Fârâbî's argument that the source of knowledge of the philosopher and the nubuwwah is the same, while attaining a different value to the nubuwwah, can be read as an attempt to reconcile the mind and the revelation. Keywords: Active Intelligence, Emanation, Liaison, Acquired Mind, Prophet
dc.description Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, 2019.
dc.description Kaynakça var.
dc.description Bu çalışma "Faal Aklın Ontolojik ve Epistemolojik Değeri" başlığı altında Fârâbî'nin faal akla yüklediği anlamın ontolojik ve epistemolojik açıdan değerlendirilmesini içermektedir. Faal aklın Fârâbî'nin felsefesinden çok önce ortaya çıktığı bilinmektedir. Fârâbî'nin sisteminde ise Faal Akıl hem suret veren bir ilke hem de insanî ve ilahi bilginin kaynağıdır. Fârâbî'nin felsefesinde Faal Akıl, sudûr teorisi çerçevesinde ortaya koyduğu ay üstü âlemdeki göksel akılların sonuncusudur. Filozofun varlık hiyerarşisine göre Faal Akıl, ay altı âleminin varlıklarının suretlerini veren ilkedir. Ayrıca Faal akıl, varlıklar içerisinde en değerli olan insanın nefsi üzerinde bir takım etkilerde bulunarak insanın bilgi edinmesinin önünü açar. Ruhen ve bedenen yetkinliğini tamamlayan insan, Faal Akıl'dan gelecek bilgileri almak için hazır hale gelir. Ayrıca Faal Akıl, vahyi bilginin kaynağıdır. Dolayısıyla Fârâbî, Faal Akıl'dan filozofa ya da peygambere gelen bilgilerin tek bir kaynaktan geldiği kabulündedir. Farabi'nin erdemli şehir teorisinin hayata geçirilmesi filozof ya da peygamber fark etmeksizin tek kaynaktan gelen bilgilerin somutlaştırılması neticesinde mümkün olacaktır. Öte yandan Fârâbî'nin nübüvvete farklı bir değer atfetmekle birlikte filozof ile nübüvvetin bilgi kaynağının aynı olduğunu savunması, akıl ile vahyin uzlaştırılmaya çalışılması şeklinde okunabilir. Anahtar kelimeler: Faal Akıl, Sudûr, İttisal, Müstefâd Akıl, Peygamber.
dc.description This thesis includes the ontological and epistemological evaluation of the meaning attributed to the active intellect by Fârâbî under the title of "Ontological and Epistemological Value of Active Intelligence". It is known that the Active Intelligence emerged long before Fârâbî's philosophy. In Fârâbî's system, Active Intelligence is both as well as being a surrogate principle and the source of human and divine knowledge. In Fârâbî's philosophy, Active Intelligence is the last of the celestial intelligences in the sub-world in his emanative scheme. According to the existence hierarchy of philosopher, Active Intelligence is the principle that gives the copies of the assets of the supra-upper world. Also the Active Intelligence paves the way for human knowledge by having some impacts on the self of the person who is the most valuable of all beings. After the person who has completed his or her competence in spirit and body is ready to receive information from the active mind, the Active Intelligence is said as the common source of both revelation and human knowledge as a result of the human acceptance of the information that comes in the state of dissolution. For Fârâbî acknowledges that the information coming from the Active Intelligence to the philosopher or the prophet comes from a single source. The realization of Farabi's virtuous city theory will be possible as a result of embodiment of information from one source, regardless of the philosopher or prophet. On the other hand, Fârâbî's argument that the source of knowledge of the philosopher and the nubuwwah is the same, while attaining a different value to the nubuwwah, can be read as an attempt to reconcile the mind and the revelation. Keywords: Active Intelligence, Emanation, Liaison, Acquired Mind, Prophet
dc.language tur
dc.publisher Isparta : Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,
dc.subject Süleyman Demirel Üniversitesi
dc.title Fa'al aklın ontolojik ve epistemolojik değeri = Ontological and epistemological value of active intelligence /
dc.type text


Files in this item

Files Size Format View

There are no files associated with this item.

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record

Search DSpace


Browse

My Account