Spinal Anestezi Uygulanan Hastalarda Gelişen Postdural Ponksiyon Baş Ağrısı İnsidansı, Predispozan Etkenlerin İncelenmesi ve Uygulanan Tedavinin Değerlendirilmesi Postdural ponksiyon baş ağrısı (PDBA), spinal anestezi sonrasında hasta mobilizasyonunun gecikmesine, taburculuğun ertelenmesine, tekrar hastaneye kabulün artmasına ve morbiditeye neden olabilir. Amacımız spinal anestezi işlemi sonrası gelişen postdural ponksiyon baş ağrısının sıklığı, predispozan etkenlerin ve uygulanan tedavilerin incelenmesidir. Elektif cerrahi ve spinal anestezi planlanan 18 yaş ve üzeri, ASA risk skoru I/II/III olan 399 hasta etik kurul onayı alınarak çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, ek hastalık durumu, baş ağrısı öyküsü, ameliyat türü ve ASA skoru sorgulandı. Spinal anestezi uygulama teknikleri, kullanılan iğne ve lokal anestezik ajan özellikleri, uygulayan hekimin deneyimi, uygulamaya ve hastaya ilişkin faktörler kaydedildi. Hastalar postoperatif dönemde taburcu olana kadar hastane cerrahi servisinde, taburculuk sonrası 3. ve 7. günlerde telefonla aranarak takip edildi. Hastaların mobilize edilme zamanı, hastanede kalış süresi ve verilen sıvı miktarı takip edildi. Baş ağrısı gelişen hastalara uygulanan tedavi protokolleri ve tedavi başarısı incelendi. Postdural ponksiyon baş ağrısının insidansı %31,1 saptandı. Genç yaş, kadın cinsiyet, obstetrik hasta grubu, çoklu lomber ponksiyon girişimi ve paramedian girişimin bulunması predispozan etkenler olarak saptandı. Ek hastalık mevcudiyeti, hipertansiyon varlığı ve baş ağrısı öyküsü PDBA azaltan etkenler olarak saptandı (p<0.05). Vücut kitle indeksi, iğne çapı, lokal anestezik barisitesi, kullanılan adjuvan ilaçlar, işlem yapılma pozisyonu, girişim seviyesi ve uygulayıcı deneyimi ile PDBA arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmedi (p>0.05). Başarısız nöroaksiyel işlemlerin deneyimli uygulayıcıya yönlendirilmesi deneyim ile PDBA ilişkisinin olmamasına sebep oldu. PDBA tanısı alan hastalara konservatif, farmakolojik tedavilerin uygulandığı ve genellikle başarı ile sonuçlandığı görüldü. Tedavilere yanıt alınamaması nedeniyle sadece bir hastada epidural kan yaması uygulaması planlandı ancak hastanın reddetmesi nedeniyle gerçekleştirilemedi. PDBA gözlenen 124 hastanın 119'unun (%95,9) etkin tedavi aldığı gözlendi. Postdural ponksiyon baş ağrısı risk faktörlerinin iyi anlaşılmasıyla birlikte, klinisyenlerin spinal anestezi uygularken dikkatli olmaları önemlidir. Her nöroaksiyel girişimden sonra hastaların uygulayıcı tarafından sıkı takip edilmesi, postdural ponksiyon baş ağrısı konusunda eğitilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler : Postdural ponksiyon baş ağrısı, Spinal anestezi, Epidural kan yaması, Nöroaksiyel anestezi.
Evaluation of Postdural Puncture Headache, Predisposing Factors and Management In Patients Undergoing Spinal Anaesthesia Postdural puncture headache (PDPH) can lead to impaired patient mobilisation, delayed discharge, increased readmission and morbidity. The aim of this study was to investigate the incidence, predisposing factors and treatment of postdural puncture headache after spinal anaesthesia. After ethics committee approval, 399 patients aged 18 years and older, ASA I/II/III, scheduled for elective surgery under spinal anaesthesia were enrolled. Patient demographics, comorbidities, history of headache, type of surgery, spinal anesthesia application technique, needle and local anesthetic characteristics, practitioner experience, application or patient-related factors were recorded. Patients were followed up in the ward until discharge in the postoperative period and on the 3rd and 7th day after discharge by telephone. Mobilisation time, length of hospital stay and amount of fluid given were also recorded. Treatment protocols used in patients who developed PDPH and treatment success were analysed. The incidence of postdural puncture headache was %31,1. Predisposing factors for PDPH included younger age, female gender, co-morbidity, hypertension, previous history of headache, obstetric patients, multiple lumbar punctures and paramedian intervention (p<0.05). No significant relationship was observed between body mass index, needle diameter, local anaesthetic baricity, adjuvants used, procedure position, level of intervention and practitioner experience with PDPH (p>0.05). Referring unsuccessful neuraxial procedures to experienced practitioners resulted in no association between experience and PDPH. It was observed that conservative, pharmacological treatments were applied to patients diagnosed with PDPH and usually resulted in success. epidural blood patch application was planned in only one patient because of lack of response to treatments, but it was not performed due to the patient's refusal. Treatment was successful in 119 (%95.9) of 124 patients with PDPH. With a better understanding of the risk factors for PDPH, it is important for clinicians to be careful when administering spinal anesthesia. We believe that patients should be closely followed up after each neuraxial intervention in order not to delay the treatments to be applied and for early diagnosis. Keywords : Postdural puncture headache, Spinal anesthesia, Epidural blood patch, Neuraxial anesthesia.
Tez (Tıpta Uzmanlık -PhD) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, 2024.
Kaynakça var.
Spinal Anestezi Uygulanan Hastalarda Gelişen Postdural Ponksiyon Baş Ağrısı İnsidansı, Predispozan Etkenlerin İncelenmesi ve Uygulanan Tedavinin Değerlendirilmesi Postdural ponksiyon baş ağrısı (PDBA), spinal anestezi sonrasında hasta mobilizasyonunun gecikmesine, taburculuğun ertelenmesine, tekrar hastaneye kabulün artmasına ve morbiditeye neden olabilir. Amacımız spinal anestezi işlemi sonrası gelişen postdural ponksiyon baş ağrısının sıklığı, predispozan etkenlerin ve uygulanan tedavilerin incelenmesidir. Elektif cerrahi ve spinal anestezi planlanan 18 yaş ve üzeri, ASA risk skoru I/II/III olan 399 hasta etik kurul onayı alınarak çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, ek hastalık durumu, baş ağrısı öyküsü, ameliyat türü ve ASA skoru sorgulandı. Spinal anestezi uygulama teknikleri, kullanılan iğne ve lokal anestezik ajan özellikleri, uygulayan hekimin deneyimi, uygulamaya ve hastaya ilişkin faktörler kaydedildi. Hastalar postoperatif dönemde taburcu olana kadar hastane cerrahi servisinde, taburculuk sonrası 3. ve 7. günlerde telefonla aranarak takip edildi. Hastaların mobilize edilme zamanı, hastanede kalış süresi ve verilen sıvı miktarı takip edildi. Baş ağrısı gelişen hastalara uygulanan tedavi protokolleri ve tedavi başarısı incelendi. Postdural ponksiyon baş ağrısının insidansı %31,1 saptandı. Genç yaş, kadın cinsiyet, obstetrik hasta grubu, çoklu lomber ponksiyon girişimi ve paramedian girişimin bulunması predispozan etkenler olarak saptandı. Ek hastalık mevcudiyeti, hipertansiyon varlığı ve baş ağrısı öyküsü PDBA azaltan etkenler olarak saptandı (p<0.05). Vücut kitle indeksi, iğne çapı, lokal anestezik barisitesi, kullanılan adjuvan ilaçlar, işlem yapılma pozisyonu, girişim seviyesi ve uygulayıcı deneyimi ile PDBA arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmedi (p>0.05). Başarısız nöroaksiyel işlemlerin deneyimli uygulayıcıya yönlendirilmesi deneyim ile PDBA ilişkisinin olmamasına sebep oldu. PDBA tanısı alan hastalara konservatif, farmakolojik tedavilerin uygulandığı ve genellikle başarı ile sonuçlandığı görüldü. Tedavilere yanıt alınamaması nedeniyle sadece bir hastada epidural kan yaması uygulaması planlandı ancak hastanın reddetmesi nedeniyle gerçekleştirilemedi. PDBA gözlenen 124 hastanın 119'unun (%95,9) etkin tedavi aldığı gözlendi. Postdural ponksiyon baş ağrısı risk faktörlerinin iyi anlaşılmasıyla birlikte, klinisyenlerin spinal anestezi uygularken dikkatli olmaları önemlidir. Her nöroaksiyel girişimden sonra hastaların uygulayıcı tarafından sıkı takip edilmesi, postdural ponksiyon baş ağrısı konusunda eğitilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler : Postdural ponksiyon baş ağrısı, Spinal anestezi, Epidural kan yaması, Nöroaksiyel anestezi.
Evaluation of Postdural Puncture Headache, Predisposing Factors and Management In Patients Undergoing Spinal Anaesthesia Postdural puncture headache (PDPH) can lead to impaired patient mobilisation, delayed discharge, increased readmission and morbidity. The aim of this study was to investigate the incidence, predisposing factors and treatment of postdural puncture headache after spinal anaesthesia. After ethics committee approval, 399 patients aged 18 years and older, ASA I/II/III, scheduled for elective surgery under spinal anaesthesia were enrolled. Patient demographics, comorbidities, history of headache, type of surgery, spinal anesthesia application technique, needle and local anesthetic characteristics, practitioner experience, application or patient-related factors were recorded. Patients were followed up in the ward until discharge in the postoperative period and on the 3rd and 7th day after discharge by telephone. Mobilisation time, length of hospital stay and amount of fluid given were also recorded. Treatment protocols used in patients who developed PDPH and treatment success were analysed. The incidence of postdural puncture headache was %31,1. Predisposing factors for PDPH included younger age, female gender, co-morbidity, hypertension, previous history of headache, obstetric patients, multiple lumbar punctures and paramedian intervention (p<0.05). No significant relationship was observed between body mass index, needle diameter, local anaesthetic baricity, adjuvants used, procedure position, level of intervention and practitioner experience with PDPH (p>0.05). Referring unsuccessful neuraxial procedures to experienced practitioners resulted in no association between experience and PDPH. It was observed that conservative, pharmacological treatments were applied to patients diagnosed with PDPH and usually resulted in success. epidural blood patch application was planned in only one patient because of lack of response to treatments, but it was not performed due to the patient's refusal. Treatment was successful in 119 (%95.9) of 124 patients with PDPH. With a better understanding of the risk factors for PDPH, it is important for clinicians to be careful when administering spinal anesthesia. We believe that patients should be closely followed up after each neuraxial intervention in order not to delay the treatments to be applied and for early diagnosis. Keywords : Postdural puncture headache, Spinal anesthesia, Epidural blood patch, Neuraxial anesthesia.