Ülkemizde içme - kullanma suyu temin edilen baraj havzalarımızın koruma alanları belirlenirken, genellikle mesafeye dayalı yaklaşım esas alınmaktadır. Mevcut mevzuat çerçevesinde, içme suyu temin edilen baraj veya göletin maksimum su kotundan itibaren 300 m genişliğindeki alan “Mutlak Koruma Alanı”, mutlak koruma alanından itibaren 700 m genişliğindeki alan “Kısa Mesafeli Koruma Alanı”, kısa mesafeli koruma alanından itibaren 1000 m genişliğindeki alan “Orta Mesafeli Koruma Alanı”, orta mesafeli koruma alanından havza sınırına kadar olan bölüm ise “Uzun Mesafeli Koruma Alanı” olarak kabul edilmektedir. Havzadaki olası bir kirletici kaynağın rezervuara ulaşmasını etkileyen birden çok parametre bulunmakta olup, bu parametreler havza özelinde değişiklik göstermektedir. Buna ek olarak, havza özelinde değişiklik gösteren ve koruma kuşakları belirlenirken analiz edilmesi gereken; eğim, yükselti, hidrojeoloji gibi parametreler kirletici taşınımını eşit derecede etkilememektedir. Bu nedenle, havza karakteristiği ve havza karakteristiğini temsil eden parametrelerin kendi arasındaki hiyerarşisi ihmal edilerek belirlenen mesafeye dayalı koruma alanları, sürdürülebilir havza yönetimi açısından sorun teşkil etmektedir. Bu tez çalışması kapsamında yukarıda belirtilen hususları esas alacak şekilde, mesafeye dayalı koruma kuşakları yaklaşımına alternatif bir yöntem değerlendirilmiştir. Bu yöntem ile Eğrekkaya ve Akyar Baraj Gölü havzaları örneği üzerinden havzaların kirletici taşınımını etkileyecek karakteristik özellikleri analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada öncelikli olarak çalışma alanının jeolojik, hidrolojik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal özellikleri ortaya konulmuş ve havzadaki baskılar değerlendirilmiştir. Havzaların hassasiyet haritalarının hazırlanması aşamasında ise rezervuara mesafe, ana derelere mesafe, yükseklik, eğim, erozyon potansiyeli, arazi kullanımı ve hidrojeoloji olmak üzere yedi farklı parametre değerlendirmiştir. Bu parametreler hem kendi içerisinde hem de birbirleri arasında Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılarak ağırlıklandırılmış ve CBS tabanlı ArcGIS yazılımı ile analiz edilerek havzaların hassasiyet haritaları oluşturulmuştur. Ancak, hassasiyet haritalarının bir dağılım haritası şeklinde olması ve keskin sınırları bulunmaması sebebiyle smooth, gap gibi ilave analizler yapılarak havza karakteristiğine uygun koruma kuşakları oluşturulmuştur. Son olarak, çalışma alanının sosyal – ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, oluşturulan koruma kuşaklarının mevcut mevzuat çerçevesinde uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; mutlak, orta ve uzun mesafeli koruma alanlarında yöre halkının temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık faaliyetleri açısından ilave bir kısıt uygulanmayacağı, kısa mesafeli koruma alanında ise ilave kısıt uygulanacak alanları dik vadi yamaçlarının teşkil etmesi sebebiyle zaten bahse konu faaliyetler için elverişli sahalar olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan tüm bu değerlendirmeler sonucunda ise, havza karakteristiği doğrultusunda belirlenen koruma kuşaklarının uygulanabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : İçme Suyu Havzası, Havza Koruma Kuşakları, Havza Yönetimi, Eğrekkaya Barajı, Akyar Barajı.
In our country, the protection areas of our dam basins, from which drinking - potable water is supplied, are generally determined by using the distance-based methods. Within the scope of the current regulation, the area 300 m wide from the maximum water level of the drinking water dam or pond is “strict protected area”, the area 700 m wide from the strict protected area is considered as "short distance protected area", the area 1000 m wide from the short distance protected area is considered as "medium distance protection area", and the part from the medium distance protection area to the basin border is considered as "long distance protection area". The arrival of a pollutant in the basin to the reservoir depends on many parameters and this is related to the basin characteristic. In addition, the parameters that are analyzed while determining the protection zones such as, slope, elevation, hydrogeology, does not affect pollutant transport equally. Therefore, distance-based protection areas, which are determined by neglecting the hierarchy between the basin characteristics, pose a problem in terms of sustainable watershed management. Within the scope of this study, an alternative method to the distance-based protection zones approach is evaluated, based on the above-mentioned issues. With this method, the characteristic features of the basins that will affect pollutant transport are analyzed through the example of Eğrekkaya and Akyar Dam Lake basins. In the study, primarily the geological, hydrological, hydrogeological and hydrogeochemical characteristics of the study area are revealed and the pressures in the basin are evaluated. During the preparation of the sensitivity maps of the basins, seven different parameters are evaluated: distance to the reservoir, distance to main streams, elevation, slope, erosion potential, land use and hydrogeology. The weight coefficient was calculated for these parameters by using the Analytical Hierarchy Process (AHP) and sensitivity maps of the basins are created by analyzing them with GIS-based ArcGIS software. However, since the sensitivity maps are in the form of a distribution map and do not have sharp boundaries, additional analyzes such as smooth and gap are made and protection zones appropriate to the basin characteristics are created. Finally, taking into account the social and economic situation of the study area, the applicability of the created protection zones within the framework of current legislation is evaluated. As a result of the evaluation; It has been determined that no additional restrictions will be applied in terms of agricultural and livestock activities, which are the main source of income of the local people in absolute, medium and longdistance protection areas, while in the short-distance protection area, the areas where additional restrictions will be applied are not suitable for the activities in question due to the steep valley slopes. As a result of all these evaluations, it was concluded that the protection zones determined based on the basin characteristics are applicable. Keywords : Drinking Water Basin, Protection Zones of Basin, Basin Management, Eğrekkaya Dam, Akyar Dam.
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı, 2023.
Kaynakça var.
Ülkemizde içme - kullanma suyu temin edilen baraj havzalarımızın koruma alanları belirlenirken, genellikle mesafeye dayalı yaklaşım esas alınmaktadır. Mevcut mevzuat çerçevesinde, içme suyu temin edilen baraj veya göletin maksimum su kotundan itibaren 300 m genişliğindeki alan “Mutlak Koruma Alanı”, mutlak koruma alanından itibaren 700 m genişliğindeki alan “Kısa Mesafeli Koruma Alanı”, kısa mesafeli koruma alanından itibaren 1000 m genişliğindeki alan “Orta Mesafeli Koruma Alanı”, orta mesafeli koruma alanından havza sınırına kadar olan bölüm ise “Uzun Mesafeli Koruma Alanı” olarak kabul edilmektedir. Havzadaki olası bir kirletici kaynağın rezervuara ulaşmasını etkileyen birden çok parametre bulunmakta olup, bu parametreler havza özelinde değişiklik göstermektedir. Buna ek olarak, havza özelinde değişiklik gösteren ve koruma kuşakları belirlenirken analiz edilmesi gereken; eğim, yükselti, hidrojeoloji gibi parametreler kirletici taşınımını eşit derecede etkilememektedir. Bu nedenle, havza karakteristiği ve havza karakteristiğini temsil eden parametrelerin kendi arasındaki hiyerarşisi ihmal edilerek belirlenen mesafeye dayalı koruma alanları, sürdürülebilir havza yönetimi açısından sorun teşkil etmektedir. Bu tez çalışması kapsamında yukarıda belirtilen hususları esas alacak şekilde, mesafeye dayalı koruma kuşakları yaklaşımına alternatif bir yöntem değerlendirilmiştir. Bu yöntem ile Eğrekkaya ve Akyar Baraj Gölü havzaları örneği üzerinden havzaların kirletici taşınımını etkileyecek karakteristik özellikleri analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada öncelikli olarak çalışma alanının jeolojik, hidrolojik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal özellikleri ortaya konulmuş ve havzadaki baskılar değerlendirilmiştir. Havzaların hassasiyet haritalarının hazırlanması aşamasında ise rezervuara mesafe, ana derelere mesafe, yükseklik, eğim, erozyon potansiyeli, arazi kullanımı ve hidrojeoloji olmak üzere yedi farklı parametre değerlendirmiştir. Bu parametreler hem kendi içerisinde hem de birbirleri arasında Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılarak ağırlıklandırılmış ve CBS tabanlı ArcGIS yazılımı ile analiz edilerek havzaların hassasiyet haritaları oluşturulmuştur. Ancak, hassasiyet haritalarının bir dağılım haritası şeklinde olması ve keskin sınırları bulunmaması sebebiyle smooth, gap gibi ilave analizler yapılarak havza karakteristiğine uygun koruma kuşakları oluşturulmuştur. Son olarak, çalışma alanının sosyal – ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, oluşturulan koruma kuşaklarının mevcut mevzuat çerçevesinde uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; mutlak, orta ve uzun mesafeli koruma alanlarında yöre halkının temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık faaliyetleri açısından ilave bir kısıt uygulanmayacağı, kısa mesafeli koruma alanında ise ilave kısıt uygulanacak alanları dik vadi yamaçlarının teşkil etmesi sebebiyle zaten bahse konu faaliyetler için elverişli sahalar olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan tüm bu değerlendirmeler sonucunda ise, havza karakteristiği doğrultusunda belirlenen koruma kuşaklarının uygulanabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : İçme Suyu Havzası, Havza Koruma Kuşakları, Havza Yönetimi, Eğrekkaya Barajı, Akyar Barajı.
In our country, the protection areas of our dam basins, from which drinking - potable water is supplied, are generally determined by using the distance-based methods. Within the scope of the current regulation, the area 300 m wide from the maximum water level of the drinking water dam or pond is “strict protected area”, the area 700 m wide from the strict protected area is considered as "short distance protected area", the area 1000 m wide from the short distance protected area is considered as "medium distance protection area", and the part from the medium distance protection area to the basin border is considered as "long distance protection area". The arrival of a pollutant in the basin to the reservoir depends on many parameters and this is related to the basin characteristic. In addition, the parameters that are analyzed while determining the protection zones such as, slope, elevation, hydrogeology, does not affect pollutant transport equally. Therefore, distance-based protection areas, which are determined by neglecting the hierarchy between the basin characteristics, pose a problem in terms of sustainable watershed management. Within the scope of this study, an alternative method to the distance-based protection zones approach is evaluated, based on the above-mentioned issues. With this method, the characteristic features of the basins that will affect pollutant transport are analyzed through the example of Eğrekkaya and Akyar Dam Lake basins. In the study, primarily the geological, hydrological, hydrogeological and hydrogeochemical characteristics of the study area are revealed and the pressures in the basin are evaluated. During the preparation of the sensitivity maps of the basins, seven different parameters are evaluated: distance to the reservoir, distance to main streams, elevation, slope, erosion potential, land use and hydrogeology. The weight coefficient was calculated for these parameters by using the Analytical Hierarchy Process (AHP) and sensitivity maps of the basins are created by analyzing them with GIS-based ArcGIS software. However, since the sensitivity maps are in the form of a distribution map and do not have sharp boundaries, additional analyzes such as smooth and gap are made and protection zones appropriate to the basin characteristics are created. Finally, taking into account the social and economic situation of the study area, the applicability of the created protection zones within the framework of current legislation is evaluated. As a result of the evaluation; It has been determined that no additional restrictions will be applied in terms of agricultural and livestock activities, which are the main source of income of the local people in absolute, medium and longdistance protection areas, while in the short-distance protection area, the areas where additional restrictions will be applied are not suitable for the activities in question due to the steep valley slopes. As a result of all these evaluations, it was concluded that the protection zones determined based on the basin characteristics are applicable. Keywords : Drinking Water Basin, Protection Zones of Basin, Basin Management, Eğrekkaya Dam, Akyar Dam.