DSpace Repository

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tanılı hastalarda bronşiektazi varlığı ile ilişkili klinik ve radyolojik faktörlerin ve inflamatuar belirteçlerin alevlenmeler üzerine etkisinin araştırılması = Clinical and radiological factors associated with bronchiectasis and the effect of inflammatory markers on exacerbations in patients with chronic obstructive pulmonary disease /

Show simple item record

dc.creator Kula Sever, Zekiye. author 195758
dc.creator Bircan, Hacı Ahmet. thesis advisor 191590
dc.creator Süleyman Demirel Üniversitesi. Tıp Fakültesi. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı. 15480 issuing body
dc.date 2019.
dc.identifier http://tez.sdu.edu.tr/Tezler/TT01226.pdf
dc.description KOAH hastalarında bronşiektazi sık görülmektedir ve KOAH'ın spirometrik şiddeti arttıkça görülme sıklığı da artmaktadır. Bronşiektazi varlığının alevlenmeler ile ilişkili olduğu ve bu hastalarda mortaliteyi belirlediği gösterilmiştir. Ancak bu iki hastalığın birlikte bulunduğu bireyler ile bronşiektazi olmayan KOAH hastalarında alevlenmeleri belirleyecek inflamatuar belirteçler yeterince çalışılmamıştır. Çalışmaya GOLD tanımına uygun olarak toplam 87 KOAH hastası alındı. Hastaların demografik özellikleri, rutin tetkikleri, solunum fonksiyon testi, CAT skoru ve mMRC dispne skalası, GOLD evrelemesi kaydedildi. Hastalar gelecekteki alevlenmeler yönünden 9,6±3,3 (6-12) ay prospektif olarak telefon ve klinik vizitleri ile takip edildi. Stabil dönemde yüksek çözünürlüklü toraks BT görüntüleri alınarak bronşiektazi varlığı ve bronşiektazinin şiddeti yönünden iki radyolog tarafından Smith ve Modifiye Reiff skorları kullanılarak değerlendirildi. Hastalar bronşiektazi olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların alevlenme ve stabil dönemlerinde alınan venöz kan örneklerinde fibrinojen, C-Reaktif protein (CRP), Soluble ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptörü (suPAR) ve Plazminojen aktivatör inhibitörü-1 (PAI-1) düzeyleri çalışıldı. Hastaların (85E, 2K) ortalama yaşları 68,1±9 (46-87) idi. Hastaların 38'inde (%43,7) bronşiektazi saptandı. Bronşiektazi en sık tübüler formda idi (%89,4) ve alt loblarda daha fazlaydı. Bronşiektazi olan grupta vücut kitle indeksinin daha düşük (p=0.036), GOLD'a göre KOAH evresinin daha ileri evre (p=0.004), alevlenmelerin daha sık (p=0.01), alevlenme döneminde fibrinojen ve CRP değerlerinin daha yüksek olduğu görüldü (sırasıyla p=0.01, p=0.013). Radyolojik olarak bronşiektazi şiddeti arttıkça alevlenme sıklığının arttığı (r=0,356, p<0.05), alevlenme dönemi fibrinojen ve CRP düzeylerinin yükseldiği tespit edildi (sırasıyla r= 0,283, p<0.05 ve r=0,327, p<0.01). Serum suPAR ve PAI-1 değerlerinin hem alevlenme döneminde hem de stabil dönemde bronşiektazi olan grupta daha yüksek olduğu tespit edilse de bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç olarak, KOAH bronşiektazi birlikteliğinde bronşiektazi, şiddeti ile paralel olarak hastalarda sık alevlenmelere neden olmaktadır. Radyolojik olarak bronşiektazi şiddeti arttıkça alevlenme dönemi fibrinojen ve CRP düzeyleri de artmaktadır. suPAR ve PAI-1 değerlerinin bronşiektazi olan KOAH hastalarında daha yüksek saptanmış olması bu hastalarda artmış havayolu inflamasyonunda rol oynuyor olabileceklerini düşündürmektedir. Anahtar Sözcükler : alevlenme, bronşiektazi, çözünebilir ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptörü, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, plazminojen aktivatör inhibitörü-1.
dc.description Clinical and Radiological Factors Associated with Bronchiectasis and The Effect of Inflammatory Markers on Exacerbations in Patients with Chronic Obstructive Pulmonary Disease Bronchiectasis is common in patients with COPD, and as the spirometric severity increases, the frequency of bronchiectasis would increase as well. The presence of bronchiectasis is correlated with exacerbations and determines mortality of COPD patients. However, the inflammatory biomarkers that determine the exacerbations have not been studied adequately in COPD patients with or without bronchiectasis. A total of 87 patients with COPD were included in the study according to the description of GOLD. The demographic characteristics, routine medical records, pulmonary function tests, CAT score, mMRC dyspnea scale and GOLD stage were recorded. The patients were prospectively followed up by phone calls and clinical visits with an average of 9,6±3,3 (6-12) months for future exacerbations. High resolution thorax CT images were taken during the stable period and the presence and severity of bronchiectasis were evaluated by two radiologists using Smith and Modified Reiff scores. Patients were divided into two groups as with or without bronchiectasis. Fibrinogen, C-reactive protein (CRP), Soluble Urokinase Plasminogen Activating Receptor (suPAR) and Plasminogen Activator Inhibitor-1 (PAI-1) levels were determined in venous blood samples taken during the exacerbation and stable periods of the patients. The mean age of the patients (85M, 2F) was 68,1±9 (46-87). Bronchiectasis was detected in 38 patients (43.7%). The most common form was tubular bronchiectasis (89.4%) which was located predominantly in the lower lobes. Patients with bronchiectasis had lower body mass indexes (p=0.036), more advanced COPD (p=0.004), more frequent exacerbations (p=0.01), and much higher serum fibrinogen and CRP levels in exacerbation period (p=0.01, p=0.013, respectively). As the severity of bronchiectasis increased, the frequency of exacerbations (r=0,356, p<0.05) and serum fibrinogen and CRP levels in the exacerbation period (r=0.283, p<0.05 and r=0.332, p<0.01, respectively) were increased. Although serum suPAR and PAI-1 values were higher in COPD patients with bronchiectasis both in exacerbation and stable period than those without bronchiectasis, this difference was not statistically significant. As a conclusion; in COPD patients with bronchiectasis, bronchiectasis causes frequent exacerbations in parallel with the severity of disease. As the severity of bronchiectasis increased, the frequency of exacerbation and serum fibrinogen and CRP levels in the exacerbation period were increased. The high serum values of suPAR and PAI-1 found in COPD patients with bronchiectasis suggests that these biomarkers may be involved in already increased airway inflammation in these particular group of COPD patients. Keywords : bronchiectasis, chronic obstructive pulmonary disease, exacerbation, plasminogen activator inhibitor-1, Soluble urokinase-type plasminogen activator receptor.
dc.description Tez (Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, 2019.
dc.description Kaynakça var.
dc.description KOAH hastalarında bronşiektazi sık görülmektedir ve KOAH'ın spirometrik şiddeti arttıkça görülme sıklığı da artmaktadır. Bronşiektazi varlığının alevlenmeler ile ilişkili olduğu ve bu hastalarda mortaliteyi belirlediği gösterilmiştir. Ancak bu iki hastalığın birlikte bulunduğu bireyler ile bronşiektazi olmayan KOAH hastalarında alevlenmeleri belirleyecek inflamatuar belirteçler yeterince çalışılmamıştır. Çalışmaya GOLD tanımına uygun olarak toplam 87 KOAH hastası alındı. Hastaların demografik özellikleri, rutin tetkikleri, solunum fonksiyon testi, CAT skoru ve mMRC dispne skalası, GOLD evrelemesi kaydedildi. Hastalar gelecekteki alevlenmeler yönünden 9,6±3,3 (6-12) ay prospektif olarak telefon ve klinik vizitleri ile takip edildi. Stabil dönemde yüksek çözünürlüklü toraks BT görüntüleri alınarak bronşiektazi varlığı ve bronşiektazinin şiddeti yönünden iki radyolog tarafından Smith ve Modifiye Reiff skorları kullanılarak değerlendirildi. Hastalar bronşiektazi olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların alevlenme ve stabil dönemlerinde alınan venöz kan örneklerinde fibrinojen, C-Reaktif protein (CRP), Soluble ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptörü (suPAR) ve Plazminojen aktivatör inhibitörü-1 (PAI-1) düzeyleri çalışıldı. Hastaların (85E, 2K) ortalama yaşları 68,1±9 (46-87) idi. Hastaların 38'inde (%43,7) bronşiektazi saptandı. Bronşiektazi en sık tübüler formda idi (%89,4) ve alt loblarda daha fazlaydı. Bronşiektazi olan grupta vücut kitle indeksinin daha düşük (p=0.036), GOLD'a göre KOAH evresinin daha ileri evre (p=0.004), alevlenmelerin daha sık (p=0.01), alevlenme döneminde fibrinojen ve CRP değerlerinin daha yüksek olduğu görüldü (sırasıyla p=0.01, p=0.013). Radyolojik olarak bronşiektazi şiddeti arttıkça alevlenme sıklığının arttığı (r=0,356, p<0.05), alevlenme dönemi fibrinojen ve CRP düzeylerinin yükseldiği tespit edildi (sırasıyla r= 0,283, p<0.05 ve r=0,327, p<0.01). Serum suPAR ve PAI-1 değerlerinin hem alevlenme döneminde hem de stabil dönemde bronşiektazi olan grupta daha yüksek olduğu tespit edilse de bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç olarak, KOAH bronşiektazi birlikteliğinde bronşiektazi, şiddeti ile paralel olarak hastalarda sık alevlenmelere neden olmaktadır. Radyolojik olarak bronşiektazi şiddeti arttıkça alevlenme dönemi fibrinojen ve CRP düzeyleri de artmaktadır. suPAR ve PAI-1 değerlerinin bronşiektazi olan KOAH hastalarında daha yüksek saptanmış olması bu hastalarda artmış havayolu inflamasyonunda rol oynuyor olabileceklerini düşündürmektedir. Anahtar Sözcükler : alevlenme, bronşiektazi, çözünebilir ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptörü, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, plazminojen aktivatör inhibitörü-1.
dc.description Clinical and Radiological Factors Associated with Bronchiectasis and The Effect of Inflammatory Markers on Exacerbations in Patients with Chronic Obstructive Pulmonary Disease Bronchiectasis is common in patients with COPD, and as the spirometric severity increases, the frequency of bronchiectasis would increase as well. The presence of bronchiectasis is correlated with exacerbations and determines mortality of COPD patients. However, the inflammatory biomarkers that determine the exacerbations have not been studied adequately in COPD patients with or without bronchiectasis. A total of 87 patients with COPD were included in the study according to the description of GOLD. The demographic characteristics, routine medical records, pulmonary function tests, CAT score, mMRC dyspnea scale and GOLD stage were recorded. The patients were prospectively followed up by phone calls and clinical visits with an average of 9,6±3,3 (6-12) months for future exacerbations. High resolution thorax CT images were taken during the stable period and the presence and severity of bronchiectasis were evaluated by two radiologists using Smith and Modified Reiff scores. Patients were divided into two groups as with or without bronchiectasis. Fibrinogen, C-reactive protein (CRP), Soluble Urokinase Plasminogen Activating Receptor (suPAR) and Plasminogen Activator Inhibitor-1 (PAI-1) levels were determined in venous blood samples taken during the exacerbation and stable periods of the patients. The mean age of the patients (85M, 2F) was 68,1±9 (46-87). Bronchiectasis was detected in 38 patients (43.7%). The most common form was tubular bronchiectasis (89.4%) which was located predominantly in the lower lobes. Patients with bronchiectasis had lower body mass indexes (p=0.036), more advanced COPD (p=0.004), more frequent exacerbations (p=0.01), and much higher serum fibrinogen and CRP levels in exacerbation period (p=0.01, p=0.013, respectively). As the severity of bronchiectasis increased, the frequency of exacerbations (r=0,356, p<0.05) and serum fibrinogen and CRP levels in the exacerbation period (r=0.283, p<0.05 and r=0.332, p<0.01, respectively) were increased. Although serum suPAR and PAI-1 values were higher in COPD patients with bronchiectasis both in exacerbation and stable period than those without bronchiectasis, this difference was not statistically significant. As a conclusion; in COPD patients with bronchiectasis, bronchiectasis causes frequent exacerbations in parallel with the severity of disease. As the severity of bronchiectasis increased, the frequency of exacerbation and serum fibrinogen and CRP levels in the exacerbation period were increased. The high serum values of suPAR and PAI-1 found in COPD patients with bronchiectasis suggests that these biomarkers may be involved in already increased airway inflammation in these particular group of COPD patients. Keywords : bronchiectasis, chronic obstructive pulmonary disease, exacerbation, plasminogen activator inhibitor-1, Soluble urokinase-type plasminogen activator receptor.
dc.language tur
dc.publisher Isparta : Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi,
dc.subject Süleyman Demirel Üniversitesi
dc.title Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tanılı hastalarda bronşiektazi varlığı ile ilişkili klinik ve radyolojik faktörlerin ve inflamatuar belirteçlerin alevlenmeler üzerine etkisinin araştırılması = Clinical and radiological factors associated with bronchiectasis and the effect of inflammatory markers on exacerbations in patients with chronic obstructive pulmonary disease /
dc.type text


Files in this item

Files Size Format View

There are no files associated with this item.

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record

Search DSpace


Advanced Search

Browse

My Account