| dc.creator |
Saydam, Salih,
1991-
author
201716 |
|
| dc.creator |
Aktel, Mehmet,
1969-
thesis advisor
10588 |
|
| dc.creator |
Süleyman Demirel Üniversitesi.
Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Kamu Yönetimi Anabilim Dalı.
issuing body
10408 |
|
| dc.date |
2019. |
|
| dc.identifier |
http://tez.sdu.edu.tr/Tezler/TS03407.pdf |
|
| dc.description |
Nüfus, yaşlanma ve kamu yönetimi kavramlarının tarihsel gelişim süreci içerisinde birbirlerinden sürekli etkilendiği görülmektedir. Nüfusun yapısına göre kamu yönetimi ve bürokrasi şekillenmiş, ihtiyaçlar doğrultusunda kamusal hizmetler ortaya çıkmıştır. Bu gerçeklikten hareketle nüfus niteliği ve niceliği yöneticiler için önemli bir veri kaynağını temsil etmiştir. 1980'li yıllardan itibaren hem kamu yönetimin de hemde nüfusun yapısında önemli değişimlerin meydana geldiği bir kırılma dönemi yaşanmıştır. Neo Liberal anlayışın kamu yönetimini değişime sürüklendiği, refah devleti politikalarının ve devletin rolü tartışmalarının yaşandığı bu dönemde, yöneticiler reform çalışmalarında önemli ikilemler arasında kalmışlardır. Çünkü refah devleti uygulamaları ile yaşlı nüfusun kamudan talep ettiği hizmetler arasında kuvvetli ilişkiler olduğu, özellikle sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri, istihdam politikaları ve eğitim alanlarında, yaşlı nüfusun daha fazla hizmet talep ettiği görülmektedir. Bu çalışmada, nüfus ve yaşlanma kavramları ayrı ayrı ele alınarak nasıl bir gelişim sürecinden geçtiği, Osmanlı'dan günümüze ülkemizde uygulanan nüfus çalışmaları ile nüfus ve aile planlamaları incelenmiştir. Demografik Geçiş Teorisi ile açıklanmaya çalışılan yaşlanma sürecinden yalnızca gelişmiş ülkelerin değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerinde etkilendiği tespit edilmiştir. Gelişmiş ülkelerin Demografik Fırsat Penceresi ile ifade edilen sürecin sonuna gelerek yaşlanma sürecine girdiğini, buradan hareketle kamu yönetiminde reform çalışmalarının gündeme geldiği, özellikle ulus üstü kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile Avrupa Birliği gibi kurumlar vasıtasıyla, bu reform çalışmalarının yaygınlaştırmaya çalışıldığı sonucuna varılmıştır. Gelişmekte olan ülke konumunda olan ülkemizin de bu süreçten yoğun bir şekilde etkilendiği, son 20 yılda hem yaşlanma araştırmalarına hem de kamu yönetimi alanlarında reform çalışmalarına ağırlık verdiği görülmüştür. 2000'li yıllardan itibaren ülke nüfusun geçireceği değişimden hareketle, sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri, işgücü piyasası ve eğitim alanlarında verilen hizmetlerin, yaşlanma sürecinden nasıl etkileneceği değerlendirilmiştir. Ayrıca yaşlı nüfus ile siyaset ilişkisi irdelenmiş, siyasi istikrarsızlık ve yaşlı nüfusta yaşanan artış, onu önemli bir politik güce dönüştürdüğü gözlemlenmiştir. Bunun sonucunda Yeni Kamu Yönetimi reformlarının etkilerini zayıflatacak ve gelecekte kamu yönetimini ve hizmetlerinin sürdürülebilirliğine zarar verecek seçim ekonomisi uygulamalarıyla karşılaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nüfus, Yaşlanma, Kamu Yönetimi, Demografik Geçiş Teorisi, Demografik Fırsat Penceresi, Nüfus ve Aile Planlaması, Refah Devleti, Kamu Hizmetleri, Yeni Kamu Yönetimi, Seçim Ekonomisi. |
|
| dc.description |
It is seen that the concepts of population, aging and public administration are affected from each other in development process. According to the structure of population, public administration and bureaucracy have been formed, thusly, public services have emerged in line with requirements. Based on this reality, quality and quantity of population have represented a significant data source for administrators. Since 1980s, a breaking point in which important changes in both public administration and population structure have been lived. Administrators have been uncertain against important dilemmas in reform practices in the period which Neo-Liberal understanding carried public administration to a change, and which the role of government were discussed. Because it is seen that there are a strong relationships between the administration of welfare state and the services that old age population demand from the public and that old age population demand services especially in the fields of health care, employment policies and education. It is focused in this study on analysing how a development process population and aging have lived handling them apart from each other, researching population studies carried out in Turkey since the Ottoman period, and plans of population and family. It was determined that not only developed but also developing countries are affected by aging process which is tried to be explained with Demographic Transition Theory. It was concluded from the study that developed countries entered into aging process defined with Demographic Window of Opportunity, so reform studies have become the main topic of conversation in public administration. These reform studies were tried to become widespread especially by means of supranational organisations, nongovernmental organisations and European Union. It was seen that Turkey, as a developing country, has been intensely affected by this process, and has emphasised on reform studies in the fields of both aging researches and Public administration for the last twenty years. How the services such as social society, health, labour market and education are influenced from aging process were evaluated with reference to the change that Turkey has lived since 2000s. In addition, the relationship between old age population and politics was probed, and it was observed that old age population transferred aging into a significant political power. As a consequence of this state, it was encountered with practices of election economies that can weak the reforms of New Public Administration that will be able to give damage to the maintainability of public administration and its services in the future. Keywords : Population, Aging, Public Administration, Demographic Transition Theory, Demographic Opportunity Window, Population and Family Plannings, Welfare State, Public Services, New Public Administration, Election Economy. |
|
| dc.description |
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, 2019. |
|
| dc.description |
Kaynakça var. |
|
| dc.description |
Nüfus, yaşlanma ve kamu yönetimi kavramlarının tarihsel gelişim süreci içerisinde birbirlerinden sürekli etkilendiği görülmektedir. Nüfusun yapısına göre kamu yönetimi ve bürokrasi şekillenmiş, ihtiyaçlar doğrultusunda kamusal hizmetler ortaya çıkmıştır. Bu gerçeklikten hareketle nüfus niteliği ve niceliği yöneticiler için önemli bir veri kaynağını temsil etmiştir. 1980'li yıllardan itibaren hem kamu yönetimin de hemde nüfusun yapısında önemli değişimlerin meydana geldiği bir kırılma dönemi yaşanmıştır. Neo Liberal anlayışın kamu yönetimini değişime sürüklendiği, refah devleti politikalarının ve devletin rolü tartışmalarının yaşandığı bu dönemde, yöneticiler reform çalışmalarında önemli ikilemler arasında kalmışlardır. Çünkü refah devleti uygulamaları ile yaşlı nüfusun kamudan talep ettiği hizmetler arasında kuvvetli ilişkiler olduğu, özellikle sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri, istihdam politikaları ve eğitim alanlarında, yaşlı nüfusun daha fazla hizmet talep ettiği görülmektedir. Bu çalışmada, nüfus ve yaşlanma kavramları ayrı ayrı ele alınarak nasıl bir gelişim sürecinden geçtiği, Osmanlı'dan günümüze ülkemizde uygulanan nüfus çalışmaları ile nüfus ve aile planlamaları incelenmiştir. Demografik Geçiş Teorisi ile açıklanmaya çalışılan yaşlanma sürecinden yalnızca gelişmiş ülkelerin değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerinde etkilendiği tespit edilmiştir. Gelişmiş ülkelerin Demografik Fırsat Penceresi ile ifade edilen sürecin sonuna gelerek yaşlanma sürecine girdiğini, buradan hareketle kamu yönetiminde reform çalışmalarının gündeme geldiği, özellikle ulus üstü kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile Avrupa Birliği gibi kurumlar vasıtasıyla, bu reform çalışmalarının yaygınlaştırmaya çalışıldığı sonucuna varılmıştır. Gelişmekte olan ülke konumunda olan ülkemizin de bu süreçten yoğun bir şekilde etkilendiği, son 20 yılda hem yaşlanma araştırmalarına hem de kamu yönetimi alanlarında reform çalışmalarına ağırlık verdiği görülmüştür. 2000'li yıllardan itibaren ülke nüfusun geçireceği değişimden hareketle, sosyal güvenlik, sağlık hizmetleri, işgücü piyasası ve eğitim alanlarında verilen hizmetlerin, yaşlanma sürecinden nasıl etkileneceği değerlendirilmiştir. Ayrıca yaşlı nüfus ile siyaset ilişkisi irdelenmiş, siyasi istikrarsızlık ve yaşlı nüfusta yaşanan artış, onu önemli bir politik güce dönüştürdüğü gözlemlenmiştir. Bunun sonucunda Yeni Kamu Yönetimi reformlarının etkilerini zayıflatacak ve gelecekte kamu yönetimini ve hizmetlerinin sürdürülebilirliğine zarar verecek seçim ekonomisi uygulamalarıyla karşılaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nüfus, Yaşlanma, Kamu Yönetimi, Demografik Geçiş Teorisi, Demografik Fırsat Penceresi, Nüfus ve Aile Planlaması, Refah Devleti, Kamu Hizmetleri, Yeni Kamu Yönetimi, Seçim Ekonomisi. |
|
| dc.description |
It is seen that the concepts of population, aging and public administration are affected from each other in development process. According to the structure of population, public administration and bureaucracy have been formed, thusly, public services have emerged in line with requirements. Based on this reality, quality and quantity of population have represented a significant data source for administrators. Since 1980s, a breaking point in which important changes in both public administration and population structure have been lived. Administrators have been uncertain against important dilemmas in reform practices in the period which Neo-Liberal understanding carried public administration to a change, and which the role of government were discussed. Because it is seen that there are a strong relationships between the administration of welfare state and the services that old age population demand from the public and that old age population demand services especially in the fields of health care, employment policies and education. It is focused in this study on analysing how a development process population and aging have lived handling them apart from each other, researching population studies carried out in Turkey since the Ottoman period, and plans of population and family. It was determined that not only developed but also developing countries are affected by aging process which is tried to be explained with Demographic Transition Theory. It was concluded from the study that developed countries entered into aging process defined with Demographic Window of Opportunity, so reform studies have become the main topic of conversation in public administration. These reform studies were tried to become widespread especially by means of supranational organisations, nongovernmental organisations and European Union. It was seen that Turkey, as a developing country, has been intensely affected by this process, and has emphasised on reform studies in the fields of both aging researches and Public administration for the last twenty years. How the services such as social society, health, labour market and education are influenced from aging process were evaluated with reference to the change that Turkey has lived since 2000s. In addition, the relationship between old age population and politics was probed, and it was observed that old age population transferred aging into a significant political power. As a consequence of this state, it was encountered with practices of election economies that can weak the reforms of New Public Administration that will be able to give damage to the maintainability of public administration and its services in the future. Keywords : Population, Aging, Public Administration, Demographic Transition Theory, Demographic Opportunity Window, Population and Family Plannings, Welfare State, Public Services, New Public Administration, Election Economy. |
|
| dc.language |
tur |
|
| dc.publisher |
Isparta : Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, |
|
| dc.subject |
Süleyman Demirel Üniversitesi |
|
| dc.title |
Yaşlanan nüfusun kamu yönetimine etkisi = Impact of aging population on public administration / |
|
| dc.type |
text |
|