| dc.description |
<p>Anavatanı Asya olarak bilinen ve özellikle Türk İslam coğrafyasında öneçıkan lale, Türklerin çiçek sevgisini sanatsal düşünsellikle çeşitli yüzeylere aktararak ifade etmesi suretiyle, Türk tezyinat anlayışında ve dolayısıyla Türkkültüründe önemli bir motif olmuştur.Erken çağlardan itibaren nebatat çıkışlı süslemelere batı sanatında rastlamamıza karşın batının lale ile tanışması, dolayısıyla figürlerinin sanata yansıması ancak 15. yüzyıl sonrasında gerçekleşmiştir. Lale motifinin, en etkiliuygulamalarını Türk İslam sanatında görmekteyiz. Anadolu Selçukluları tarafından 12. yüzyıldan itibaren süsleme motifi olarak kullanılan lale bitkisi,15. ve 16. yüzyılda Osmanlı sanatında büyük bir beğeniyle ilgi görmüş ve birdöneme adını verecek kadar öne çıkmıştır. Lale motifi, Türk el sanatları arasında özellikle çini sanatında gül, karanfil, sümbül vb. çiçeklerle birlikte çeşitliüsluplardan oluşan kompozisyonlarda uzun yıllar kullanılmıştır.Lale, sanatsallığıyla dokumada, mimaride, ahşap, metal, taş işlemeciliğinde gerek kabartma gerekse yüzey bezemelerinde karşımıza çıktığı gibiözellikle de iki boyutlu olarak seramik yüzeylerde tüm zarafeti ile kendinigöstermektedir. Lale figürleri, Türk çini sanatında genel olarak yarı stilize (kısmen natüralist) bir üslupla betimlenmiştir. Çini sanatı, günümüzde de kültürelkapsamda benzer üslup ve yöntemlerle Kütahya ve İznik merkezli üretilerekyaşatılmaktadır.Tarihsel ve kültürel değere sahip bu önemli Türk motifi, çağdaş seramiksanatında da yerini alarak estetik kapsamda kendini göstermeye devam etmektedir. Lalenin çağdaş seramik sanatındaki en önemli değişimi, salt iki boyutlu olmanın dışında üç boyutlu olarak da betimlenmesidir. Birçok seramiksanatçısının modern sanat anlayışında lale yorumlamaları, ulusal bir figürolarak kabul gören laleye asırlardır süregelen bir kültür mirasımızın uzantısıolarak farklı açılardan değer katmaktadır.</p><p>Anahtar kelimeler: Lale, Türk-İslam Sanatı, Çini, Çağdaş Seramik Sanatı<br></p> |
|