| dc.description |
<p>ÖZEtimolojik köken itibarıyla, Yunanca duyum ve algı anlamlarında “aisthesis”sözcüğünden gelen ve ilk defa Alexsander Baumgarten’in “Aesthetica” (1750)isimli eserinde teknik bir terim olarak kullanılan “estetik”, aslında AntikDönemden günümüze kadar güzelin ne olduğunu araştıran bir disiplin olarakgünümüze kadar tartışıla gelmiştir. Estetik, aynı zamanda sanat felsefesi ve beğeniolarak da değerlendirilerek, Platon’dan itibaren yakın dönem düşünürlere kadarbirçok filozof tarafından sınırları belirsiz felsefi kapsamda, değişik önermeleri veeleştirileriyle tartışılmış ancak bu tartışmalı, aynı zamanda eleştirel yaklaşımlar,tüm sanat dallarını etkilemiş, çeşitli ekollerin ve sanat akımlarının doğmasınaneden olmuştur.Süregelen “güzele erişim-beğeni” tartışmaları arasında pişmiş toprak eserlerinde yer aldığını görmekteyiz. Seramik de üretimsel olarak, zaman zaman sanatzanaat ikileminde bocalamıştır. Diğer yandan seramik, geleneksel, kültürel,soyut ve endüstriyel anlamda birbirine veri aktaran özelliklere sahiptir. Özelliklegünümüzde bu tümleşik yapı, daha da belirgin bir durumdadır. Dolayısıyla işlevselya da salt sanatsal her koşulda ortak paydanın “estetik” olması kaçınılmazdır. Bunedenle, seramik sanatını bu estetik bağlam dışında düşünmek mümkün değildir.Bu yönelimle, tüm sanat dallarında olması gerektiği gibi seramik sanat eğitimindede süje-obje ilişkisi kapsamında estetik farkındalık benimsenmeli, benimsetilmelive topluma yansıtılmalıdır.Anahtar kelimeler: Estetik, Seramik, Bauhaus, Sanat-Zanaat, Seramik sanateğitimi, Endüstriyel Üretim<br></p> |
|