| dc.creator |
Taşpınar, Tanfer.
author
18686 |
|
| dc.creator |
Sipahi, Tansu.
thesis advisor
18687 |
|
| dc.creator |
Örmeci, Ahmet Rıfat,
1955-
thesis advisor
18375 |
|
| dc.creator |
Süleyman Demirel Üniversitesi.
Tıp Fakültesi.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı.
10668
issuing body |
|
| dc.date |
2008. |
|
| dc.identifier |
http://tez.sdu.edu.tr/Tezler/TT00399.pdf |
|
| dc.description |
Sanayileşmenin gelişmesi, küreselleşme ve ekonomik koşulların iyileşmesi insanların çok sayıda elektrikli alet ve teçhizata sahip olmalarına yol açmıştır. Kullanılan bu cihazlar, insan hayatına kolaylıklar sağlamasının yanında birtakım tehlikeli etkileri de beraberinde getirmiştir. Bu etkilerin bir kısmı birçok kişi tarafından bilinmeyen ve etkisini uzun süreli kullanımın sonunda gösteren elektromanyetik alana bağlı zararlı etkilerdir. Bu bilgiler ışığında bu çalışmada 900 MHz ve 1800 MHz elektromanyetik alanların ratlarda hematolojik parametreler, kanama profili, biyokimyasal parametreler, periferik yayma ve kemik iliği üzerindeki etkilerinin araştırılması planlandı. Bu çalışma 31 Mart 2008-12 Nisan 2008 tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Deney laboratuvarında prospektif olarak yapılmıştır. Çalışmamızda 36 adet erişkin erkek Wistar albino rat alınmış, randomize olarak üç eşit gruba ayrılmıştır; kontrol grubu, 900 MHz grubu (grup I) ve 1800 MHz grubu (grup II). Grup I ve grup II'deki ratlar, günde 30 dakika ve haftada 5 gün, toplam 10 gün, sırası ile 900 MHz ve 1800 MHz EMA'lara maruz bırakılmışlardır. Kontrol grubundaki ratlar da aynı deney koşullarına maruz bırakılmış ancak EMA uygulanmamıştır. Deney gruplarındaki ratların kan ve kemik iliği numuneleri son maruziyeti takip eden ilk 24 saatte genel anestezi altında alınmıştır. Elde edilen sonuçlar bilgisayarda istatistiksel olarak "SPSS 15.0 for Windows" paket programı ile değerlendirilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar: Deney gruplarındaki ratların çalışma öncesi ve sonrası vücut ağırlıkları karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmamıştır (çalışma öncesi vücut ağırlıkları için p-1 =0.391, p-2=0.530, p-3=0.977; çalışma sonrası vücut ağırlıkları için p-1 =0.235, p-2=0.146, p-3=0.686). Deney gruplarının hematolojik parametreleri karşılaştırıldığında 1800 MHz EMA grubunun BK sayısının kontrol grubu ve grup I'e göre düşük olduğu saptanmıştır. MCH düzeyinin grup II'de grup I'e göre artmış olduğu, MCHC değerinin I. grupta diğer iki gruba göre yüksek olduğu görülmüştür (MCH p-3=0.023; MCHC p-1 =0.006, p-2=0.001). Ortalama KK, Hb, Htc, MCV, RDW ve PLT değerleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanamamıştır (p>0.05). Periferik yayma incelenerek hesaplanan ANS değerlerinin I. grupta kontrol grubuna göre artmış olduğu, ALS değerlerinin ise II. grupta diğer iki gruba göre anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür (p-2=0.002). 3- Her iki deney grubunda serum demir düzeyinin ve transferin saturasyonunun kontrol grubuna göre düşük olduğu, aradaki farkın da anlamlı olduğu saptanmıştır (serum demiri için p-1 =0.002, p-2=0.041; transferin saturasyonu için p-1 =0.006, p-2=0.025). Benzer şekilde serum demir bağlama kapasitesi de her iki deney grubunda kontrol grubuna göre yüksek saptanmış ancak aradaki fark anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Serum vitamin B12 düzeyleri için de gruplar arasında anlamlı fark saptanamamıştır (p>0.05). 4- Deney gruplarının periferik yaymalarında parçalı lökosit yüzdelerinin kontrol grubuna göre artmış olduğu saptanmıştır. Grup II'nin lenfosit yüzdesi diğer iki gruba göre düşük bulunmuştur (p-2=0.012, p-3=0.027). Atipik hücreler açısından değerlendirildiğinde ise II. grupta istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir (p-2=0.000, p-3=0.000). Monosit ve eozinofil yüzdeleri için ise gruplar arasında fark bulunmamıştır (p>0.05). Ratların kemik ilikleri değerlendirildiğinde atipik hücreler açısından gruplar arasında fark saptanamamıştır (p>0.05). Kemik iliğinde eritroid seride II. grupta erken eritroid seri hücrelerinin arttığı, geç eritroid seri hücrelerinin azaldığı ancak istatistiksel olarak anlamlı olan bu sonuçların eritroid/miyeloid oranına yansımadığı görülmüştür (p>0.05). Kanama profili parametreleri (PT, INR, aPTT, TT, fibrinojen, D-Dimer) açısından gruplar arasında fark saptanamamıştır (p>0.05). Serum biyokimyasal parametreleri değerlendirildiğinde AST, ALT ve Cl değerleri için gruplar arasında fark saptanmamıştır (p>0.05). Serum Na değerinin diğer iki gruba göre II. grupta arttığı ve K değerinin azaldığı görülmüştür. 8- Apopitozisin değerlendirilmesindeki testlerden biri olan Annexin V düzeyi açısından bakıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak 900 MHz ve 1800 MHz elektromanyetik alanların biyolojik sistemler üzerine etkilerinin incelendiği bu çalışmada özellikle 1800 MHz elektromanyetik alanın periferik yayma ve kemik iliği üzerine önemli etkilerinin olabileceği görülmüştür. |
|
| dc.description |
Tez (Tıpta Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, 2008. |
|
| dc.description |
Kaynakça var. |
|
| dc.description |
Sanayileşmenin gelişmesi, küreselleşme ve ekonomik koşulların iyileşmesi insanların çok sayıda elektrikli alet ve teçhizata sahip olmalarına yol açmıştır. Kullanılan bu cihazlar, insan hayatına kolaylıklar sağlamasının yanında birtakım tehlikeli etkileri de beraberinde getirmiştir. Bu etkilerin bir kısmı birçok kişi tarafından bilinmeyen ve etkisini uzun süreli kullanımın sonunda gösteren elektromanyetik alana bağlı zararlı etkilerdir. Bu bilgiler ışığında bu çalışmada 900 MHz ve 1800 MHz elektromanyetik alanların ratlarda hematolojik parametreler, kanama profili, biyokimyasal parametreler, periferik yayma ve kemik iliği üzerindeki etkilerinin araştırılması planlandı. Bu çalışma 31 Mart 2008-12 Nisan 2008 tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Deney laboratuvarında prospektif olarak yapılmıştır. Çalışmamızda 36 adet erişkin erkek Wistar albino rat alınmış, randomize olarak üç eşit gruba ayrılmıştır; kontrol grubu, 900 MHz grubu (grup I) ve 1800 MHz grubu (grup II). Grup I ve grup II'deki ratlar, günde 30 dakika ve haftada 5 gün, toplam 10 gün, sırası ile 900 MHz ve 1800 MHz EMA'lara maruz bırakılmışlardır. Kontrol grubundaki ratlar da aynı deney koşullarına maruz bırakılmış ancak EMA uygulanmamıştır. Deney gruplarındaki ratların kan ve kemik iliği numuneleri son maruziyeti takip eden ilk 24 saatte genel anestezi altında alınmıştır. Elde edilen sonuçlar bilgisayarda istatistiksel olarak "SPSS 15.0 for Windows" paket programı ile değerlendirilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar: Deney gruplarındaki ratların çalışma öncesi ve sonrası vücut ağırlıkları karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmamıştır (çalışma öncesi vücut ağırlıkları için p-1 =0.391, p-2=0.530, p-3=0.977; çalışma sonrası vücut ağırlıkları için p-1 =0.235, p-2=0.146, p-3=0.686). Deney gruplarının hematolojik parametreleri karşılaştırıldığında 1800 MHz EMA grubunun BK sayısının kontrol grubu ve grup I'e göre düşük olduğu saptanmıştır. MCH düzeyinin grup II'de grup I'e göre artmış olduğu, MCHC değerinin I. grupta diğer iki gruba göre yüksek olduğu görülmüştür (MCH p-3=0.023; MCHC p-1 =0.006, p-2=0.001). Ortalama KK, Hb, Htc, MCV, RDW ve PLT değerleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanamamıştır (p>0.05). Periferik yayma incelenerek hesaplanan ANS değerlerinin I. grupta kontrol grubuna göre artmış olduğu, ALS değerlerinin ise II. grupta diğer iki gruba göre anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür (p-2=0.002). 3- Her iki deney grubunda serum demir düzeyinin ve transferin saturasyonunun kontrol grubuna göre düşük olduğu, aradaki farkın da anlamlı olduğu saptanmıştır (serum demiri için p-1 =0.002, p-2=0.041; transferin saturasyonu için p-1 =0.006, p-2=0.025). Benzer şekilde serum demir bağlama kapasitesi de her iki deney grubunda kontrol grubuna göre yüksek saptanmış ancak aradaki fark anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Serum vitamin B12 düzeyleri için de gruplar arasında anlamlı fark saptanamamıştır (p>0.05). 4- Deney gruplarının periferik yaymalarında parçalı lökosit yüzdelerinin kontrol grubuna göre artmış olduğu saptanmıştır. Grup II'nin lenfosit yüzdesi diğer iki gruba göre düşük bulunmuştur (p-2=0.012, p-3=0.027). Atipik hücreler açısından değerlendirildiğinde ise II. grupta istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir (p-2=0.000, p-3=0.000). Monosit ve eozinofil yüzdeleri için ise gruplar arasında fark bulunmamıştır (p>0.05). Ratların kemik ilikleri değerlendirildiğinde atipik hücreler açısından gruplar arasında fark saptanamamıştır (p>0.05). Kemik iliğinde eritroid seride II. grupta erken eritroid seri hücrelerinin arttığı, geç eritroid seri hücrelerinin azaldığı ancak istatistiksel olarak anlamlı olan bu sonuçların eritroid/miyeloid oranına yansımadığı görülmüştür (p>0.05). Kanama profili parametreleri (PT, INR, aPTT, TT, fibrinojen, D-Dimer) açısından gruplar arasında fark saptanamamıştır (p>0.05). Serum biyokimyasal parametreleri değerlendirildiğinde AST, ALT ve Cl değerleri için gruplar arasında fark saptanmamıştır (p>0.05). Serum Na değerinin diğer iki gruba göre II. grupta arttığı ve K değerinin azaldığı görülmüştür. 8- Apopitozisin değerlendirilmesindeki testlerden biri olan Annexin V düzeyi açısından bakıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak 900 MHz ve 1800 MHz elektromanyetik alanların biyolojik sistemler üzerine etkilerinin incelendiği bu çalışmada özellikle 1800 MHz elektromanyetik alanın periferik yayma ve kemik iliği üzerine önemli etkilerinin olabileceği görülmüştür. |
|
| dc.language |
tur |
|
| dc.publisher |
Isparta : SDÜ Tıp Fakültesi, |
|
| dc.subject |
Süleyman Demirel Üniversitesi |
|
| dc.title |
GSM 900 ve 1800 MHZ telefonların oluşturduğu manyetik alanın hematolojik parametreler ve kemik iliği üzerine etkilerinin karşılaştırılması = Comparison of the effects of magnetic fields emitted by GSM 900 AND 1800 MHZ telephones on bone marrow and hematological parameters / |
|
| dc.type |
text |
|