Description:
<p>İnsanlık, ontolojik olarak varoluşuyla birlikte hem düşünsel ve hem de fiziksel evrelerden geçti. İnsan, bir yandan yaşama tutunmaya çalışırken bir yandan da yaşamını sorguladı. Kendi üreyişi de dâhil üretimin ve bereketin kutsallığının farkına vardı ve bunları kültsel bir anlayış içerisinde değerlendirdi. Toprağın bereketini yine toprak gibi üreten ve doğuran kadınla özdeşleştirdi. Bunların sonucunda da topraktan yaptığı kadını kutsallaştırdı, onu tanrıçalaştırdı. Kadının ilk ifade edildiği malzemelerden biri seramiktir. Hava, su, toprak ve ateşin insanla bütünleştiği pişmiş toprak üretiminde kadın, kendine özgü gereksinimlerini karşılamak hem üretici hem de saygıyla betimlenen modeldir. Çatalhöyük, Hacılar, Çayönü, Göbeklitepe, Hallançemi gibi dünyanın en eski yerleşmelerine sahip Anadolu coğrafyası, arkeolojik boyutta seramik-kadın ilişkisinin çok güzel örneklerini verdiği gibi etnografik ve geleneksel boyutunda da kesintisiz gelen bu oluşumu cömertçe sergiler. Sosyokültürel antropoloji içeriğindeki “kültür” kavramından hareket edersek, sosyal süreçlerin bileşkesi olan kültür, toplumların donanmış uygarlığıdır. Diğer bir deyişle toplumun kendisidir. Günümüzde devam eden modern süreçte kadını, çağdaş seramik sanatında yine ön planda görmekteyiz. Yani günümüzde de kadın, binlerce yıldır kendine yakın bulduğu malzemeyi terk etmediği gibi onu sahiplenmiş, en iyi biçimde yorumlamıştır. Zira geleneksel kapsamda bu gün Anadolu’da hala yaşamakta olan çömlekçilik zanaatında de olduğu gibi günümüz çağdaş seramik sanatçılarının çoğu kadındır. Toplumsal ve kültürel sistemin önemli öğelerinden olan “sanat” içinde kadını yok saymak elbette olası değildir. Zira kadın olmadan sanatı, sanat olmadan kadını düşünmek olanaksızdır. Kadın sanatsal yaratıcılığın gerek nesnel ve gerekse öznel üyesi olarak, yeri gelmiş esin kaynağı olmuş, yeri gelmiş istek ve beğenileri sanatı ve sanatçıyı etkilemiş ya da bizzat kendisi yaratıcı olarak tarih boyunca sanatla mutlaka iç içe olmuştur. Anadolu’da Neolitik Dönemden beri binlerce yıldır günümüze kadar kesintisiz devam eden bu gelenek ve sanatta kadınlar, günümüzde de Büyük Atatürk’ün kurduğu modern Türkiye’de çağdaş seramik sanatında, çağa koşut bir biçimde varoluşlarını ortaya koymuşlardır. Yapılan çalışmada, Neolitik Çağ’dan itibaren kesintisiz devam eden pişmiş toprak kültürünün, günümüz geleneksel çömlekçiliğine kadar uzanan kültürel süreçte kadınla olan birlikteliği anlatılmak istenmiştir. </p><p>Anahtar Kelimeler: Kadın, Çömlekçilik, Seramik, Sanat<br></p>