Bu çalışma, gig ekonomisi mensubu 115 "freelancer" üzerinden statü endişelerini ve bu endişeyle ilişkilendirilen bir dizi değişkeni ele almaktadır. Geleneksel çalışma sistemlerinde ve toplumsal hafızada belirli fonksiyon üstlenen statüler, alternatif iş yapma biçimlerinin ortaya çıkmasıyla ortadan kalkmış olmasına karşın, statülerin sinyallediği kabuller süregelmektedir. Bu statülere eşlik eden anlamlar ve statüye sahip olmama endişesi, örgütsel davranış yazınının ihmal ettiği bir örüntü olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeni iş uygulamalarının statü endişesi bağlamında değerlendirilmesi iki amaç doğrultusunda gerçekleştirilmektedir: 1) örgütsel davranış alanında yaygın olarak benimsenen yorgun kavramlara farklı bir perspektif sunma ve değişim körlüğüne bir nota koyma, 2) devamlı dönüşen iş yaşamının giderek daha az sayıda değişmezleri kalmışken, statü endişesinin var olmaya devam ettiğine ve örgüt yaşamında ihmal edilmiş fakat ortak bir deneyim olduğuna kanıt getirme. Bu temel kabullerden yola çıkarak, çalışma, kimlik oluşumunun önemli bir bileşeni olan statü endişelerini ve gig ekonomisini bir arada inceleyen ilk akademik çalışma olma iddiasındadır.
This study problematizes status concerns and a range of variables associated with this concern among 115 freelancers, members of the gig economy. While specific roles traditionally played a significant function in work systems and collective memory, they have disappeared with the emergence of alternative forms of employment. However, the assumptions conveyed by these statuses persist. The meanings accompanying these statuses and the anxiety of not having a status emerge as a pattern overlooked in organizational behavior literature. The evaluation of new work practices in the context of status concerns is carried out with two aims: 1) providing a different perspective on commonly adopted concepts in the field of organizational behavior and shedding light on change blindness, 2) demonstrating the continued existence of status concerns in an ever-evolving work life, where fewer constants remain, and proving that it is a neglected yet shared experience in organizational life. Building on these foundational assumptions, this study claims to be the first academic work that examines both status concerns, an important component of identity formation, and the gig economy together.