Melâmet, kınayanın kınamasından korkmadan, hak bildiği yoldan yürümektir. Melâmetî ise, hak bildiği yolda yürürken kınayanlara aldırmayan kişidir. Melâmetî, iyiliğini gizleyen, kusur ve ayıpların gizlemeyen mert kişidir. Melâmîlik üç devrede incelenir: İlk dönem Melâmiyye-i Kassâriyye, ikinci dönem Melâmiyye-i Bayramiyye ve son dönem Melâmiyye-i Nûriyye olarak bilinir. Melâmîliğin üçüncü ve son devresi olarak kabul edilen Muhammed Nûru'l-Arabî'nin melâmî geleneği günümüz melâmîliğinin başladığı devre olarak kabul görmüştür. Bu çalışma; giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın yöntemi, kapsamı ve amacı, birinci bölümde ise melâmetîliğin tanımı ve devirleri hakkında bilgi verilmiştir. İlk dönem sûfî ve zâhidlerin melâmet düşüncesi aktarılmaya çalışılmıştır. Daha sonra Anadoluya melâmîliğin gelişi ve Hacı Bayram-ı Velî ve Bayramî Melâmîliği hakkında bilgi verilmiştir. Son dönem melâmîliğin temsilcisi Muhammed Nûru'l-Arabî'nin hayatı, tasavvufi düşüncelerine değinilerek sonraki bölüme hazırlık yapılmıştır. İkinci bölümde Ankara Kırıkkale civarında yaşayan melâmîler hakkında bilgi verilip tasavvufî görüşleri açıklanmıştır. Muhammed Nûru'l-Arabî sonrası melâmîlik düşüncesi, melâmî neşveye sahip Arabacı İsmail Efendi, Tevhid Kutay ve Hüseyin Şemsi Ergüneş ile Hasan Alioğlu ve muhiti ile sınırlandırılarak Kırıkkale özelinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Günümüz melâmîliğinin anlaşılması noktasında katkı sağlayan Hüseyin Şemsi Ergüneş ve tasavvufi düşünceleri hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, melâmet, melâmîlik, Muhammed Nûru’l-Arabî, Hüseyin Şemsi Ergüneş
Malamat is to walk on the path that is right, without fearing the condemnation of the condemner. Malamati, on the other hand, is a person who does not care about those who condemn while walking on the path he knows is right. Malamati is a brave person who hides his goodness and does not hide his faults. Malamatiyya is examined in three periods: The first period is known as Malamatiyya-i Qassariyya Kassariyye, the second period as Malamatiyya-i Bayramiyye and the last period as Malamatiyya-i Nuriyya. The Malamati tradition of Muhammad Nur al-Arabi, which is accepted as the third and last period of Malamati culture, has been accepted as the period in which today's Malamati culture began. This work consists of introduction, two parts and conclusion. The introduction consists of the method, scope and purpose of the research. In the first chapter, information about the definition and periods of Malamatiyya is given. The idea of malamat of the first period sufis and ascetics has been tried to be conveyed. Afterwards, information was given about the arrival of Malamati culture in Anatolia, Hacı Bayram-ı Veli and Bayrami Malamati tradition. The next chapter was prepared by mentioning the life and mystical thoughts of Muhammed Nur al-Arabi, the representative of the last period of Malamati culture. In the second part, information about the Malamati people living around Ankara Kırıkkale is given and their mystical views are explained. The thought of Malamatiyya after Muhammad Nuru'l-Arabi was tried to be revealed in Kırıkkale by limiting it to Arabacı İsmail Efendi, Tevhid Kutay, Hüseyin Şemsi Ergüneş and Hasan Alioğlu and their surroundings. Information about Hüseyin Şemsi Ergüneş and his mystical thoughts, who contributed to the understanding of today's Malamati culture, was given. Keywords: Sufism, malamat, Malamatiyya, Muhammed Nur al-Arabi, Hüseyin Şemsi Ergüneş.
Tez (Yüksek Lisans), Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, 2022.
Kaynakça var.
Melâmet, kınayanın kınamasından korkmadan, hak bildiği yoldan yürümektir. Melâmetî ise, hak bildiği yolda yürürken kınayanlara aldırmayan kişidir. Melâmetî, iyiliğini gizleyen, kusur ve ayıpların gizlemeyen mert kişidir. Melâmîlik üç devrede incelenir: İlk dönem Melâmiyye-i Kassâriyye, ikinci dönem Melâmiyye-i Bayramiyye ve son dönem Melâmiyye-i Nûriyye olarak bilinir. Melâmîliğin üçüncü ve son devresi olarak kabul edilen Muhammed Nûru'l-Arabî'nin melâmî geleneği günümüz melâmîliğinin başladığı devre olarak kabul görmüştür. Bu çalışma; giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın yöntemi, kapsamı ve amacı, birinci bölümde ise melâmetîliğin tanımı ve devirleri hakkında bilgi verilmiştir. İlk dönem sûfî ve zâhidlerin melâmet düşüncesi aktarılmaya çalışılmıştır. Daha sonra Anadoluya melâmîliğin gelişi ve Hacı Bayram-ı Velî ve Bayramî Melâmîliği hakkında bilgi verilmiştir. Son dönem melâmîliğin temsilcisi Muhammed Nûru'l-Arabî'nin hayatı, tasavvufi düşüncelerine değinilerek sonraki bölüme hazırlık yapılmıştır. İkinci bölümde Ankara Kırıkkale civarında yaşayan melâmîler hakkında bilgi verilip tasavvufî görüşleri açıklanmıştır. Muhammed Nûru'l-Arabî sonrası melâmîlik düşüncesi, melâmî neşveye sahip Arabacı İsmail Efendi, Tevhid Kutay ve Hüseyin Şemsi Ergüneş ile Hasan Alioğlu ve muhiti ile sınırlandırılarak Kırıkkale özelinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Günümüz melâmîliğinin anlaşılması noktasında katkı sağlayan Hüseyin Şemsi Ergüneş ve tasavvufi düşünceleri hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, melâmet, melâmîlik, Muhammed Nûru’l-Arabî, Hüseyin Şemsi Ergüneş
Malamat is to walk on the path that is right, without fearing the condemnation of the condemner. Malamati, on the other hand, is a person who does not care about those who condemn while walking on the path he knows is right. Malamati is a brave person who hides his goodness and does not hide his faults. Malamatiyya is examined in three periods: The first period is known as Malamatiyya-i Qassariyya Kassariyye, the second period as Malamatiyya-i Bayramiyye and the last period as Malamatiyya-i Nuriyya. The Malamati tradition of Muhammad Nur al-Arabi, which is accepted as the third and last period of Malamati culture, has been accepted as the period in which today's Malamati culture began. This work consists of introduction, two parts and conclusion. The introduction consists of the method, scope and purpose of the research. In the first chapter, information about the definition and periods of Malamatiyya is given. The idea of malamat of the first period sufis and ascetics has been tried to be conveyed. Afterwards, information was given about the arrival of Malamati culture in Anatolia, Hacı Bayram-ı Veli and Bayrami Malamati tradition. The next chapter was prepared by mentioning the life and mystical thoughts of Muhammed Nur al-Arabi, the representative of the last period of Malamati culture. In the second part, information about the Malamati people living around Ankara Kırıkkale is given and their mystical views are explained. The thought of Malamatiyya after Muhammad Nuru'l-Arabi was tried to be revealed in Kırıkkale by limiting it to Arabacı İsmail Efendi, Tevhid Kutay, Hüseyin Şemsi Ergüneş and Hasan Alioğlu and their surroundings. Information about Hüseyin Şemsi Ergüneş and his mystical thoughts, who contributed to the understanding of today's Malamati culture, was given. Keywords: Sufism, malamat, Malamatiyya, Muhammed Nur al-Arabi, Hüseyin Şemsi Ergüneş.