Müslümanlar konumu itibariyle farklı medeniyetlerin hâkimiyet kurmak istediği Cezayir'de 600'lü yıllardan itibaren hüküm sürmüştür. 1830'da Fransa'nın işgaliyle Cezayir'de sömürge faaliyetleri başlamıştır. İngiltere ile sömürge yarışı halinde olan Fransa'nın asıl amacı Cezayir'i kendilerine bağlı denizaşırı Hıristiyan topluluğa dönüştürüp Akdeniz ticaretinde söz sahibi olmaktır. Sömürge altındaki Cezayir'de her yönden mücadelesini sürdüren halk, ancak Temmuz 1962'de bağımsızlığını kazanabilmiştir. Bağımsızlıktan sonra beklediği refahı elde edemeyen Cezayir halkı bu defa da tek parti rejiminin dikta yönetimine muhalif tavır takınmıştır. İslamcı şahsiyetler tek parti yönetimine karşı muhalefet kanadında yer alarak siyasete girmiş ve kurdukları partilerle hem Batı asimilasyonuna hem de dikta yönetimine karşı çıkmıştır. İslâmî Selâmet Cephesi (Le Front Islamique Du Salut-FIS) de, XX. yüzyılın son 20 yılında aktivist bir ruhla Cezayir tarihinde adından söz ettiren dinî-siyasî yapılanma olarak karşımıza çıkmaktadır. Akademisyen Abbâs Medenî ve vaiz Ali Belhâc liderliğinde teşkilatlanan bu hareket, çağdaş dönemin sorunlarına çözüm için Kur'ân ve Sünnet ekseninde şeriat temelli bir İslâm devletine gereksinim olduğunu savunmaktadır. Anahtar Kelimeler : Mezhep, Cezayir, İslâmî Selâmet Cephesi, Abbâs Medenî, Ali Belhâc.
Since the 600s, Muslims have ruled in Algeria, where different civilizations wanted to dominate due to their position. Colonial activities began in Algeria with the occupation of France in 1830. The main purpose of France, which was in a colonial race with England, was to turn Algeria into an overseas Christian community and have a say in Mediterranean trade. The people, who continued their struggle from all sides in colonial Algeria, were only able to gain their independence in July 1962. The Algerian people, who could not achieve the prosperity they expected after independence, took a stand against the dictatorship of the one-party regime this time. Islamist personalities entered politics by taking part in the opposition wing against the single-party rule, and with the parties they founded, they opposed both Western assimilation and dictatorship. The Islamic Salutation Front (Le Front Islamique Du Salut-FIS), in the XX. In the last 20 years of the 20th century, it appears as a religious-political organization that has made a name for itself in Algerian history with an activist spirit. This movement, which was organized under the leadership of academician Abbas Madani and preacher Ali Belhâc, argued that a Sharia-based Islamic state was needed in order to solve the problems of the contemporary period. Keywords : Sect, Algeria, Islamic Salvation Front, Abbassi Madani, Ali Belhadj.
Tez (Yüksek Lisans) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, 2022.
Kaynakça var.
Müslümanlar konumu itibariyle farklı medeniyetlerin hâkimiyet kurmak istediği Cezayir'de 600'lü yıllardan itibaren hüküm sürmüştür. 1830'da Fransa'nın işgaliyle Cezayir'de sömürge faaliyetleri başlamıştır. İngiltere ile sömürge yarışı halinde olan Fransa'nın asıl amacı Cezayir'i kendilerine bağlı denizaşırı Hıristiyan topluluğa dönüştürüp Akdeniz ticaretinde söz sahibi olmaktır. Sömürge altındaki Cezayir'de her yönden mücadelesini sürdüren halk, ancak Temmuz 1962'de bağımsızlığını kazanabilmiştir. Bağımsızlıktan sonra beklediği refahı elde edemeyen Cezayir halkı bu defa da tek parti rejiminin dikta yönetimine muhalif tavır takınmıştır. İslamcı şahsiyetler tek parti yönetimine karşı muhalefet kanadında yer alarak siyasete girmiş ve kurdukları partilerle hem Batı asimilasyonuna hem de dikta yönetimine karşı çıkmıştır. İslâmî Selâmet Cephesi (Le Front Islamique Du Salut-FIS) de, XX. yüzyılın son 20 yılında aktivist bir ruhla Cezayir tarihinde adından söz ettiren dinî-siyasî yapılanma olarak karşımıza çıkmaktadır. Akademisyen Abbâs Medenî ve vaiz Ali Belhâc liderliğinde teşkilatlanan bu hareket, çağdaş dönemin sorunlarına çözüm için Kur'ân ve Sünnet ekseninde şeriat temelli bir İslâm devletine gereksinim olduğunu savunmaktadır. Anahtar Kelimeler : Mezhep, Cezayir, İslâmî Selâmet Cephesi, Abbâs Medenî, Ali Belhâc.
Since the 600s, Muslims have ruled in Algeria, where different civilizations wanted to dominate due to their position. Colonial activities began in Algeria with the occupation of France in 1830. The main purpose of France, which was in a colonial race with England, was to turn Algeria into an overseas Christian community and have a say in Mediterranean trade. The people, who continued their struggle from all sides in colonial Algeria, were only able to gain their independence in July 1962. The Algerian people, who could not achieve the prosperity they expected after independence, took a stand against the dictatorship of the one-party regime this time. Islamist personalities entered politics by taking part in the opposition wing against the single-party rule, and with the parties they founded, they opposed both Western assimilation and dictatorship. The Islamic Salutation Front (Le Front Islamique Du Salut-FIS), in the XX. In the last 20 years of the 20th century, it appears as a religious-political organization that has made a name for itself in Algerian history with an activist spirit. This movement, which was organized under the leadership of academician Abbas Madani and preacher Ali Belhâc, argued that a Sharia-based Islamic state was needed in order to solve the problems of the contemporary period. Keywords : Sect, Algeria, Islamic Salvation Front, Abbassi Madani, Ali Belhadj.