Ailevi Akdeniz Ateşi; serozal ve sinoviyal zarları etkileyen, tekrarlayan ateşli enflamatuvar ataklar ile karakterize, herediter periyodik ateş sendromları arasında en sık görülen, otozomal resesif geçişli, kendini sınırlayabilen bir hastalıktır. Ailevi Akdeniz ateşinden sorumlu olan gen tanımlanmış olmasına rağmen hastalığın patogenezi kesin olarak aydınlatılamamıştır. Ailevi Akdeniz ateşi atakları arasında da varlığı kanıtlanan enflamasyon ve birçok hastalıkla ilişkilendirilen oksidatif hasar hastalığın patogenezinde önemli hale gelmiştir. İnflamasyonun önemli belirteçlerinden biri olarak kabul edilen paraoksonaz ve oksidatif hasardan sorumlu glutatyon peroksidaz ile çeşitli hastalıklar arasındaki ilişki birçok çalışmada ele alınmış ve bu enzimlerdeki polimorfizmlerin enzim aktivitelerini etkileyebileceği öne sürülmüştür. Bu çalışmada; önemli bir antioksidan enzim olan glutatyon peroksidaza ve enflamasyonun güçlü göstergelerinden biri olan paraoksonaza ait gen polimorfizmlerinin AAA patogenezindeki yerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmaya 60 adet atak döneminde olmayan AAA hastası ve 51 sağlam çocuktan oluşan toplam 111 olgu alınmıştır. Tüm olguların yaş, cinsiyet, beyaz küre sayısı, sedimantasyon, CRP, BUN, kreatinin ve serum lipid (total kolesterol, LDL, HDL, trigliserid) düzeyleri ile PONİ 192 ve GPX1 P197L genotiplerine bakılmıştır. Atak döneminde olmayan AAA hastalarında sedimantasyon değerleri kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Diğer akut faz reaktanlarından olan beyaz küre sayısı ve CRP düzeyleri açısından ise, AAA ve kontrol grubu arasında anlamlı farka rastlanmamıştır. Yine AAA ve kontrol grubu, BUN, kreatinin ve serum lipid düzeyleri açısından karşılaştırıldığında aralarında anlamlı fark tespit edilmemiştir. Ailevi Akdeniz ateşi olgularının PONİ 192 ve GPX1 P197L genotip sonuçlan ise kontrol grubu sonuçları ile benzer bulunmuştur. Sonuç olarak AAA hastalarında atak dönemi dışında da bir akut faz cevabının oluştuğu, bunun da bir göstergesinin sedimantasyon olduğu belirlenmiştir. Ayrıca PONİ 192 ve GPX1 P197L gen polimorfizmlerinin AAA gelişiminde önemli bir risk faktörü olmadığı saptanmıştır. Bununla birlikte, bu konuda kesin bir kanıya varmak için, ilerde yapılacak olan çalışmaların faydalı olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler : Ailevi Akdeniz Ateşi, enflamasyon, oksidatif hasar, paraoksonaz gen polimorfizmi, glutatyon peroksidaz gen polimorfizmi.
Familial Mediterranean Fever (FMF) is an autosomal recessive disorder and one of the most frequent periodic febrile inflammatory syndromes, characterized by recurrent, self-limited episodes of fever and serositis. The pathogenesis of the disease is not completely clear yet, even if familial Mediterranean fever gene have been identified. Presence of inflammation that even continues during the period between FMF attacks and oxidative stress, which is related with many other disorders have become important issues in the pathogenesis of the disease. One of the important markers of inflammation, paraoxonase and oxidative stress determinant, glutathione peroxidase, were examined in many studies and it is suggested that the polymorphisms of these enzymes influence the enzymes activities. The aim of this study was to investigate gene polymorphisms of an important antioxidative enzyme called glutathione peroxidase, and a powerful marker of inflammation termed as paraoxonase occurrences in FMF patients, and their roles in the pathogenesis of FMF. Sixty FMF patients who are in remission period and 51 healthy children as control group were included in this study. White blood celi (WBC) count, erythrocyte sedimentation rate, C-reactive protein (CRP), blood urea nitrogen, creatinine and serum lipid profile (total cholesterol, LDL, HDL, triglyceride) of samples were measured. P0N1 192, GPX1 P197L gene polymorphisms were studied. Erythrocyte sedimentation rates were sıgnificantly hıgher than the control group. There were not any significant differences in the other acute phase reactants like CRP and WBC levels between the FMF and control group s. in addition, there was no significant difference between two groups for blood urea nitrogen, creatinine and serum lipid profıles. The distribution of P0N1 192 and GPX1 P197L genotypes were similar in both groups. in conclusion, acute phase reaction, which is confirmed by elevation of erythrocyte sedimentation rate, continues during the remission period in FMF patients. Additionally, P0N1 192 and GPX1 P197L gene polymorphisms are not important risk factors in the development of FMF. However, further studies are needed to validate definitely the results of this study. Keywords : Familial Mediterranean fever, inflammation, oxidative stress, paraoxonase gene polymorphism, glutathione peroxidase gene polymorphism.
Tez (Tıpta Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, 2009.
Kaynakça var.
Ailevi Akdeniz Ateşi; serozal ve sinoviyal zarları etkileyen, tekrarlayan ateşli enflamatuvar ataklar ile karakterize, herediter periyodik ateş sendromları arasında en sık görülen, otozomal resesif geçişli, kendini sınırlayabilen bir hastalıktır. Ailevi Akdeniz ateşinden sorumlu olan gen tanımlanmış olmasına rağmen hastalığın patogenezi kesin olarak aydınlatılamamıştır. Ailevi Akdeniz ateşi atakları arasında da varlığı kanıtlanan enflamasyon ve birçok hastalıkla ilişkilendirilen oksidatif hasar hastalığın patogenezinde önemli hale gelmiştir. İnflamasyonun önemli belirteçlerinden biri olarak kabul edilen paraoksonaz ve oksidatif hasardan sorumlu glutatyon peroksidaz ile çeşitli hastalıklar arasındaki ilişki birçok çalışmada ele alınmış ve bu enzimlerdeki polimorfizmlerin enzim aktivitelerini etkileyebileceği öne sürülmüştür. Bu çalışmada; önemli bir antioksidan enzim olan glutatyon peroksidaza ve enflamasyonun güçlü göstergelerinden biri olan paraoksonaza ait gen polimorfizmlerinin AAA patogenezindeki yerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmaya 60 adet atak döneminde olmayan AAA hastası ve 51 sağlam çocuktan oluşan toplam 111 olgu alınmıştır. Tüm olguların yaş, cinsiyet, beyaz küre sayısı, sedimantasyon, CRP, BUN, kreatinin ve serum lipid (total kolesterol, LDL, HDL, trigliserid) düzeyleri ile PONİ 192 ve GPX1 P197L genotiplerine bakılmıştır. Atak döneminde olmayan AAA hastalarında sedimantasyon değerleri kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Diğer akut faz reaktanlarından olan beyaz küre sayısı ve CRP düzeyleri açısından ise, AAA ve kontrol grubu arasında anlamlı farka rastlanmamıştır. Yine AAA ve kontrol grubu, BUN, kreatinin ve serum lipid düzeyleri açısından karşılaştırıldığında aralarında anlamlı fark tespit edilmemiştir. Ailevi Akdeniz ateşi olgularının PONİ 192 ve GPX1 P197L genotip sonuçlan ise kontrol grubu sonuçları ile benzer bulunmuştur. Sonuç olarak AAA hastalarında atak dönemi dışında da bir akut faz cevabının oluştuğu, bunun da bir göstergesinin sedimantasyon olduğu belirlenmiştir. Ayrıca PONİ 192 ve GPX1 P197L gen polimorfizmlerinin AAA gelişiminde önemli bir risk faktörü olmadığı saptanmıştır. Bununla birlikte, bu konuda kesin bir kanıya varmak için, ilerde yapılacak olan çalışmaların faydalı olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler : Ailevi Akdeniz Ateşi, enflamasyon, oksidatif hasar, paraoksonaz gen polimorfizmi, glutatyon peroksidaz gen polimorfizmi.
Familial Mediterranean Fever (FMF) is an autosomal recessive disorder and one of the most frequent periodic febrile inflammatory syndromes, characterized by recurrent, self-limited episodes of fever and serositis. The pathogenesis of the disease is not completely clear yet, even if familial Mediterranean fever gene have been identified. Presence of inflammation that even continues during the period between FMF attacks and oxidative stress, which is related with many other disorders have become important issues in the pathogenesis of the disease. One of the important markers of inflammation, paraoxonase and oxidative stress determinant, glutathione peroxidase, were examined in many studies and it is suggested that the polymorphisms of these enzymes influence the enzymes activities. The aim of this study was to investigate gene polymorphisms of an important antioxidative enzyme called glutathione peroxidase, and a powerful marker of inflammation termed as paraoxonase occurrences in FMF patients, and their roles in the pathogenesis of FMF. Sixty FMF patients who are in remission period and 51 healthy children as control group were included in this study. White blood celi (WBC) count, erythrocyte sedimentation rate, C-reactive protein (CRP), blood urea nitrogen, creatinine and serum lipid profile (total cholesterol, LDL, HDL, triglyceride) of samples were measured. P0N1 192, GPX1 P197L gene polymorphisms were studied. Erythrocyte sedimentation rates were sıgnificantly hıgher than the control group. There were not any significant differences in the other acute phase reactants like CRP and WBC levels between the FMF and control group s. in addition, there was no significant difference between two groups for blood urea nitrogen, creatinine and serum lipid profıles. The distribution of P0N1 192 and GPX1 P197L genotypes were similar in both groups. in conclusion, acute phase reaction, which is confirmed by elevation of erythrocyte sedimentation rate, continues during the remission period in FMF patients. Additionally, P0N1 192 and GPX1 P197L gene polymorphisms are not important risk factors in the development of FMF. However, further studies are needed to validate definitely the results of this study. Keywords : Familial Mediterranean fever, inflammation, oxidative stress, paraoxonase gene polymorphism, glutathione peroxidase gene polymorphism.