Postprandiyal oksidatif stres, her ögün sonrası gelisen bir olaydır. Bu çalışmada amacımız; postprandiyal oksidatif stresin kronik vasküler etkisi olup olmadıgını tesbit etmek ve eger etkili ise statinlerin tek doz ya da her ögün yemekle beraber kullanılmasının bu kronik damar değişiklikleri üzerine ne gibi etkileri oldugunu göstermektir. Materyal ve Metod: Bu çalısmanın izin ve onayı yetkili Deney Hayvanları Etik Kurulundan alınmıstır. Çalısma Ocak 2009-Mart 2009 tarihleri arasında 60 günlük sürede tamamlanmıstır. Çalısmada başlangıç agırlıkları 270-300 gr arasında degisen 7 aylık 30 adet Wistar türü albino erkek sıçan kullanılmıstır. Denekler öncelikle randomize olarak her grupta 10 denek olacak sekilde 3 gruba ayrıldı. Grup 1 (kontrol grubu); 10 rattan olustu. Bu grup normal rat dieti ve %1 kolesterol ile beslenen, ilave bir ilaç almayan gruptur. Grup 2; 9 rattan olustu. Bu grup normal rat dieti , %1 kolesterol ile beslenen ve aksam (aksam 19:00) oral gavaj yoluyla 20 mg/kg dozunda tek doz rosuvastatin verilen gruptur. Grup 3; 10 rattan olustu. Bu grup normal rat dieti , %1 kolesterol ile beslenen ve her ögünle birlikte oral gavaj yoluyla rosuvastatin 20 mg/kg /gün doz üç esit parçaya ayrılarak verilen gruptur. Biyokimyasal olarak alınan serumlarda her sıçan için; bazal total kolestorol, açlık total kolesterol, tokluk total kolesterol, bazal trigliserid, açlık trigliserid, tokluk trigliserid, bazal LDL, açlık LDL, tokluk LDL, bazal HDL, açlık HDL, tokluk HDL, bazal VCAM-1, açlık VCAM-1, tokluk VCAM-1, bazal Endotelin-1, açlık Endotelin-1,tokluk Endotelin-1, bazal Nitrik Oksid, açlık Nitrik Oksid ve tokluk Nitrik Oksid düzeyleri ölçüldü. Histopatolojik açıdan alınan asendan aorta dokusu % 10 formol solüsyonu ile tespit edildi, hematoksilen eozin boyama yöntemi ile boyanarak preparatlar mikroskop altında 400x büyütmede histolojik yönden incelendi. Sonuçlar: Biyokimyasal olarak ölçülen serum degerlerinde 3 doz rosuvastatin verilen grupta açlık ve tokluk biyokimyasal markırların ateroskleroz gelişimi yönünden tek doz statin kullanan grup ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde, vasküler inflamasyon ve oksidatif stresi önledigi bulunmustur. Histopatolojik olarakta 3 doz rosuvastatin verilen grupta endotel hasarı ve ateroskleroz gelisimi yönünden diger gruplara göre daha iyi koruduğu bulunmustur. Tartısma: Yaptıgımız çalısmada biyokimyasal ve histopatolojik sonuçlara göre her yemekle beraber verilen statin grubunda vasküler endotel yapısının daha iyi korudugu ve ateroskleroz gelisiminde ileri derece koruyucu oldugu bulunmustur. Tek doz statin kullanımının yüksek yag, karbonhidrat dieti alan hastalarda, diabetik hastalarda, metobolik sendromlu ve hiperlipidemik hastalarda aterosklerozu önlemede yetersiz kalmıstır. Bunun baslıca sebebi postprandiyal dönemde tek doz statin kullanımın antioksidan özelliğinin yetersiz kalmasıdır. Bu tür riskli hasta gruplarında her yemekle beraber aynı doz statin yemek sayısına bölünerek verilmelidir. Bu sayede postprandiyal oksidatif stres ve buna bağlı ateroskleroz gelişmesi önlenecektir.
Objective: Postprandial oxidative stress is a condition which occurs after every meal. The purpose of this study is to determine whether postprandial oxidative stress has a chronic vascular effect and to demonstrate any influence of standalone or prandial use of statins on these chronic venous alterations in case of the presence of any such effect. Materials and Methods: This study was allowed and approved by the authorized Animal Ethics Committee. The study was completed in a 60-day period between January 2009 and March 2009. Thirty male 7-month-old albino Wistar rats with initial weights ranging between 270-300 gr were used in the study. Subjects were initially divided into three randomized groups, with ten subjects in each group. Group 1 (control group) consisted of ten rats which were fed normal rat diet and 1% cholesterol with no additional medication. Group 2 consisted of nine rats which were fed normal rat diet and 1% cholesterol with additional rosuvastatin in a 20 mg/kg single dose administered through oral gavage every evening (at 19:00). Group 3 consisted often rats which were fed normal rat diet and 1% cholesterol with additional rosuvastatin in three doses, one for each meal, for a total of 20 mg/kg daily administered through oral gavage. Base total cholesterol, fasting total cholesterol, postprandial total cholesterol, base triglyceride, fasting triglyceride, postprandial triglyceride, base LDL, fasting LDL, postprandial LDL, base HDL, fasting HDL, postprandial HDL, base VCAM-1,fasting VCAM-1, postprandial VCAM-1, base endothelin-1, fasting endothelin-1, postprandial endothelin-1, base nitric oxide, fasting nitric oxide and postprandial nitric oxide levels in biochemically obtained sera for each rat. Histopathologically obtained ascending aorta tissue was defined using 10% formol solution, dyed using hematoxylene eosin dyeing method, and the preparations were histologically examined under microscope at 400x magnification.Results: Biochemically measured serum values of fasting and postprandial biochemical markers in the three-dose rosuvastatin group were found to have a statistically significant preventive effect over vascular inflammation, oxidative stress and atherosclerosis development compared to those of the single-dose statin group and the control group. Histopathologically, the three-dose rosuvastation group was found to be protected better against endothelial damage and atherosclerosis development than other groups.
Tez (Tıpta Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, 2009.
Kaynakça var.
Postprandiyal oksidatif stres, her ögün sonrası gelisen bir olaydır. Bu çalışmada amacımız; postprandiyal oksidatif stresin kronik vasküler etkisi olup olmadıgını tesbit etmek ve eger etkili ise statinlerin tek doz ya da her ögün yemekle beraber kullanılmasının bu kronik damar değişiklikleri üzerine ne gibi etkileri oldugunu göstermektir. Materyal ve Metod: Bu çalısmanın izin ve onayı yetkili Deney Hayvanları Etik Kurulundan alınmıstır. Çalısma Ocak 2009-Mart 2009 tarihleri arasında 60 günlük sürede tamamlanmıstır. Çalısmada başlangıç agırlıkları 270-300 gr arasında degisen 7 aylık 30 adet Wistar türü albino erkek sıçan kullanılmıstır. Denekler öncelikle randomize olarak her grupta 10 denek olacak sekilde 3 gruba ayrıldı. Grup 1 (kontrol grubu); 10 rattan olustu. Bu grup normal rat dieti ve %1 kolesterol ile beslenen, ilave bir ilaç almayan gruptur. Grup 2; 9 rattan olustu. Bu grup normal rat dieti , %1 kolesterol ile beslenen ve aksam (aksam 19:00) oral gavaj yoluyla 20 mg/kg dozunda tek doz rosuvastatin verilen gruptur. Grup 3; 10 rattan olustu. Bu grup normal rat dieti , %1 kolesterol ile beslenen ve her ögünle birlikte oral gavaj yoluyla rosuvastatin 20 mg/kg /gün doz üç esit parçaya ayrılarak verilen gruptur. Biyokimyasal olarak alınan serumlarda her sıçan için; bazal total kolestorol, açlık total kolesterol, tokluk total kolesterol, bazal trigliserid, açlık trigliserid, tokluk trigliserid, bazal LDL, açlık LDL, tokluk LDL, bazal HDL, açlık HDL, tokluk HDL, bazal VCAM-1, açlık VCAM-1, tokluk VCAM-1, bazal Endotelin-1, açlık Endotelin-1,tokluk Endotelin-1, bazal Nitrik Oksid, açlık Nitrik Oksid ve tokluk Nitrik Oksid düzeyleri ölçüldü. Histopatolojik açıdan alınan asendan aorta dokusu % 10 formol solüsyonu ile tespit edildi, hematoksilen eozin boyama yöntemi ile boyanarak preparatlar mikroskop altında 400x büyütmede histolojik yönden incelendi. Sonuçlar: Biyokimyasal olarak ölçülen serum degerlerinde 3 doz rosuvastatin verilen grupta açlık ve tokluk biyokimyasal markırların ateroskleroz gelişimi yönünden tek doz statin kullanan grup ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde, vasküler inflamasyon ve oksidatif stresi önledigi bulunmustur. Histopatolojik olarakta 3 doz rosuvastatin verilen grupta endotel hasarı ve ateroskleroz gelisimi yönünden diger gruplara göre daha iyi koruduğu bulunmustur. Tartısma: Yaptıgımız çalısmada biyokimyasal ve histopatolojik sonuçlara göre her yemekle beraber verilen statin grubunda vasküler endotel yapısının daha iyi korudugu ve ateroskleroz gelisiminde ileri derece koruyucu oldugu bulunmustur. Tek doz statin kullanımının yüksek yag, karbonhidrat dieti alan hastalarda, diabetik hastalarda, metobolik sendromlu ve hiperlipidemik hastalarda aterosklerozu önlemede yetersiz kalmıstır. Bunun baslıca sebebi postprandiyal dönemde tek doz statin kullanımın antioksidan özelliğinin yetersiz kalmasıdır. Bu tür riskli hasta gruplarında her yemekle beraber aynı doz statin yemek sayısına bölünerek verilmelidir. Bu sayede postprandiyal oksidatif stres ve buna bağlı ateroskleroz gelişmesi önlenecektir.
Objective: Postprandial oxidative stress is a condition which occurs after every meal. The purpose of this study is to determine whether postprandial oxidative stress has a chronic vascular effect and to demonstrate any influence of standalone or prandial use of statins on these chronic venous alterations in case of the presence of any such effect. Materials and Methods: This study was allowed and approved by the authorized Animal Ethics Committee. The study was completed in a 60-day period between January 2009 and March 2009. Thirty male 7-month-old albino Wistar rats with initial weights ranging between 270-300 gr were used in the study. Subjects were initially divided into three randomized groups, with ten subjects in each group. Group 1 (control group) consisted of ten rats which were fed normal rat diet and 1% cholesterol with no additional medication. Group 2 consisted of nine rats which were fed normal rat diet and 1% cholesterol with additional rosuvastatin in a 20 mg/kg single dose administered through oral gavage every evening (at 19:00). Group 3 consisted often rats which were fed normal rat diet and 1% cholesterol with additional rosuvastatin in three doses, one for each meal, for a total of 20 mg/kg daily administered through oral gavage. Base total cholesterol, fasting total cholesterol, postprandial total cholesterol, base triglyceride, fasting triglyceride, postprandial triglyceride, base LDL, fasting LDL, postprandial LDL, base HDL, fasting HDL, postprandial HDL, base VCAM-1,fasting VCAM-1, postprandial VCAM-1, base endothelin-1, fasting endothelin-1, postprandial endothelin-1, base nitric oxide, fasting nitric oxide and postprandial nitric oxide levels in biochemically obtained sera for each rat. Histopathologically obtained ascending aorta tissue was defined using 10% formol solution, dyed using hematoxylene eosin dyeing method, and the preparations were histologically examined under microscope at 400x magnification.Results: Biochemically measured serum values of fasting and postprandial biochemical markers in the three-dose rosuvastatin group were found to have a statistically significant preventive effect over vascular inflammation, oxidative stress and atherosclerosis development compared to those of the single-dose statin group and the control group. Histopathologically, the three-dose rosuvastation group was found to be protected better against endothelial damage and atherosclerosis development than other groups.