ST Segment Yükselmeli Miyokart Enfarktüslü Hastalarda Aortik Sertliğin Primer Perkütan Koroner Girişim Sonrasında Elektrokardiyografik Reperfüzyon Üzerine Etkisi Amaç: Aortik sertlik iyi bilinen bir vasküler yaşlanma göstergesidir ve koroner ateroskleroz ile ilişkisi de bilinmektedir. Ancak aortik sertliğin miyokart enfarktüsü sonrası sol ventrikül fonksiyonları üzerine etkisi hakkında elimizde yeterli bilgi yoktur. Çalışmamızda aortik sertliğin, ST eleve miyokart enfarktüsünde (STEMI) primer perkütan koroner girişim(PKG) sonrası elektrokardiyografik reperfüzyon ve enfarkt genişliği üzerine etkisini incelemeyi planladık. Yöntem: STEMI tanısıyla PKG yapılan 253 hastanın başlangıçta ve işlemden hemen sonra çekilen EKG'lerinde total ST rezolüsyonuna bakılmıştır. Hastaların işlem sonrası 48-72. saatlerinde ekokardiyografileri yapılmış ve aortik çaplar ile arteriyel tansiyon ölçümleri kullanılarak aortik sertlik parametreleri elde edilmiştir. Ejeksiyon fraksiyon (EF) değerleri biplane modifiye simpson metodu ile ortalama alınarak saptanmıştır. Enfarkt alanı göstergesi olarak pik CK-MB değerleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda PKG sonrası elektrokardiyografik olarak başarılı reperfüzyon saptanan hastalarda aortik sertlik daha düşük (aortik strain için 14,5±3,7 vs 7,8±1,8 p=0,0001; aortik distensibilite için 7,4±3,0 vs 2,5±0,8 p=0,0001; aortik sertlik indeksi için 3,1±0,9 vs 7,2±2,4 p=0,0001; aortik elastik modülüs için 303±105 vs 863±321 p=0,0001) ve pik CK-MB değerleri daha düşük saptanmıştır (103,1±15,5 mg/dl vs 121,2±22,4mg/dl p<0,001). Ayrıca sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu da (SVEF) düşük aortik sertlikle ilişkili saptanmıştır (p=0,001). Sonuç: Çalışmamızda, PKG uygulanan STEMİ hastalarında artmış aortik sertliğin, daha kötü elektrokardiyografik reperfüzyon ve daha büyük enfarkt alanları ile ilişkili olduğu belirlendi. Bu durum miyokart enfarktüsü sonrası yeniden yapılanma gelişiminde bir role sahip olabilir. Anahtar Kelimeler : Miyokart enfarktüsü, koroner reperfüzyon, ateroskleroz, aortik sertlik.
Effect of Aortic Stiffness on Electrocardiographic Reperfusion in Patients with ST-Elevation Myocardial Infarction (STEMI) Who Underwent Primary Percutaneous Coronary Intervention Objective: Aortic stiffness is a well-known indicator of vascular aging and the relationship with atherosclerosis is well defined. However the effect of aortic stiffness on left ventricle after myocardial infarction is not so clear. In the present study we studied the effect of aortic stiffness on infarct area and electrocardiographic reperfusion in patients with ST-elevation myocardial infarction (STEMI) who underwent primary percutaneous coronary intervention (PCI). Methods: Total ST resolution was examined on the electrocardiograms (ECG) of 253 patients who underwent PCI for the diagnosis of STEMI, taken right after the procedure. Echocardiographic measurements were performed at 48-72 hours after the procedure and aortic stiffness parameters were obtained using the measurements of aortic diameter and arterial pressure. Ejection fraction (EF) was detected by taking the average with the biplane modified simpson method. Peak creatine kinase MB (CKMB) isoenzyme levels were used as the indicator of infarct area. Results: Our study showed that in patients that have shown electrocardiographic successful reperfusion, have better aortic stiffness values (aortic strain 14,5±3,7 vs 7,8±1,8 p=0,0001; distensibility 7,4±3,0 vs 2,5±0,8 p=0,0001; aortic stiffness index 3,1±0,9 vs 7,2±2,4 p=0,0001; aortic eleatic modül 303±105 vs 863±321 p=0,0001) and smaller peak CK-MB levels (103,1±15,5 mg/dl vs 121,2±22,4mg/dl p<0,001) Additionally another correlation was showing that left ventricular EF(LVEF) was better in patients with higher aortic strain levels (p=0.001). Conclusion: The present study suggested that higher aortic stiffness in patients with STEMI undergone PCI is associated with worse electrocardiographic reperfusion and larger infarct area. This situation can have a role on reverse remodeling development after myocardial infarction. Keywords : Myocardial infarction, reperfusion, atherosclerosis, aortic stiffness.
Tez (Tıpta Uzmanlık) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, 2017.
Kaynakça var.
ST Segment Yükselmeli Miyokart Enfarktüslü Hastalarda Aortik Sertliğin Primer Perkütan Koroner Girişim Sonrasında Elektrokardiyografik Reperfüzyon Üzerine Etkisi Amaç: Aortik sertlik iyi bilinen bir vasküler yaşlanma göstergesidir ve koroner ateroskleroz ile ilişkisi de bilinmektedir. Ancak aortik sertliğin miyokart enfarktüsü sonrası sol ventrikül fonksiyonları üzerine etkisi hakkında elimizde yeterli bilgi yoktur. Çalışmamızda aortik sertliğin, ST eleve miyokart enfarktüsünde (STEMI) primer perkütan koroner girişim(PKG) sonrası elektrokardiyografik reperfüzyon ve enfarkt genişliği üzerine etkisini incelemeyi planladık. Yöntem: STEMI tanısıyla PKG yapılan 253 hastanın başlangıçta ve işlemden hemen sonra çekilen EKG'lerinde total ST rezolüsyonuna bakılmıştır. Hastaların işlem sonrası 48-72. saatlerinde ekokardiyografileri yapılmış ve aortik çaplar ile arteriyel tansiyon ölçümleri kullanılarak aortik sertlik parametreleri elde edilmiştir. Ejeksiyon fraksiyon (EF) değerleri biplane modifiye simpson metodu ile ortalama alınarak saptanmıştır. Enfarkt alanı göstergesi olarak pik CK-MB değerleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda PKG sonrası elektrokardiyografik olarak başarılı reperfüzyon saptanan hastalarda aortik sertlik daha düşük (aortik strain için 14,5±3,7 vs 7,8±1,8 p=0,0001; aortik distensibilite için 7,4±3,0 vs 2,5±0,8 p=0,0001; aortik sertlik indeksi için 3,1±0,9 vs 7,2±2,4 p=0,0001; aortik elastik modülüs için 303±105 vs 863±321 p=0,0001) ve pik CK-MB değerleri daha düşük saptanmıştır (103,1±15,5 mg/dl vs 121,2±22,4mg/dl p<0,001). Ayrıca sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu da (SVEF) düşük aortik sertlikle ilişkili saptanmıştır (p=0,001). Sonuç: Çalışmamızda, PKG uygulanan STEMİ hastalarında artmış aortik sertliğin, daha kötü elektrokardiyografik reperfüzyon ve daha büyük enfarkt alanları ile ilişkili olduğu belirlendi. Bu durum miyokart enfarktüsü sonrası yeniden yapılanma gelişiminde bir role sahip olabilir. Anahtar Kelimeler : Miyokart enfarktüsü, koroner reperfüzyon, ateroskleroz, aortik sertlik.
Effect of Aortic Stiffness on Electrocardiographic Reperfusion in Patients with ST-Elevation Myocardial Infarction (STEMI) Who Underwent Primary Percutaneous Coronary Intervention Objective: Aortic stiffness is a well-known indicator of vascular aging and the relationship with atherosclerosis is well defined. However the effect of aortic stiffness on left ventricle after myocardial infarction is not so clear. In the present study we studied the effect of aortic stiffness on infarct area and electrocardiographic reperfusion in patients with ST-elevation myocardial infarction (STEMI) who underwent primary percutaneous coronary intervention (PCI). Methods: Total ST resolution was examined on the electrocardiograms (ECG) of 253 patients who underwent PCI for the diagnosis of STEMI, taken right after the procedure. Echocardiographic measurements were performed at 48-72 hours after the procedure and aortic stiffness parameters were obtained using the measurements of aortic diameter and arterial pressure. Ejection fraction (EF) was detected by taking the average with the biplane modified simpson method. Peak creatine kinase MB (CKMB) isoenzyme levels were used as the indicator of infarct area. Results: Our study showed that in patients that have shown electrocardiographic successful reperfusion, have better aortic stiffness values (aortic strain 14,5±3,7 vs 7,8±1,8 p=0,0001; distensibility 7,4±3,0 vs 2,5±0,8 p=0,0001; aortic stiffness index 3,1±0,9 vs 7,2±2,4 p=0,0001; aortic eleatic modül 303±105 vs 863±321 p=0,0001) and smaller peak CK-MB levels (103,1±15,5 mg/dl vs 121,2±22,4mg/dl p<0,001) Additionally another correlation was showing that left ventricular EF(LVEF) was better in patients with higher aortic strain levels (p=0.001). Conclusion: The present study suggested that higher aortic stiffness in patients with STEMI undergone PCI is associated with worse electrocardiographic reperfusion and larger infarct area. This situation can have a role on reverse remodeling development after myocardial infarction. Keywords : Myocardial infarction, reperfusion, atherosclerosis, aortic stiffness.