Giriş ve Amaç: Enfekte olan hastaların prognozu için kullanılan parametreler arasında bağışıklık hasarı ve enflamasyonun önemli belirteçlerinden biri olan Nötrofil / Lenfosit Oranı (NLR) bulunmakta olup; coronavirüs disease-19 (COVID-19) hastalarında yüksek çözünürlüklü görüntü sağlaması, erken teşhis ve prognoz tahmini sağlaması sebepleriyle Toraks Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülemesi de noninvaziv, güvenilir ve pratik bir yöntem olarak öne çıkmıştır. Çalışmamızda hastalarımızın COVID-19 Acil servise başvuru anındaki nötrofil / lenfosit oranının ve Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarlı Tomografinin (HRCT) mortalite belirteci olarak kullanımının incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Çalışma retrospektif olarak planlanmıştır, kesitsel bir çalışmadır. Araştırma süresi 6 aydır ve Süleyman Demirel Üniversitesi Acil Servisinde yürütülmüştür. Hastane bilgi işlem biriminden COVID-19 pozitifliği bilinen, kan değerleri tam olan ve Toraks BT'si olan 356 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. 50 hasta kan tetkikleri yetersiz ve epikriz eksiklikleri olduğu için çalışma dışı bırakılmıştır. Sayısal değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro Wilk testi ve normallik testleri ile test edilmiştir. Normal dağılan veriler Ort ± SD , normal dağılmayan veriler Ortanca (Minimum-Maksimum) şeklinde verilmiştir. Normal dağılmayan değişkenlerin iki grupta karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi kullanılmış, normal dağılan değişkenlerin iki grupta karşılaştırılmasında student T testi kullanılmıştır. Kategorik değişkenler arasındaki ilişkiler Ki-kare testi ile incelenmiştir. Ex olma durumunu tahmin ettiren uygun nötrofil/lenfosit kestirim değerinin belirlenmesi için ROC analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Analizlerde SPSS Windows 29.0 versiyon paket programı kullanılmıştır. Bulgular: 27/03/2020-01/04/2022 tarihleri arasında COVİD-19 tanısı alan toplam 306 hastanın dahil edildiği çalışmada; hastaların yaş ortalaması 59.9±18.1'dir. Hastaların %55.2'si kadındır. Ex olan hastalarda yaş değerleri sağ kalan hastalardan anlamlı olarak yüksektir (p<0.001). Yoğun bakıma yatışı yapılan hastalar, komorbiditesi olanlar ve malignitesi olanlar daha çok ex olmuşlardır (p<0.001). Ex olan hastalarda genel durum bozukluğu (p<0.001) ve dispne (p<0.001) daha fazla görülmüştür. BT'si atipik olan hastalar daha fazla ex olmuştur (p<0.001). Ölen hastalarda CRP, prokalsitonin, troponin, lökosit, nötrofil , fibrinojen, d-dimer, NLR, türetilmiş NLR düzeyleri sağ kalanlardan yüksektir (p<0.001). BT'si tipik olanlarda ve BT'si belirsiz olan hastalarda NLR düzeyleri ölen hastalarda anlamlı olarak yüksektir (p=0.008, p<0.001). Receiver Operating Characteristic (ROC) analizine göre CRP, prokalsitonin, troponin, lökosit, lenfosit, nötrofil, fibrinojen, D-dimer, NLR ve Türetilmiş NLR ex olma durumu tahmininde kullanılabilir olarak çıkmıştır. Sonuç: BT sonuçlarına göre, atipik bir görüntü elde edilen hastaların COVID-19'a bağlı mortalite riski daha yüksek olabilir, bu nedenle bu hastaların tedavisi daha dikkatli bir şekilde planlanmalıdır. Ancak tipik ya da belirsiz BT bulguları görülen hastalarda da yüksek mortalite oranları dikkat çekmektedir. Belirsiz BT'si olan hastalarda NLR mortalite belirteci olarak kullanılabilir. BT bulguları, COVID-19 hastalarının yönetimi ve prognozunda önemli bir rol oynar ve tedavi kararları veren klinisyenler için değerli bilgiler sağlayabilir. NLR, COVID-19 hastalarında hastalık şiddeti ve mortalitenin ucuz ve kolayca bulunabilen bir belirtecidir. Yüksek NLR düzeyleri, enflamatuar yanıt ile bağışıklık yanıtı arasında bir dengesizliği gösterir, bu da hastanın bağışıklık sisteminin aşırı aktif olabileceğini ve hastalığın ciddiyetine katkıda bulunabileceğini düşündürür. Bu nedenle, COVID-19 hastalarında NLR düzeylerinin izlenmesi, klinisyenlerin daha yüksek ciddi hastalık riski taşıyanları belirlemesine ve tedavi kararlarına yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler : COVID-19, Bilgisayarlı tomogrofi, NLR.
Introduction and Aim: Among the parameters used for the prognosis of infected patients, the Neutrophil/Lymphocyte Ratio (NLR), which is an important marker of immune damage and inflammation, is included. In addition, Thoracic Computed Tomography (CT) imaging has emerged as a non-invasive, reliable, and practical method for providing high-resolution images in COVID-19 patients, enabling early diagnosis and prognosis. In our study, we aimed to investigate the use of the NLR at the time of COVID-19 emergency department admission and High-Resolution Computed Tomography (HRCT) imaging as a mortality indicator for our patients. Material and Method: The study is retrospective, cross-sectional, and conducted at the emergency department of Süleyman Demirel University for six months. A total of 356 COVID-19 positive patients with complete blood counts and thorax CT were included in the study, and 50 patients were excluded due to inadequate laboratory results and missing medical records. The normality of numerical variables was tested using the Shapiro-Wilk test, and data were presented as mean ± standard deviation for normally distributed variables and median (minimum-maximum) for non-normally distributed variables. The Mann Whitney U test was used to compare non-normally distributed variables between two groups, and the student T-test was used to compare normally distributed variables. The relationships between categorical variables were analyzed using the chi-square test. ROC analysis was performed to determine the appropriate NLR cut-off value that predicts the outcome of death. A significance level of p <0.05 was considered statistically significant, and SPSS Windows 29.0 version software was used for analysis. Results: In the study, which included 306 patients, the mean age of the patients was 59.9 ± 18.1 years. 55.2% of the patients were female. The age values of the deceased patients were significantly higher than those of the surviving patients (p<0.001). Patients who were admitted to the intensive care unit, had comorbidities, and had malignancies had more cases of mortality (p<0.001). General deterioration of health status (p<0.001) and dyspnea (p<0.001) were more commonly observed in patients with mortality. Patients with atypical CT findings had more cases of mortality (p<0.001). In deceased patients, CRP, procalcitonin, troponin, leukocyte, neutrophil, fibrinogen, d-dimer, NLR, and derived NLR levels were higher than those in surviving patients (p<0.001). NLR levels were significantly higher in patients with typical CT findings (p=0.008) and in those with uncertain CT findings (p<0.001). According to the ROC analysis, CRP, procalcitonin, troponin, leukocyte, lymphocyte, neutrophil, fibrinogen, d-dimer, NLR, and derived NLR could be used to predict mortality. Conclusion: Based on CT results, patients who have atypical imaging may have a higher mortality risk associated with COVID-19, therefore, their treatment should be planned more carefully. However, even in patients with typical or indeterminate CT findings, high mortality rates are notable. NLR can be used as a mortality indicator in patients with indeterminate CT. CT findings play an important role in the management and prognosis of COVID-19 patients and can provide valuable information for clinicians making treatment decisions. NLR is a cheap and easily obtainable indicator of disease severity and mortality in COVID-19 patients. High NLR levels indicate an imbalance between the inflammatory response and the immune response, suggesting that the patient's immune system may be overly active and may contribute to the severity of the disease. Therefore, monitoring NLR levels in COVID-19 patients can help clinicians identify those at higher risk of severe illness and aid in treatment decisions. Keywords : COVID-19, Computed tomography, NLR.
Tez (Tıpta Uzmanlık-PhD) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Acil Tıp Anabilim Dalı, 2023.
Kaynakça var.
Giriş ve Amaç: Enfekte olan hastaların prognozu için kullanılan parametreler arasında bağışıklık hasarı ve enflamasyonun önemli belirteçlerinden biri olan Nötrofil / Lenfosit Oranı (NLR) bulunmakta olup; coronavirüs disease-19 (COVID-19) hastalarında yüksek çözünürlüklü görüntü sağlaması, erken teşhis ve prognoz tahmini sağlaması sebepleriyle Toraks Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülemesi de noninvaziv, güvenilir ve pratik bir yöntem olarak öne çıkmıştır. Çalışmamızda hastalarımızın COVID-19 Acil servise başvuru anındaki nötrofil / lenfosit oranının ve Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarlı Tomografinin (HRCT) mortalite belirteci olarak kullanımının incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Çalışma retrospektif olarak planlanmıştır, kesitsel bir çalışmadır. Araştırma süresi 6 aydır ve Süleyman Demirel Üniversitesi Acil Servisinde yürütülmüştür. Hastane bilgi işlem biriminden COVID-19 pozitifliği bilinen, kan değerleri tam olan ve Toraks BT'si olan 356 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. 50 hasta kan tetkikleri yetersiz ve epikriz eksiklikleri olduğu için çalışma dışı bırakılmıştır. Sayısal değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro Wilk testi ve normallik testleri ile test edilmiştir. Normal dağılan veriler Ort ± SD , normal dağılmayan veriler Ortanca (Minimum-Maksimum) şeklinde verilmiştir. Normal dağılmayan değişkenlerin iki grupta karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi kullanılmış, normal dağılan değişkenlerin iki grupta karşılaştırılmasında student T testi kullanılmıştır. Kategorik değişkenler arasındaki ilişkiler Ki-kare testi ile incelenmiştir. Ex olma durumunu tahmin ettiren uygun nötrofil/lenfosit kestirim değerinin belirlenmesi için ROC analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Analizlerde SPSS Windows 29.0 versiyon paket programı kullanılmıştır. Bulgular: 27/03/2020-01/04/2022 tarihleri arasında COVİD-19 tanısı alan toplam 306 hastanın dahil edildiği çalışmada; hastaların yaş ortalaması 59.9±18.1'dir. Hastaların %55.2'si kadındır. Ex olan hastalarda yaş değerleri sağ kalan hastalardan anlamlı olarak yüksektir (p<0.001). Yoğun bakıma yatışı yapılan hastalar, komorbiditesi olanlar ve malignitesi olanlar daha çok ex olmuşlardır (p<0.001). Ex olan hastalarda genel durum bozukluğu (p<0.001) ve dispne (p<0.001) daha fazla görülmüştür. BT'si atipik olan hastalar daha fazla ex olmuştur (p<0.001). Ölen hastalarda CRP, prokalsitonin, troponin, lökosit, nötrofil , fibrinojen, d-dimer, NLR, türetilmiş NLR düzeyleri sağ kalanlardan yüksektir (p<0.001). BT'si tipik olanlarda ve BT'si belirsiz olan hastalarda NLR düzeyleri ölen hastalarda anlamlı olarak yüksektir (p=0.008, p<0.001). Receiver Operating Characteristic (ROC) analizine göre CRP, prokalsitonin, troponin, lökosit, lenfosit, nötrofil, fibrinojen, D-dimer, NLR ve Türetilmiş NLR ex olma durumu tahmininde kullanılabilir olarak çıkmıştır. Sonuç: BT sonuçlarına göre, atipik bir görüntü elde edilen hastaların COVID-19'a bağlı mortalite riski daha yüksek olabilir, bu nedenle bu hastaların tedavisi daha dikkatli bir şekilde planlanmalıdır. Ancak tipik ya da belirsiz BT bulguları görülen hastalarda da yüksek mortalite oranları dikkat çekmektedir. Belirsiz BT'si olan hastalarda NLR mortalite belirteci olarak kullanılabilir. BT bulguları, COVID-19 hastalarının yönetimi ve prognozunda önemli bir rol oynar ve tedavi kararları veren klinisyenler için değerli bilgiler sağlayabilir. NLR, COVID-19 hastalarında hastalık şiddeti ve mortalitenin ucuz ve kolayca bulunabilen bir belirtecidir. Yüksek NLR düzeyleri, enflamatuar yanıt ile bağışıklık yanıtı arasında bir dengesizliği gösterir, bu da hastanın bağışıklık sisteminin aşırı aktif olabileceğini ve hastalığın ciddiyetine katkıda bulunabileceğini düşündürür. Bu nedenle, COVID-19 hastalarında NLR düzeylerinin izlenmesi, klinisyenlerin daha yüksek ciddi hastalık riski taşıyanları belirlemesine ve tedavi kararlarına yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler : COVID-19, Bilgisayarlı tomogrofi, NLR.
Introduction and Aim: Among the parameters used for the prognosis of infected patients, the Neutrophil/Lymphocyte Ratio (NLR), which is an important marker of immune damage and inflammation, is included. In addition, Thoracic Computed Tomography (CT) imaging has emerged as a non-invasive, reliable, and practical method for providing high-resolution images in COVID-19 patients, enabling early diagnosis and prognosis. In our study, we aimed to investigate the use of the NLR at the time of COVID-19 emergency department admission and High-Resolution Computed Tomography (HRCT) imaging as a mortality indicator for our patients. Material and Method: The study is retrospective, cross-sectional, and conducted at the emergency department of Süleyman Demirel University for six months. A total of 356 COVID-19 positive patients with complete blood counts and thorax CT were included in the study, and 50 patients were excluded due to inadequate laboratory results and missing medical records. The normality of numerical variables was tested using the Shapiro-Wilk test, and data were presented as mean ± standard deviation for normally distributed variables and median (minimum-maximum) for non-normally distributed variables. The Mann Whitney U test was used to compare non-normally distributed variables between two groups, and the student T-test was used to compare normally distributed variables. The relationships between categorical variables were analyzed using the chi-square test. ROC analysis was performed to determine the appropriate NLR cut-off value that predicts the outcome of death. A significance level of p <0.05 was considered statistically significant, and SPSS Windows 29.0 version software was used for analysis. Results: In the study, which included 306 patients, the mean age of the patients was 59.9 ± 18.1 years. 55.2% of the patients were female. The age values of the deceased patients were significantly higher than those of the surviving patients (p<0.001). Patients who were admitted to the intensive care unit, had comorbidities, and had malignancies had more cases of mortality (p<0.001). General deterioration of health status (p<0.001) and dyspnea (p<0.001) were more commonly observed in patients with mortality. Patients with atypical CT findings had more cases of mortality (p<0.001). In deceased patients, CRP, procalcitonin, troponin, leukocyte, neutrophil, fibrinogen, d-dimer, NLR, and derived NLR levels were higher than those in surviving patients (p<0.001). NLR levels were significantly higher in patients with typical CT findings (p=0.008) and in those with uncertain CT findings (p<0.001). According to the ROC analysis, CRP, procalcitonin, troponin, leukocyte, lymphocyte, neutrophil, fibrinogen, d-dimer, NLR, and derived NLR could be used to predict mortality. Conclusion: Based on CT results, patients who have atypical imaging may have a higher mortality risk associated with COVID-19, therefore, their treatment should be planned more carefully. However, even in patients with typical or indeterminate CT findings, high mortality rates are notable. NLR can be used as a mortality indicator in patients with indeterminate CT. CT findings play an important role in the management and prognosis of COVID-19 patients and can provide valuable information for clinicians making treatment decisions. NLR is a cheap and easily obtainable indicator of disease severity and mortality in COVID-19 patients. High NLR levels indicate an imbalance between the inflammatory response and the immune response, suggesting that the patient's immune system may be overly active and may contribute to the severity of the disease. Therefore, monitoring NLR levels in COVID-19 patients can help clinicians identify those at higher risk of severe illness and aid in treatment decisions. Keywords : COVID-19, Computed tomography, NLR.