Amaç: Bu çalışmamızda tanı ve tedavi boyunca damar yolu erişimi olarak santral venöz kateter kullanan (Hickman ve port kateteri) AML tanılı hastaların; demografik verileri, laboratuar parametreleri, santral venöz kateter ilişkili komplikasyon oranları, komplikasyon tipleri, bu komplikasyonların yönetimi ve tedavi sonuçları incelenip, AML tanılı benzer hasta gruplarının verileri ile kıyaslayıp, tüm bu parametrelerin genel sağkalım ve hastalıksız sağ kalıma katkı sağlayıp sağlamadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017 - Ocak 2023 tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji polikliniğimizde takip edilen ve santral venöz kateter kullanan AML tanılı 76 hastanın anamnezleri, demografik verileri, biyokimyasal laboratuar sonuçları ve elektronik dosya kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Alınan tedaviler sonucunda kür sağlanan ve sağlanamayan hastalar belirlenmiştir. İncelenen tüm parametrelerin genel sağkalıma ve hastalıksız sağkalıma olan etkisi istatistiksel analizler ile incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan 76 hastanın 41'i kadın (%53,9), 35'i erkek (%46,1) idi. Hastaların yaşı 24 ile 92 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 69,1 yıl idi. 55(%72,4) hasta Hickman kateteri, 21 (%27,6) hasta port kullanmaktaydı. Hickman kateteri ile takip edilen hastaların tanı anındaki LDH değeri, port ile takip edilen hastalara kıyasla daha yüksekti (p=0,033). Kateter enfeksiyonu olan 39 (%51,3) hasta, kültür üremesi olan 37 (%48,7) hasta olup bu hastaların 22'sinde (%59,5) Hickman kateteri mevcuttu (p=0,014). Benzer şekilde Hickman kateterine sahip olan AML tanılı hastalarda kültür üremeleri daha fazlaydı (p=0,030). Ayrıca Port kateteri ile kültür üremesi ve kateter enfeksiyonu arasında zayıf pozitif korelasyon saptandı(sırasıyla; r=0,249, p=0,03; r=0,281, p=0,014). Kür durumunun genel sağkalım üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi mevcuttur(p<0,001) ve kür sağlanmayan hastalar sağlananlara kıyasla 21,96 kat daha riskli idi. Sonuç: Çalışmamızda AML tanılı hastalarda seçilecek santral venöz erişim çeşidinin ve cinsiyetin sağkalıma etkisi olmadığı ancak yaş parametresinde her 1 yıllık artış 1,023 kat genel sağkalımda olmama riskini arttırdığı saptanmıştır. Hickman kateterine sahip olan hastalarda tanı anında serum LDH yüksekliği göze çarpmaktadır ve yine Hickman kateteri olan hastalarda port kateteri olan hastalara kıyasla daha sık kateter ilişkili enfeksiyon saptanmıştır ve kültür üremeleri sağlanmıştır. SVKİE'de önlenebilir faktörler göz önüne alınmalı el hijyenine ve gerekli anti septik önlemlere mutlaka çok dikkat edilmelidir Santral damar yolu çeşidi ile lökosit, CRP ve prokalsitoninin tanı anındaki ve enfeksiyon anındaki değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Her bir birim total bilirubin ve yaş artışının 1,265 kat genel sağ kalımda olmama riskini sırasıyla (1,265 ve 1,023 kat) arttırdığı görülmüştür. Kür sağlanan hastalarda genel sağkalım oranı 21,95 kat daha fazla idi. Sonuç olarak; AML hastalarında port kateterleri, Hickman kateterlerine kıyasla, enfeksiyöz komplikasyonlar açısından daha tercih edilebilir olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler : Akut miyeloid lösemi, Hickman kateteri, port kateteri, santral venöz kateter ilişkili enfeksiyon, hastalıksız sağkalım.
Purpose: In this study, patients diagnosed with AML who used central venous catheters (Hickman and port catheters) as vascular access throughout diagnosis and treatment; To examine demographic data, laboratory parameters, central venous catheter-related complication rates, complication types, management of these complications and treatment results, compare them with the data of similar patient groups diagnosed with AML, and investigate whether all these parameters contribute to overall survival and disease-free survival. Materials and Methods: The anamnesis, demographic data, biochemical laboratory results and electronic file records of 76 patients diagnosed with AML who were followed in our Suleyman Demirel University Faculty of Medicine Hematology outpatient clinic and used a central venous catheter between January 2017 and January 2023 were retrospectively examined. As a result of the treatments received, patients who were cured and those who were not were determined. The effects of all examined parameters on overall survival and disease-free survival were examined with statistical analysis. Result: Of the 76 patients included in the study, 41 were women (53.9%) and 35 were men (46.1%). The age of the patients ranged from 24 to 92 years, and the average age was 69.1 years.. 55 (72.4%) patients were using Hickman catheter and 21 (27.6%) were using port. The LDH value of patients monitored with a Hickman catheter was higher compared to patients monitored with a port (p = 0.033). There were 39 (51.3%) patients with catheter infection and 37 (48.7%) patients with culture growth, and 22 (59.5%) of these patients had a Hickman catheter (p=0.014). Similarly, culture growth rates were higher in patients diagnosed with AML who had a Hickman catheter (p=0.030). Additionally, a weak positive correlation was detected between culture growth and catheter infection with the Port catheter (r=0.249, p=0.03; r=0.281, p=0.014, respectively). Cure status had a statistically significant effect on overall survival (p<0.001), and patients who were not cured were 21.96 times more at risk compared to those who were cured. Conclusion: In our study, there was no effect of the central venous access regimen and gender to be chosen for patients diagnosed with AML, age, but each increase in temperature increased the risk of poor overall survival by 1,023 times. Elevated serum LDH is noticeable in patients with a Hickman catheter and catheter-related infections were detected more frequently in patients with Hickman catheters compared to patients with port catheters. Additionally, cultures were obtained in patients with Hickman catheters. In CVCRI, preventable factors should be taken into consideration and great attention should be paid to hand hygiene and necessary antiseptic measures. No statistically significant relationship was found between leukocyte, CRP and procalcitonin values at the time of diagnosis and at the time of infection and the type of Central vascular access. It has been observed that each unit of total bilirubin and age increase increases the risk of poor overall survival by 1.265 times (1.265 and 1.023 times), respectively. The overall survival rate was 21.95 times higher in patients who were cured. In conclusion; It has been determined that port catheters are more preferable in terms of infectious complications compared to Hickman catheters in AML patients. Keywords : Acute miyeloid leukemia, Hickman catheter, port catheter, central venous catheter-related infection, disease-free survival.
Tez (Tıpta Uzmanlık -PhD) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, 2024.
Kaynakça var.
Amaç: Bu çalışmamızda tanı ve tedavi boyunca damar yolu erişimi olarak santral venöz kateter kullanan (Hickman ve port kateteri) AML tanılı hastaların; demografik verileri, laboratuar parametreleri, santral venöz kateter ilişkili komplikasyon oranları, komplikasyon tipleri, bu komplikasyonların yönetimi ve tedavi sonuçları incelenip, AML tanılı benzer hasta gruplarının verileri ile kıyaslayıp, tüm bu parametrelerin genel sağkalım ve hastalıksız sağ kalıma katkı sağlayıp sağlamadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017 - Ocak 2023 tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji polikliniğimizde takip edilen ve santral venöz kateter kullanan AML tanılı 76 hastanın anamnezleri, demografik verileri, biyokimyasal laboratuar sonuçları ve elektronik dosya kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Alınan tedaviler sonucunda kür sağlanan ve sağlanamayan hastalar belirlenmiştir. İncelenen tüm parametrelerin genel sağkalıma ve hastalıksız sağkalıma olan etkisi istatistiksel analizler ile incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan 76 hastanın 41'i kadın (%53,9), 35'i erkek (%46,1) idi. Hastaların yaşı 24 ile 92 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 69,1 yıl idi. 55(%72,4) hasta Hickman kateteri, 21 (%27,6) hasta port kullanmaktaydı. Hickman kateteri ile takip edilen hastaların tanı anındaki LDH değeri, port ile takip edilen hastalara kıyasla daha yüksekti (p=0,033). Kateter enfeksiyonu olan 39 (%51,3) hasta, kültür üremesi olan 37 (%48,7) hasta olup bu hastaların 22'sinde (%59,5) Hickman kateteri mevcuttu (p=0,014). Benzer şekilde Hickman kateterine sahip olan AML tanılı hastalarda kültür üremeleri daha fazlaydı (p=0,030). Ayrıca Port kateteri ile kültür üremesi ve kateter enfeksiyonu arasında zayıf pozitif korelasyon saptandı(sırasıyla; r=0,249, p=0,03; r=0,281, p=0,014). Kür durumunun genel sağkalım üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi mevcuttur(p<0,001) ve kür sağlanmayan hastalar sağlananlara kıyasla 21,96 kat daha riskli idi. Sonuç: Çalışmamızda AML tanılı hastalarda seçilecek santral venöz erişim çeşidinin ve cinsiyetin sağkalıma etkisi olmadığı ancak yaş parametresinde her 1 yıllık artış 1,023 kat genel sağkalımda olmama riskini arttırdığı saptanmıştır. Hickman kateterine sahip olan hastalarda tanı anında serum LDH yüksekliği göze çarpmaktadır ve yine Hickman kateteri olan hastalarda port kateteri olan hastalara kıyasla daha sık kateter ilişkili enfeksiyon saptanmıştır ve kültür üremeleri sağlanmıştır. SVKİE'de önlenebilir faktörler göz önüne alınmalı el hijyenine ve gerekli anti septik önlemlere mutlaka çok dikkat edilmelidir Santral damar yolu çeşidi ile lökosit, CRP ve prokalsitoninin tanı anındaki ve enfeksiyon anındaki değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Her bir birim total bilirubin ve yaş artışının 1,265 kat genel sağ kalımda olmama riskini sırasıyla (1,265 ve 1,023 kat) arttırdığı görülmüştür. Kür sağlanan hastalarda genel sağkalım oranı 21,95 kat daha fazla idi. Sonuç olarak; AML hastalarında port kateterleri, Hickman kateterlerine kıyasla, enfeksiyöz komplikasyonlar açısından daha tercih edilebilir olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler : Akut miyeloid lösemi, Hickman kateteri, port kateteri, santral venöz kateter ilişkili enfeksiyon, hastalıksız sağkalım.
Purpose: In this study, patients diagnosed with AML who used central venous catheters (Hickman and port catheters) as vascular access throughout diagnosis and treatment; To examine demographic data, laboratory parameters, central venous catheter-related complication rates, complication types, management of these complications and treatment results, compare them with the data of similar patient groups diagnosed with AML, and investigate whether all these parameters contribute to overall survival and disease-free survival. Materials and Methods: The anamnesis, demographic data, biochemical laboratory results and electronic file records of 76 patients diagnosed with AML who were followed in our Suleyman Demirel University Faculty of Medicine Hematology outpatient clinic and used a central venous catheter between January 2017 and January 2023 were retrospectively examined. As a result of the treatments received, patients who were cured and those who were not were determined. The effects of all examined parameters on overall survival and disease-free survival were examined with statistical analysis. Result: Of the 76 patients included in the study, 41 were women (53.9%) and 35 were men (46.1%). The age of the patients ranged from 24 to 92 years, and the average age was 69.1 years.. 55 (72.4%) patients were using Hickman catheter and 21 (27.6%) were using port. The LDH value of patients monitored with a Hickman catheter was higher compared to patients monitored with a port (p = 0.033). There were 39 (51.3%) patients with catheter infection and 37 (48.7%) patients with culture growth, and 22 (59.5%) of these patients had a Hickman catheter (p=0.014). Similarly, culture growth rates were higher in patients diagnosed with AML who had a Hickman catheter (p=0.030). Additionally, a weak positive correlation was detected between culture growth and catheter infection with the Port catheter (r=0.249, p=0.03; r=0.281, p=0.014, respectively). Cure status had a statistically significant effect on overall survival (p<0.001), and patients who were not cured were 21.96 times more at risk compared to those who were cured. Conclusion: In our study, there was no effect of the central venous access regimen and gender to be chosen for patients diagnosed with AML, age, but each increase in temperature increased the risk of poor overall survival by 1,023 times. Elevated serum LDH is noticeable in patients with a Hickman catheter and catheter-related infections were detected more frequently in patients with Hickman catheters compared to patients with port catheters. Additionally, cultures were obtained in patients with Hickman catheters. In CVCRI, preventable factors should be taken into consideration and great attention should be paid to hand hygiene and necessary antiseptic measures. No statistically significant relationship was found between leukocyte, CRP and procalcitonin values at the time of diagnosis and at the time of infection and the type of Central vascular access. It has been observed that each unit of total bilirubin and age increase increases the risk of poor overall survival by 1.265 times (1.265 and 1.023 times), respectively. The overall survival rate was 21.95 times higher in patients who were cured. In conclusion; It has been determined that port catheters are more preferable in terms of infectious complications compared to Hickman catheters in AML patients. Keywords : Acute miyeloid leukemia, Hickman catheter, port catheter, central venous catheter-related infection, disease-free survival.