Dental implant uygulamaları son 50 yıl içerisinde deneysel bir tedavi olmaktan çıkıp, öngörülebilirliği yüksek, sıklıkla ve yüksek başarı oranlarıyla uygulanabilen bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Dişsiz maksillaya dental implant uygulamalarında ise vertikal ve horizontal kret yetersizlikleri, uygun olmayan kemik doku kalitesi ve artmış pnömatizasyona sahip maksiller sinüs gibi zorluklarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu zorlukların aşılması amacıyla maksiller sinüs yükseltme uygulamaları sıklıkla yapılmaktadır. Çalışmamıza Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Kliniğine Ocak 2012-Aralık 2019 arasında başvuran, posterior maksiller bölgede total veya parsiyel dişsiz sahalara sahip, tek veya çift taraflı maksiller sinüs augmentasyonu ihtiyacı duyulan 49 hasta (114 implant) dahil edilmiş, hastalar 4-73 ay arasında değişen sürelerde takip edilmiştir. Çalışmamızda yaygın bir şekilde uygulanan sinüs yükseltme prosedürlerinden olan greft kullanılarak açık sinüs yükseltme ve greft kullanılmaksızın uygulanan kapalı (transalveoler) sinüs yükseltme prosedürlerinin, implant sağ kalımı, periodontal parametreler ve demografik veriler üzerinden karşılaştırılması amaçlanmıştır. En yüksek marjinal kemik kaybı değerleri lateral sinüs yükseltme yöntemiyle sinüs augmentasyonu uygulanan sahalarda bulunan, fonksiyon altındaki implantlar üzerinde saptanmıştır. (Mezialde 0,83±0,79, distalde 0,85±0,84) Kapalı (Transalveoler) teknik ile uygulanan implantlarda ise marjinal kemik kaybı belirgin şekilde daha az olmuştur. (Mezialde 0,59±0,85 ve distalde 0,61±0,88) İki grup arasında kaydedilen bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Açık sinus lift prosedürü uygulanan hastalarda implant çevresindeki mevcut kemik miktarı ortalama 39 ay süren takip sırasında anlamlı derecede azalma gösterirken, kapalı sinüs yükseltme uygulanan hastalarda ise ortalama 51.41 ay süren takip sonrasında, mezial ve distal bölgedeki kemik miktarı hafifçe artmış olarak saptanmış, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (Mezial bölge için p<0,001, distal bölge için p<0,002) Anahtar Kelimeler : Dental Implantlar, Açık sinüs lift, Kapalı sinüs lift.
Implant dentistry had involved from 50 years ago as an experimental treatment with highly predictable option to replace missing teeth with implant supported prostheses. The placement of dental implants on the edentulous posterior maxilla could be difficult because of a horizontal or vertical alveolar ridge deficiency, unfavorable bone quality or increased pneumatization of the maxillary sinus. Increased implant failure rates in the posterior maxilla are related to insufficient residual bone height, width and poor bone quality. Such problems have been overcome by increasing the alveolar bone height through maxillary sinus augmentation. This experiment had been performed at the department of Oral and Maxillofacial Surgery, collage of dentistry, Süleyman Demirel University between January 2012 and December 2019. The whole patients number were 49 with 114 implants. The patients were either totally or partially edentulous in the upper posterior maxilla, required unilateral or bilateral maxillary sinus floor augmentation. The follow up period was done after loading of the prosthetic parts (4-73 months). In this study, the evaluation of implants success rate for lateral approach sinus floor augmentation and transalveolar sinus lifting procedures with simultaneous implantation was done by using radiograohic x-ray, periodontal parameters and demographic data. The mean of marginal bone loos was higher around functionally loaded implants placed in augmented sinuses (0,83±0,79 mesially and 0,85±0,84 distally) than around implants placed in pristine maxillary bone (0,59±0,85 mesially and 0,61±0,88 distally) this difference between the two groups was statistically significant. The amount of bone present around the implant of the patients who were underwent lateral sinus lift augmentation decreased significantly during the period of 39 months follow-up, whereas the patients with transalveolar sinus lift procedure were slightly increased in amount of bone in the mesial and distal aspect after a period of 51.41 months follow-up, these differences were highly significant at (P <0.001) and (P <0.002). Keywords : Dental Implants, Open sinus lift, Closed sinus lift.
Tez (Doktora) - Süleyman Demirel Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ağız Diş Çene Hastalıkları Anabilim Dalı, 2020.
Kaynakça var.
Dental implant uygulamaları son 50 yıl içerisinde deneysel bir tedavi olmaktan çıkıp, öngörülebilirliği yüksek, sıklıkla ve yüksek başarı oranlarıyla uygulanabilen bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Dişsiz maksillaya dental implant uygulamalarında ise vertikal ve horizontal kret yetersizlikleri, uygun olmayan kemik doku kalitesi ve artmış pnömatizasyona sahip maksiller sinüs gibi zorluklarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu zorlukların aşılması amacıyla maksiller sinüs yükseltme uygulamaları sıklıkla yapılmaktadır. Çalışmamıza Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Kliniğine Ocak 2012-Aralık 2019 arasında başvuran, posterior maksiller bölgede total veya parsiyel dişsiz sahalara sahip, tek veya çift taraflı maksiller sinüs augmentasyonu ihtiyacı duyulan 49 hasta (114 implant) dahil edilmiş, hastalar 4-73 ay arasında değişen sürelerde takip edilmiştir. Çalışmamızda yaygın bir şekilde uygulanan sinüs yükseltme prosedürlerinden olan greft kullanılarak açık sinüs yükseltme ve greft kullanılmaksızın uygulanan kapalı (transalveoler) sinüs yükseltme prosedürlerinin, implant sağ kalımı, periodontal parametreler ve demografik veriler üzerinden karşılaştırılması amaçlanmıştır. En yüksek marjinal kemik kaybı değerleri lateral sinüs yükseltme yöntemiyle sinüs augmentasyonu uygulanan sahalarda bulunan, fonksiyon altındaki implantlar üzerinde saptanmıştır. (Mezialde 0,83±0,79, distalde 0,85±0,84) Kapalı (Transalveoler) teknik ile uygulanan implantlarda ise marjinal kemik kaybı belirgin şekilde daha az olmuştur. (Mezialde 0,59±0,85 ve distalde 0,61±0,88) İki grup arasında kaydedilen bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Açık sinus lift prosedürü uygulanan hastalarda implant çevresindeki mevcut kemik miktarı ortalama 39 ay süren takip sırasında anlamlı derecede azalma gösterirken, kapalı sinüs yükseltme uygulanan hastalarda ise ortalama 51.41 ay süren takip sonrasında, mezial ve distal bölgedeki kemik miktarı hafifçe artmış olarak saptanmış, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (Mezial bölge için p<0,001, distal bölge için p<0,002) Anahtar Kelimeler : Dental Implantlar, Açık sinüs lift, Kapalı sinüs lift.
Implant dentistry had involved from 50 years ago as an experimental treatment with highly predictable option to replace missing teeth with implant supported prostheses. The placement of dental implants on the edentulous posterior maxilla could be difficult because of a horizontal or vertical alveolar ridge deficiency, unfavorable bone quality or increased pneumatization of the maxillary sinus. Increased implant failure rates in the posterior maxilla are related to insufficient residual bone height, width and poor bone quality. Such problems have been overcome by increasing the alveolar bone height through maxillary sinus augmentation. This experiment had been performed at the department of Oral and Maxillofacial Surgery, collage of dentistry, Süleyman Demirel University between January 2012 and December 2019. The whole patients number were 49 with 114 implants. The patients were either totally or partially edentulous in the upper posterior maxilla, required unilateral or bilateral maxillary sinus floor augmentation. The follow up period was done after loading of the prosthetic parts (4-73 months). In this study, the evaluation of implants success rate for lateral approach sinus floor augmentation and transalveolar sinus lifting procedures with simultaneous implantation was done by using radiograohic x-ray, periodontal parameters and demographic data. The mean of marginal bone loos was higher around functionally loaded implants placed in augmented sinuses (0,83±0,79 mesially and 0,85±0,84 distally) than around implants placed in pristine maxillary bone (0,59±0,85 mesially and 0,61±0,88 distally) this difference between the two groups was statistically significant. The amount of bone present around the implant of the patients who were underwent lateral sinus lift augmentation decreased significantly during the period of 39 months follow-up, whereas the patients with transalveolar sinus lift procedure were slightly increased in amount of bone in the mesial and distal aspect after a period of 51.41 months follow-up, these differences were highly significant at (P <0.001) and (P <0.002). Keywords : Dental Implants, Open sinus lift, Closed sinus lift.