İslamoğlu, Ekrem; ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ; Özsoy, Çağatay; ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ; Karamık, Kaan; ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ; Erol, İbrahim; ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ; Ateş, Mutlu; ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ; Savaş, Murat; ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
Description:
Amaç: Kliniğimizde böbrektümörü nedeniyle robot yardımlı parsiyelnefrektomi (RYPN) yapılan ilk 56 hastamızda cerrahi teknik ve onkolojiksonuçların değerlendirilmesi.Materyal ve metod: Mart2015 ile Şubat 2018 tarihleri arasında RYPN yapılan 56 hastanın prospektif olarak toplanan verileri geriyedönük olarak analiz edildi. Preoperatif kan parametrelerinde hemoglobin, serumüre/kreatinin ve karaciğer fonksiyon testleri bakıldı. Perioperatifparametrelerde; ameliyat ve iskemi süreleri ile kan transfüzyonları kaydedildi.Postoperatif olarak hemoglobin değerleri ve patolojik sonuçlar incelendi.Bulgular: Yaşlarıortalama 59 yıl (32-84) olan 44 erkek ve 12 kadın hastaya transperitonealyaklaşınla RYPN uygulandı. Ortalama tümör çapı 3.8 cm (1.5-8) olan 27 sağ, 29 solrenal ünite opere edildi. Ortalama operasyon süresi 151 dk (90-250), ortalama sıcak iskemi süresi 24.5dk (18-35), ortalama kan kaybı 63 ml(25-100) idi. Bir hastada (% 1.7) transfüzyon gerektiren perirenal hematomgözlendi. Hiçbir hastada açık cerrahiye dönülme ihtiyacı olmadı ve hiçbirhastada nefrektomi gerekmedi. Sekiz hastada pelvikaliksiyel sistem açıldığıiçin onarım yapıldı ancak hiçbirisine üreteral stent yerleştirme ihtiyacıduyulmadı. Böbrekteki kitlelerin % 78.5’i primer renal hücreli karsinom olarakraporlandı ve 4 hastada (% 9.0) cerrahi sınır pozitif olarak belirtildi.Hastaların ortalama takip süresi 13(4-36) aydı ve hiçbir hastada lokalrekürrens ya da uzak metastaz görülmedi. Hiçbir hastada insizyonel herni gibigeç dönem komplikasyon izlenmedi.Sonuç: RYPN, iyi seçilmiş evre1 böbrek tümörlerinde güvenle uygulanabilen bir cerrahi yöntemdir. Cerrahasağladığı sütür atma kolaylığı ve hareket serbestliği sayesinde sıcak iskemisüresini makul düzeylerde tutarak, öngörülenonkolojik ve fonksiyonel sonuçlara, düşük morbidite ile ulaşılmasını sağlar.