Cenger, Cüneyt; İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı; Tüzün, Birgül; İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı; Sözen, Şevki; Keskin, Erbuğ; Alkan, Nevzat
Description:
Girişve Amaç: Çocuğa yönelik cinsel istismar olgularınındeğerlendirilmesinde; aile ve çocuğun travmatize edilmeden bir defada çok yönlüdeğerlendirilmesi, adli olgu bildirimi yapılması, koruma, sağlık, eğitim vb.tedbirler alınarak müdahale edilmesi gerekmektedir. Ayırt edici tanı koymak busürecin en önemli kısmıdır. Çalışmada bu tür olgularda ayırt edici tanı koymaksürecinde adli tıbbi değerlendirmenin öneminin vurgulanması amaçlanmıştır. Olgu:Sekiz yaşında erkek çocuğudur. On yedi yaşındaki öz dayısının oğlu tarafındanson bir ay içerisinde birkaç kez anal yoldan cinsel istismara maruz kaldığıiddiası ile son olay tarihinden yaklaşık 10 gün sonra küçüğün poposunun üzerineoturmada güçlük çekmesi, sık tuvalete gitmesi, dışkılama değişikliğişikayetleri nedeniyle öz teyzesi tarafından bir üniversite hastanesinin ÇocukSağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Acil Birimi'ne gece nöbetindegetirilmiştir. Küçük başvuru öncesinde üç adet özel hastaneye götürülmüş ancakadli olgu özelliği nedeniyle üniversite hastanesine götürülmesi önerilmiştir.Olguyu ilk muayene eden klinisyen hekim gece Adli Tıp Anabilim Dalı ÖğretimÜyesi'ni aramış ve nasıl hareket etmesi gerektiği hususunda fikir almıştır.Yapılan yönlendirmede olgu ile ilgili hastane polisinin bilgilendirilmesi ve gözlemaltında tutularak taburcu edilmemesi talimatı verilmiştir. Ertesi gün KadınHastalıkları ve Doğum, Çocuk Cerrahisi, Çocuk Ruh Sağlığı Hastalıkları ile AdliTıp olmak üzere tıpta uzmanlık alanlarından hekimler bir araya gelerek olguyudeğerlendirmişlerdir. Küçüğün anal muayenesinde; dışarıdan çıplak gözle farkedilemeyen ve anal mukozanın iç kısmında mevcut dört adet derin laserasyonbelirlenmiş olup, çocukta tespit edilen olay sonrasında ortaya çıkan ruhsaltravma bulguları ile birlikte anal yoldan cinsel istismara maruz kaldığına dairkesin tıbbi delil niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Tartışmave Sonuç: Bu tür olgularda genital bölgede saptanan travmatiklezyonların derin bir bölgede yerleşim göstermesi sebebi ile lezyonlarınatlanması ve deneyimsiz bir ekip tarafından doğru olarak belirlenememesi vedeğerlendirilememesi riski bulunmaktadır. Ayrıca bu olguları ilk gören hekimgrubu; genellikle acil ünitelerde çalışan ve tedavi edici hekimlik üzerineodaklanan, bu konuda deneyim kazanmış dolayısıyla olgunun adli tıp boyutunudeğerlendirebilecek özel bir eğitim almamışsa ayırıcı tanı koymada güçlükyaşaması kaçınılmaz olacaktır. Olgunun doğru tanı almasındaki en önemli etkenise; acil ünitelerdeki adli olgu değerlendirme aşamasında deneyimli klinisyenhekimin; multidisipliner yaklaşımla adli tıbbi destek almasıdır. Bu sebepleüniversite gibi kompleks yapılanma arz eden birimlerde; çocukluk çağı cinselistismar olguları bütüncül ve multidisipliner olarak değerlendirilmeli vehizmet içi eğitimlerde adli olgu değerlendirmesine yönelik eğitim programlarınayer verilmelidir.