Amaç: Birçok klinikdeğişken üst gastrointestinal sistem (GİS) kanamasında yüksek morbidite vemortalite ile ilişkilendirilmiştir. Bu risk faktörlerine ek olarak, mevsimseldeğişikliklerin üst GİS kanamasını etkileyebileceği öne sürülmektedir. Buçalışma ile mevsimsel değişiklikler ile üst GİS kanamasının insidansı,Glasgow-Blactford risk skoru ve bazı klinik ve laboratuar değişkenlerarasındaki ilişki araştırılmıştır.Gereç ve Yöntem: Üst GİS kanamatanısıyla hastaneye yatırılan hastaların dosyaları tarandı. Yaş, cinsiyet,başvuru tarihi, başvurudaki laboratuar sonuçları, vital bulguları,Glasgow-Blacford skoru, yoğun bakım ihtiyacı, yatış süresi, eritrositsüspansiyonu ihtiyacı ve hasta sonlanımı kayıt edildi. Başka merkeze sevkedilen hastalar, yatışı süresinde üst GİS kanama tanısı dışlanan hastalar ve 18yaş altı hastalar çalışma dışı bırakıldı. Bir yıllık süre kış, ilkbahar, yaz vesonbahar olmak üzere 4 mevsime ayrıldı.Bulgular: Çalışmamıza163 erkek, 108 kadın olmak üzere toplam 271 hasta çalışmaya dahil edildi. Yoğunbakıma yatan hasta sayısı 205, servise alınan hasta sayısı 66 idi. 187 hastayaeritrosit süspansiyonu uygulandığı, 35 hastanın ise öldüğü tespit edildi. Kanüre azotu, Glasgow-Blacford skoru, kalp hızı yüksekliği ile düşük sistolik vediastolik kan basıncı değereleri yüksek mortalite ile ilişkili saptandı. ÜstGİS kanamalı hasta sayısının özellikle mayıs ayında olmak üzere ilkbaharda arttığı,sonbaharda azaldığı saptandı. Mevsimler arasında klinik ve laboratuar bulgularaçısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı.Sonuç: Üst GİS kanamalı hasta sayısının ilkbaharaylarında arttığı görülmektedir. Acil servis hekimleri bu aylarda üst GİSkanama açısından daha dikkatli olmalıdırlar. Ayrıca mevsimler arasında hiçbirklinik ve laboratuar bulgusu açısından anlamlı farklılık olmadığıgörülmektedir.
Objective: Multiplefactors are known to be associated with a high risk of morbidity and mortalityin Upper Gastrointestinal Bleeding (UGB). In addition to these risk factors, ithas been suggested that seasonal variations can influence UGB. In this study,it is investigated whether there is a relation between seasonal variation andthe incidence of UGB, Glasgow-Blatchford risk score and clinical and laboratoryparameters.Methods: Weretrospectively reviewed the records of the patients who were diagnosed andhospitalized with UGB. Age, gender, admission date, laboratory parameters, vitalsigns and Glasgow-Blatchford risk score at admission, intensive care unitadmission, length of stay, erythrocyte suspension transfusion requirement andoutcome were all documented. Patients who were referred to another hospitaldespite having diagnosed UGB, patients who were found to have been misdiagnosedwhile follow-up and patients under 18 years old were excluded. The 12 months ofthe year were divided into four seasons as winter, spring, summer and autumn.Results: We included 271patients, of whom 163 were males and 108 were females. While 205 patients werefollowed in intensive care unit, 66 were followed in the ward. Erythrocytesuspension transfusion had been applied to 187 patients and 35 patients haddied. High blood urea nitrogen, Glasgow-Blatchford risk score and heart rate, and low systolic and diastolic bloodpressure was found statistically associated with mortality. The numberof patients with UGB increases in spring with a raise especially in May andbottoms out in autumn. There was no statistically significant difference atclinical and laboratory findings between seasons.Conclusion: We observed that UGBincidence increases in spring and emergency physicians need to be more preparedin that season. However, none of the clinical or laboratory variables has beenfound statistically associated with seasonal factors.