İslâm tasavvufunda velâyet ve kerâmet anlayışı ilk dönemden itibaren farklı boyutlarda gelişmiştir. Allah’ı görüyormuş gibi davranmayı veliliğin şartı görenlerin yanı sıra, bazı olağanüstü güçlere sahip olmayı veliliğin ayrılmaz parçası kabul eden bakış açılarına da rastlanmaktadır. Bir kısım sûfiler dinin emir va yasakları çerçevesinde ahlâklı bir hayat sürmeyi Allah’ın bir ikramı olarak önemserken, bazı sûfiler olağanüstü olayları içeren kevnî kerâmetlere itibar etmişlerdir. İbnü’s-Serrâc, yaşadığı bölgedeki halk inançlarının da etkisiyle olağanüstülükleri öne çıkaran bir velâyet ve kerâmet anlayışına sahiptir
In the Islamic sufism, the concept of custody and miracle has been developed differently from its beginning. There are some different viewpoints regarding the guardingship; some consider it acting as if seeing God as a requirement, while others require having extraordinary powers as a must for it. Some sufis consider living ethically within the framework of God’s orders and forbiddens as honouring of God. However, some pay attention to the extraordinary miracles. Because of the influence of folk beliefs, Ibn al-Sarrâj has an understanding of bringing the extraordinary events forward regarding custody and miracles