Description:
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:14.15pt;margin-bottom:0cm;margin-left:1.0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify"><span style="font-size:11.0pt">Yirminci yüzyıl Türk şiirinin öne çıkan şairlerindenbiri olan Nâzım Hikmet, 1920’lerin ortalarından başlayarak çeşitli gazete vedergilerde sanatın çeşitli dalları ve edebiyat üzerine değerlendirme, eleştiriyazıları yayımlar. Bu değerlendirme ve eleştiri yazılarında daha çok kendikuşağından olanlarla genç yazar ve şairler üzerinde durur. Kendisine yakınbulduğu yeni yetişen yazar ve şairlere edebiyat dünyasında yer açma ve onlarıyönlendirme çabası içinde görünür. Genç yazar ve şairlerin yanında önceki kuşaklardankimi sanatkârlara karşı da eleştirel bir tavır sergiler. Onun Nâmık Kemal,Mehmet Âkif Ersoy, Ahmet Hâşim, Mehmet Emin Yurdakul, Yakup KadriKaraosmanoğlu, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Peyami Safa gibi adlar yanındaAbdülhak Hâmit Tarhan’a da yönelik eleştirileri bulunmaktadır. Dönemin öndegelen sanat, edebiyat dergilerinden <i>Resimli Ay</i>’da çıkan “PutlarıYıkıyoruz Apdülhak Hâmit No: 1” yazısı, Abdülhak Hâmit’e karşı fütüristlerinbaşkaldırısını hatırlatan sert bir eleştiri özelliği taşır. Yenilik yapabilmekiçin önceki kuşaklardan yazar ve şairlerin yıkılması gerektiğine inanan NâzımHikmet, edebiyat çevrelerinde “dâhi-i âzâm” şeklinde adlandırılan ve büyük birsaygınlığı bulunan Abdülhak Hâmit’in yerini sarsmak, hatta onu yıkmakdüşüncesiyle işe başlar. “Putları Yıkıyoruz Apdülhak Hâmit No: 1” başlıklıyazı, “Putları Yıkıyoruz” serisinin ilk yazısı olur. Abdülhak Hâmit’ten sonrakampanya çerçevesinde “Putları Yıkıyoruz, No.2 Mehmet Emin Beyefendi” başlığıaltında Mehmet Emin’i konu alır. Fakat söz konusu kampanyayı ortaya çıkantepkiler üzerine sürdüremez. Abdülhak Hâmit’i ağır şekilde eleştirir. Onun“dâhi-i âzâm” olmak şöyle dursun dâhi bile olmadığını söyler. Kendi ölçüleriylesanatta <i>dâhi</i> olmanın şartlarınıbelirleyerek Abdülhak Hâmit’i eleştiri süzgecinden geçirir. Bu eleştiri sonundaAbdülhak Hâmit’in <i>dâhi-i âzâm</i>sayılamayacağı sonucuna varır. Nâzım Hikmet’in bu yazısını takip eden yıllardaAbdülhak Hâmit’in daveti üzerine onunla görüşmesinden sonra, ona bakışında birdeğişme ve yumuşama görülür. Abdülhak Hâmit’i konu alan 1934 tarihli ikiyazısıyla yakın çevresinden bazı yazarların, özellikle <i>Resimli Ay</i>’ı çıkaran Sertellerin hatıralarında yer alan bilgiler,Nâzım Hikmet’in Abdülhak Hâmit’e karşı giriştiği yıkıcı eleştiriden dolayıyöntem hatasına düştüğünü ve pişmanlık duyduğunu göstermektedir. Bu yazıda,Nâzım Hikmet’in Abdülhak Hâmit’e yönelik eleştirel bakışı, eleştirel bakışındazamanla beliren tereddüt, yumuşama ve özeleştiriler ele alınmayaçalışılacaktır. <o:p></o:p></span></p><p></p><p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:14.15pt;margin-bottom:0cm;margin-left:1.0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify"><b><span style="font-size:11.0pt">Anahtarkelimeler: </span></b><span style="font-size:11.0pt">Nâzım Hikmet, “PutlarıYıkıyoruz”, Abdülhak Hâmit, <i>Resimli Ay</i>,eleştiri.<o:p></o:p></span></p>