DSpace Repository

KADIN AKADEMİSYENLER GÖZÜYLE ÇALIŞMA YAŞAMINDA KADIN OLMAK

Show simple item record

dc.creator Eryılmaz Ballı, Funda
dc.date 2021-12-01T00:00:00Z
dc.date.accessioned 2022-05-10T11:21:10Z
dc.date.available 2022-05-10T11:21:10Z
dc.identifier a3100870-eecb-4298-b500-b17a4885ad9b
dc.identifier https://avesis.sdu.edu.tr/publication/details/a3100870-eecb-4298-b500-b17a4885ad9b/oai
dc.identifier.uri http://acikerisim.sdu.edu.tr/xmlui/handle/123456789/96835
dc.description <p>Tarih boyunca “kadın”a yüklenen rollerin, görevlerin ve ödevlerin belirleyicisi</p><p>toplumsal ve kültürel mitler olmuştur. Kadın çoğunlukla ev ve aile hayatını</p><p>düzene koyma, aile bireyleri arasındaki ilişki ve dinamikleri kontrol etme,</p><p>dengeleme, ailenin temel yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmesi için gerekli</p><p>olan yemek-temizlik yapma gibi işlerden sorumlu tutulmuştur. Yaşam ve hareket</p><p>alanı olarak çizilen bu dar alanda kadına adeta yardımcı karakter rolü biçilmiştir.</p><p>Özellikle Fransız İhtilali ve ardından küreselleşme ile zaman içerisinde –</p><p>istisnalar bulunmakla birlikte – değişen kültürel yapı birçok toplumda “kadın”a</p><p>bakışı ve ondan beklenenleri değiştirmiştir. Ancak iş hayatında “kadın” hak ettiği</p><p>yeri ve değeri henüz tam anlamıyla elde edememiştir.</p><p>Çalışma hayatındaki varlığı erkeğe göre daha geç kabul görmeye başlanan</p><p>kadınlar için çok uygun olduğu “hem evine” “hem çocuklarına” yeterince vakit</p><p>ayırabileceği, nispeten iş hayatının “olası tehlikelerinden” korunabileceği</p><p>düşünülen ender mesleklerden biri de “öğretmenlik”tir. Kadına biçilen</p><p>toplumsal rolleri özetleyen ve destekleyen “bak kızım öğretmen olursan dersin</p><p>bitince evine gelirsin, evin işini yapacak, yemeğini yetiştirecek, çocuklarınla ve</p><p>eşinle ilgilenecek vaktin olur… Hem hafta sonu tatili var, yarıyıl tatili var, yazın</p><p>üç ay tatil var…” gibi söylemlerle bu mesleğe yönlendirilen kadınların sayısının</p><p>hiç de az olmadığı olasılıklar dâhilindedir. (Önemli bir düzeltme yaz tatili</p><p>herkesin sandığı gibi üç ay değil iki ay sürmektedir.) Her kadının “anne” olma</p><p>zorunluluğu varmışçasına, kadınlıkla annelik özdeşleştirildiğinden çocuğun</p><p>doğumundan itibaren çocuk yetiştirmeye ve çocuklara bir şeyler öğretmeye</p><p>yönelik sorumlulukların büyük çoğunluğunu sevgi ve şefkatle yerine getiren</p><p>kadının; çocuğun aileden sonra hayatı öğrendiği kurum olan okulda da bu</p><p>görevini aynı titizlikle ve beceriyle gerçekleştireceğine dair şüphe</p><p>duymadığından olsa gerek, diğer birçok meslek grubunda kadına mesafeli</p><p>yaklaşan toplum, öğretmenliği kadına pek bir yakıştırmaktadır. Öyle ki</p><p>Türkiye’de öğretmen kadınların iyi birer gelin adayı olacağını düşünen anneler,</p><p>içinde bulunduğumuz yirmi birinci yüzyılda dahi oğullarına “öğretmen eş”</p><p>75</p><p>kendilerine de “öğretmen gelin” bulmak adına okulların kapısını</p><p>aşındırmaktadır.</p><p>Peki, dışarıdan bakıldığında bir kadın için çok cazip ve uygun görülen</p><p>öğretmenlik mesleği, işin içine girildiğinde de aynı cazibeyi taşımakta mıdır?</p><p>Kadın öğretmenin iş hayatı, toplumsal yaşantıları ve aile hayatı yukarıda ifade</p><p>edildiği ve toplum tarafından tasarlandığı ideallikte midir? Kadın öğretmenlerin</p><p>isteği tüm meslek hayatlarını öğretmen olarak sürdürmek midir? Okul yöneticisi</p><p>olmak isteyen kadın öğretmenlerin önünde ne tür engeller bulunmaktadır?</p>
dc.language tur
dc.rights info:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.title KADIN AKADEMİSYENLER GÖZÜYLE ÇALIŞMA YAŞAMINDA KADIN OLMAK
dc.type info:eu-repo/semantics/bookPart


Files in this item

Files Size Format View

There are no files associated with this item.

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record

Search DSpace


Browse

My Account